Kırıkkale’de halter sporunun gelişmesinde büyük emeği bulunan, yaklaşık yarım asırdır yüzlerce gencin hayatına dokunan milli takım eski antrenörü Cemal Boyacı, kalehaber.net Yazı İşleri Müdürü Kubilay Esendağ ile bir araya geldi. Halterle geçen yıllarını, yetiştirdiği sporcuları ve Kırıkkale’de sporun geçmişten bugüne değişimini anlatan Boyacı, “Sporcularımın her biri benim çocuğumdur” sözleriyle mesleğine olan bağlılığını dile getirdi.

1973 yılından bu yana halterin içerisinde bulunan Cemal Boyacı, antrenörlük hayatına ise 1976 yılında başladı. İlk yıllarında sporcu olarak da önemli dereceler elde eden Boyacı, daha sonra kendisini tamamen genç sporcular yetiştirmeye adadı.
Kırıkkale’de halter denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Boyacı, yıllar içerisinde çok sayıda Türkiye şampiyonu yetiştirirken, milli takımda da görev yaptı. 2000 yılında milli takım antrenörlüğü için sözleşme imzalayan Boyacı, yıllar boyunca Kırıkkale’den yetişen sporcuların Türkiye’nin farklı noktalarında önemli başarılar elde etmesinde pay sahibi oldu.

“Sayısını hatırlamıyorum”
Bugüne kadar kaç sporcu yetiştirdiğini artık hatırlamadığını söyleyen Boyacı, kendisi için madalya ve kupalardan önce iyi insan yetiştirmenin geldiğini anlattı.
Yetiştirdiği sporcuların bugün farklı mesleklerde hayatlarını sürdürdüğünü belirten Boyacı, öğrencileriyle bağının hiçbir zaman kopmadığını söyledi. Eski sporcularının bayramlarda ve özel günlerde kendisini ziyaret etmeye devam ettiğini anlatan deneyimli antrenör, yıllar önce salona çocuk olarak giren sporcuların bugün aile kurmuş olmalarının kendisi için ayrı bir mutluluk olduğunu ifade etti.
Boyacı’nın yıllar boyunca benimsediği anlayış ise oldukça net: “Sporcularımın her biri benim evladım.”

Merdiven altında başlayan halter yolculuğu
Cemal Boyacı’nın anlattıkları, Kırıkkale’de halter sporunun hangi şartlardan bugünlere geldiğini de ortaya koyuyor. Haltere başladıkları yıllarda çalışmalarını merdiven altlarında yaptıklarını söyleyen Boyacı, bugün gelinen noktada Kırıkkale’deki halter salonunun Türkiye’nin sayılı salonları arasında bulunduğunu ifade etti.

Geçmişte sporcuların kullanacağı malzemeleri dahi kendi imkânlarıyla temin ettiklerini anlatan Boyacı, bugün devletin sağladığı imkânlarla şartların çok daha iyi hale geldiğini söyledi.
Boyacı’nın üzerinde durduğu konulardan biri de kulüplerin desteği oldu. Başarılı sporcuların farklı kulüplere transfer edilmesinin Kırıkkale açısından önemli bir kayıp olduğunu belirten Boyacı, yerel kulüplerin başarılı sporculara sahip çıkmasının önemine dikkat çekti.

Milli takımı kendi isteğiyle bıraktı
Milli takımda görev yaptığı dönemde çok sayıda ülkeye gittiğini anlatan Boyacı, uzun süren kampların kendisini yorduğunu ve bu nedenle görevinden kendi isteğiyle ayrıldığını söyledi.
Milli takımdan ayrılmasına rağmen halterden hiçbir zaman kopmayan Boyacı, Kırıkkaleli gençlere hizmet etmeyi sürdürdü. Kendisini “gerçek sporcu, gerçek antrenör ve kulüp başkanı” olarak gençlere hizmet etmeye adadığını belirten Boyacı, bugün de spor salonundan uzak kalmıyor.

“Madalyasız sporcum yok”
Boyacı’nın yıllar içerisinde yetiştirdiği sporcular çok sayıda dereceye imza attı. Türkiye ikinciliklerinin yanı sıra dünya ikinciliği elde eden sporcularının da bulunduğunu belirten Boyacı, “Madalyasız sporcum yok” diyerek Kırıkkale halterinin yıllar boyunca elde ettiği başarıları özetledi.
Boyacı, sporcularının yalnızca sportif başarılarıyla değil eğitim hayatlarıyla da yakından ilgilendi. Yetiştirdiği sporcular arasında spor akademisini kazananların bulunduğunu belirten Boyacı, kendisini yalnızca antrenör olarak değil, sporcularının hayatına yön veren bir eğitimci olarak gördüğünü anlattı.

Her yarışmayı hâlâ hatırlıyor
Aradan geçen onlarca yıla rağmen sporcularının katıldığı yarışmaları unutmadığını söyleyen Boyacı, hangi sporcunun nerede yarıştığını ve hangi dereceyi aldığını hâlâ hatırladığını ifade etti.
Boyacı’nın hafızasında kalan yarışmalardan biri Almanya’da gerçekleşti. Sporcusunun kürsüye çıkmasının ardından İstiklal Marşı’nın çalındığı anı unutamadığını anlatan Boyacı, o an yaşadığı gururun kendisi için çok özel olduğunu söyledi.
Sporcularını yarışmaya gönderirken birçok kez duygulandığını da anlatan Boyacı, gençlerin bugün para için hesap yaptığını gördüğünde üzüldüğünü dile getirdi.

“Halter vefasız bir spor ama vefalı bir sevgilidir”
Halter sporunda başarılı olmanın kısa sürede mümkün olmadığını vurgulayan Boyacı’ya göre bir sporcunun yetişmesi için yaklaşık 4 yıllık ciddi bir çalışma gerekiyor.
Bu nedenle halteri bırakan bir sporcunun yeniden aynı seviyeye dönmesinin kolay olmadığını anlatan Boyacı, yılların tecrübesini şu sözlerle özetledi:
“Halter vefasız bir spordur ve vefasız bir sevgilidir. İki gün görmeyince birbirinizi unutursunuz.”
Boyacı, halterde başarının temelinin ise disiplin olduğunu söyledi. Bir sporcunun yeteneği kadar düzenli çalışmasının da önemli olduğuna dikkat çeken Boyacı, elde edilen başarıların arkasında yıllar süren emek bulunduğunu vurguladı.

Kırıkkale’de başka branşları da denedi
Çocukluk ve gençlik yıllarında yalnızca halterle ilgilenmeyen Cemal Boyacı, farklı spor dallarında da kendisini denedi. Çorum’da evlerinin kapalı spor salonuna yaklaşık 50 metre mesafede olduğunu anlatan Boyacı, spora ilk olarak boksla başladığını, ardından farklı branşlarda spor yaptığını söyledi.
Daha sonra haltere yönelen Boyacı’nın spor hayatı, yıllar içerisinde antrenörlüğe ve yüzlerce gencin yetişmesine uzandı.

Türk halterinin değişimine yakından tanıklık etti
Yaklaşık yarım asırlık spor hayatıyla Türk halterinin farklı dönemlerine yakından tanıklık eden Boyacı, geçmişte Sovyetler Birliği ve Bulgaristan gibi ülkelerin halterde önemli bir ağırlığa sahip olduğunu, ilerleyen yıllarda Türkiye, Yunanistan ve Çin’in de uluslararası arenada öne çıktığını anlattı.
Kırıkkale’de ise çok daha kısıtlı imkânlarla başlayan halter serüveni yıllar içerisinde büyük bir değişim geçirdi. Boyacı, geçmişte merdiven altında çalışılan günlerden modern salonlara ulaşılmasının önemli olduğunu ancak sporcu yetiştirmenin yalnızca tesisle mümkün olmadığını, antrenör-sporcu ilişkisinin ve disiplinin başarıdaki yerinin değişmediğini ifade etti.

37 yılı geride bıraktığında bile aynı heyecanı taşıyordu
Cemal Boyacı’nın halter yolculuğu daha önce “37 yıldır bitmek, tükenmek bilmeyen aşk ve heyecan” sözleriyle de anlatılmıştı. Aradan geçen yıllar bu süreyi yarım asra yaklaştırırken Boyacı’nın haltere olan bağlılığı değişmedi.
Yıllarca Kırıkkale’den Türkiye şampiyonları çıkaran, milli takımda görev yapan, onlarca kupa ve sayısız dereceye uzanan bir spor hayatının ardından Boyacı için en büyük kazanım ise kupalardan çok yetiştirdiği gençler oldu.
Kırıkkale halterinin bugünlere gelişinde önemli pay sahibi olan Cemal Boyacı, yıllar önce başladığı yolculuğunu aynı anlayışla sürdürüyor: Sporcu yetiştirmekten önce insan yetiştirmek.




