Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Halitli Köyü, yüzyılları aşan geçmişiyle bölgenin köklü yerleşimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Tarihi kayıtlara göre köy, 16. yüzyılın başlarında Osmanlı belgelerinde “Halidli” ismiyle geçiyor. Bu bilgiler, Halitli’nin Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kırşehir Sancağı’na bağlı Çiçekdağı Nahiyesi’nde kayıt altına alındığını gösteriyor.
Zorunlu Göçler ve Yeniden Yerleşim
Halitli, tarih boyunca çeşitli siyasi ve toplumsal nedenlerle yerleşim açısından dalgalı bir seyir izledi. 17. yüzyılın sonlarına doğru, Osmanlı’nın iskân politikaları çerçevesinde köy tekrar canlandırıldı. Bu süreçte Konar-Göçer Türkmen gruplarından Haremeyn Aşireti’ne bağlı Bayad Taifesi’nin Karakoyunlu Cemaati mensupları köye yerleştirildi. Aynı aşiret mensuplarının Tekke, Çatallı, Tavaözü, Barakobası ve Tatlıcak gibi çevre köylere de dağıldığı biliniyor.
19. Yüzyılda Nüfus Artışı
1840 yılına ait Osmanlı kayıtlarında Halitli’de 14 hane ve 35 erkek nüfus tespit edilmişken, 1904 yılına gelindiğinde bu rakam 86 haneye kadar yükseldi. Bu artış, köy dışından özellikle Çayan Köyü gibi çevre yerlerden gelen göçlerle bağlantılı.
Soy Aileler ve Kültürel Kimlik
Bugün Halitli’de yaşayan pek çok aile, Türkmen kökenli soy yapılarını hâlâ yaşatıyor. Fakıosmanoğulları, Yakupoğulları (Denek), Bayadoğulları, Karasolaklar, Mikdatoğulları, Vayıtlar, Mustular, Musalar ve Kasımoğulları gibi aileler, köyün kültürel dokusunun temel taşlarını oluşturuyor. Bu soy yapısı, köyün hem tarihî hafızasını hem de sosyal birliğini ayakta tutuyor.
Tarihî ve Kültürel Bir Miras
Bugün Halitli, sadece coğrafi bir yerleşim değil; aynı zamanda Osmanlı’dan günümüze taşınan tarihî, kültürel ve sosyal bir mirasın taşıyıcısı olarak Kırıkkale’nin belleğinde önemli bir yer tutuyor. Köy, geçmişten bugüne uzanan bu derin hikâyesiyle hemşehrilik bağlarını güçlendiren özel bir kimlik sunuyor.