Anahtar Parti Kırıkkale İl Başkanı Korhan Özaydın, emekli maaşlarına yapılan zam oranlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özaydın, açıklanan artışların emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısını gidermekten uzak olduğunu belirterek, mevcut tablonun kabul edilebilir olmadığını ifade etti.
Korhan Özaydın, TÜİK’in 2025 yılı enflasyon verileriyle birlikte 2026 Ocak ayında uygulanacak emekli maaşı zam oranlarının netleştiğini hatırlattı. Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19, memur emeklilerine ise yüzde 18,60 oranında artış yapıldığını belirten Özaydın, en düşük emekli maaşının yaklaşık 18 bin 938 TL seviyesinde kaldığını söyledi. Bu rakamın, yine TÜİK verilerine göre belirlenen açlık sınırının ve asgari ücretin altında olduğunu vurguladı.
Kira, enerji, gıda, sağlık ve ilaç harcamalarının hızla arttığına dikkat çeken Özaydın, emekli maaş artışlarının enflasyonun birkaç puan üzerinde kalmasının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını dile getirdi.
EYT düzenlemesine de değinen Özaydın, daha önce olumsuz görüş bildiren yetkililerin seçim sürecinde EYT’ye onay vermesiyle yaklaşık 4 milyon kişinin erken emekli olduğunu hatırlattı. Sosyal güvenlik sisteminin bu sürece hazır olmaması nedeniyle hem mevcut emeklilerin hem de EYT kapsamında emekli olanların yaşanan tablodan memnun olmadığını ifade etti.
Kırıkkale özelinde durumun daha da zorlayıcı olduğunu belirten Özaydın, kentte ikamet eden yaklaşık 60 bin emeklinin yaşadığı gelir kaybının esnafı da olumsuz etkilediğini söyledi. Emekli nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde piyasa canlılığının korunması için emeklilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Anahtar Parti’nin yalnızca eleştiren değil, çözüm üreten bir anlayışa sahip olduğunu belirten Özaydın, en düşük emekli maaşının asgari ücretle makul bir seviyede eşitlenmesi, maaş artışlarının TÜİK verileri yerine gerçek hayat pahalılığına göre belirlenmesi ve emeklilerin yılda iki kez zam beklentisi içinde bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
Özaydın, emeklilerin ülkenin geçmişi olduğunu belirterek, geçmişine sahip çıkan bir devletin geleceğini güçlü kılacağını, emekliyi yoksulluğa mahkûm eden bir sistemin ise sürdürülebilir olmadığını söyledi.





