MHP Kırıkkale Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Av. Halil Öztürk, Kırıkkale İl Ambulans Servisi'nde görev yapan bir ambulans sürücüsü sağlık personeline, görev sırasında yaşanan maddi hasarlı trafik kazasının ardından "değer kaybı" gerekçesiyle yaklaşık 200 bin TL tutarında rücu uygulanmasına tepki gösterdi. Öztürk, can kurtarmak için görev yapan sağlık çalışanlarının bu tür mali yüklerle karşı karşıya bırakılmasının hukuki ve vicdani açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Saniyelerle Yarışarak Görev Yapıyorlar"
Öztürk, yaptığı açıklamada, ambulans sürücüsünün köydeki acil bir vakaya ulaşmak için görev yaptığı sırada; yetersiz adres bilgisi, olumsuz hava şartları ve güzergâhtaki fiziki engeller nedeniyle tek taraflı maddi hasarlı bir trafik kazası geçirdiğini belirtti.
Kazanın ardından ambulansta oluşan hasarın kasko tarafından karşılanarak aracın onarıldığını hatırlatan Öztürk, buna rağmen "değer kaybı" adı altında yüksek tutarlı bir bedelin sağlık personelinden tahsil edilmek istenmesinin ciddi bir mağduriyet oluşturduğunu ifade etti.
"Ambulans Ticari Araç Değildir"
Kamuya ait ambulansların ticari araç gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, ambulansların temel görevinin değer kazanmak ya da kaybetmek değil, insan hayatını kurtarmak olduğunu söyledi.
Satışı söz konusu olmayan kamu araçları üzerinden "değer kaybı" hesabı yapılarak bunun can kurtarmaya çalışan personele yüklenmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını belirten Öztürk, uygulamanın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
"Kasıt Yoksa Bu Yük Personelin Omzuna Bırakılmamalı"
Kamu malının korunmasının önemli olduğunu ancak kamu hizmeti sırasında meydana gelen her olayın doğrudan personele ağır mali külfet olarak yansıtılmasının doğru olmadığını ifade eden Öztürk, kasıt, ağır kusur veya açık ihmal bulunmayan durumlarda sağlık çalışanlarının yüz binlerce liralık rücu tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının yalnızca ilgili personeli değil, tüm acil sağlık çalışanlarını olumsuz etkileyeceğini dile getirdi.
Öztürk, kötü hava koşullarında, köy yollarında ve zamanla yarışarak görev yapan ambulans personelinin bu tür uygulamalar nedeniyle görev yaparken tereddüt yaşayabileceğine dikkat çekti.
"Fedakâr Sağlık Çalışanları Desteklenmeli"
Sağlık çalışanlarının cezalandırılması gereken kişiler değil, milletin en zor anında hayat kurtarmak için fedakârca görev yapan kamu görevlileri olduğunu belirten Öztürk, gece gündüz demeden çalışan sağlık personelinin emeğinin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Can kurtarmak için büyük özveri gösteren personelin mağdur edilmemesi gerektiğini ifade eden Öztürk, bu tür uygulamalardan kaçınılmasının önemine vurgu yaptı.
"Konunun Takipçisi Olacağız"
Kırıkkale'de yaşanan olayın münferit bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini belirten Halil Öztürk, ambulanslarda oluştuğu iddia edilen "değer kaybı" gerekçesiyle sağlık çalışanlarına rücu edilmesi uygulamasının yeniden ele alınmasını istedi.
Sağlık çalışanlarını görevlerini yaparken tereddüde düşürecek ve çalışma barışını zedeleyecek uygulamalara son verilmesi gerektiğini ifade eden Öztürk, ilgili kurumların sağlık personelini koruyacak adil ve hakkaniyetli düzenlemeleri hayata geçirmesi gerektiğini söyledi.
Öztürk, Kırıkkale'de görev yapan sağlık çalışanlarının yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve benzer durumların tekrar yaşanmaması için konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.




