KESK Kırıkkale Şubeler Platformu, artan hayat pahalılığı ve düşen alım gücüne dikkat çekmek amacıyla 14 Ocak 2026 tarihinde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. “Geçinemiyoruz, insanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz” çağrısıyla yapılan basın açıklamasında, kamu emekçilerinin ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar kamuoyuyla paylaşıldı.

Açıklamada, yıllardır dile getirilen geçim sıkıntısının görmezden gelindiği belirtilerek, enflasyonun TÜİK verilerine göre dahi yüksek seviyelerde olduğu, buna rağmen maaş artışlarının gerçek hayat pahalılığını karşılamadığı ifade edildi. Maaşların Merkez Bankası’nın tutmayan enflasyon tahminleri ve TÜİK verileri üzerinden belirlendiği, yapılan artışların ise gerçek enflasyonun çok gerisinde kaldığı vurgulandı.

KESK Kırıkkale Şubeler Platformu tarafından yapılan açıklamada, yalnızca çalışanların değil emeklilerin de ciddi bir geçim mücadelesi verdiği, emeklilerin kira, fatura ve sağlık giderlerini karşılamakta zorlandığı belirtildi. Bu durumun kabul edilemez olduğu ifade edilerek, mevcut ekonomik tablonun sorumluluğunun yalnızca siyasi iktidara değil, sürece sessiz kalan sendikal yapılara da ait olduğu kaydedildi.

Basın açıklamasında talepler de açık şekilde sıralandı. Buna göre; Ocak ayından itibaren maaşlara ek yüzde 20 artış yapılması, ilave seyyanen ödemenin taban maaşlara yansıtılması, tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi, ilave ödemelerin emekli aylıklarına eklenmesi ve mülakat uygulamasının kaldırılması istendi. Ayrıca grevli toplu sözleşme hakkının önündeki engellerin kaldırılması ve gerçek bir toplu pazarlık masasının kurulması talep edildi.
KESK, en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması, kira, kreş ve yol desteği sağlanması gerektiğini vurgularken, toplumun geniş kesimlerinin yoksulluk ve güvencesizlikten bunaldığına dikkat çekti. Açıklamada, insanca yaşam koşulları için örgütlü mücadelenin önemine vurgu yapılarak tüm kamu emekçileri dayanışmaya çağrıldı.
Basın açıklaması, “Bugün susarsak yarın geç kalırız” ve “Kurtuluş yok tek başına” sloganlarıyla sona erdi.





