Henüz 17 yaşında olmasına rağmen edebiyat alanında önemli çalışmalara imza atan Kırıkkaleli Kahap Mert Demirbaş, kaleme aldığı şiirler ve yürüttüğü yayıncılık faaliyetleriyle dikkat çekiyor. "Hüdavendi" mahlasıyla eserlerini yazan genç şair, ilk kitabını yayımlarken, şiirleri ulusal yayın organlarında da okuyucuyla buluşuyor.

21 Haziran 2008 tarihinde Kırıkkale'de dünyaya gelen Kahap Mert Demirbaş, ortaöğrenimini Kırıkkale İmam Hatip Lisesi'nde tamamladı. Eğitim hayatını Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde sürdüren Demirbaş, edebiyat yolculuğuna henüz 16 yaşındayken çıkardığı "KIZILELMA" dergisiyle başladı.

Şiir ve yazılarını ilk kez bu dergide yayımlayan genç isim, katıldığı bir şiir yarışmasında elde ettiği birinciliğin ardından şiire daha profesyonel olarak yöneldi. Hece ve divan ölçülerini kullanarak kaleme aldığı eserlerini "Hüdavendi" mahlasıyla yayımlamayı sürdüren Demirbaş'ın şiirleri, Türkiye Gazetesi ve Antoloji gibi yayınlarda da yer aldı.

Kırıkkale'de Erişilebilirlik Çalışmaları Masaya Yatırıldı
Kırıkkale'de Erişilebilirlik Çalışmaları Masaya Yatırıldı
İçeriği Görüntüle

80 Şiirlik İlk Kitabı

Henüz 17 yaşındayken yaklaşık 80 şiirden oluşan "ÇARE" adlı ilk kitabını yayımlayan Kahap Mert Demirbaş, kitabında kendi bestelediği türkü ve ilahilerin sözlerine de yer verdi. Genç şair, yeni projeleri üzerinde çalışmalarını sürdürürken, Bursa merkezli yayımlanan DURUŞ Dergisi'nde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapıyor.

Peygamber Efendimize Yazdığı Şiir Dikkat Çekti

Demirbaş'ın son olarak Hz. Muhammed'e (S.A.V.) ithafen kaleme aldığı, 12'li hece ölçüsüyle yazılan ve 571 harften oluşan şiiri de dikkat çekti. Klasik Türk şiirinden izler taşıyan eserinde dini ve manevi temaları işleyen genç şair, şiir üretimine ve yeni projelerine aralıksız devam ettiğini belirtti.

İşte Kahap Mert Demirbaş'ın "Hüdavendi" mahlasıyla kaleme aldığı şiir:

Zât-ı nas-ı kebir, şahs-ı İslâm-ı Âl,
Cennette yanına köle olarak Al,

Bi çareler şad oldu doğduğun gece,
Ol feda her şeyim, iste canımı al.

Doğmadan öksüz kaldın doğup da sütsüz,
Ey aciz nas, sabr-ı nebiden ibret al.

Ehl-i küfür bildi gördüğünde seni,
Dedi "Ahmet geldi", bitti küffar-ı Al.

O gece Hüda kelamını işittin,
İhya oldu alâuddin Rasûlü Al.

Kafirin çektin zulmünü ümmet için,
On sekiz bin âlem serdarı, gül-i al.

Verdin onca harbi Din-i İslam için,
Saltanat sahibi efendim Han-ı Al.

O matem dolu Hutbe-i şerifinde,
Veda ettin içimiz oldu kan-ı Al.

Turab ağladı, derya yandı vedanda,
Bırakma yalnız ey nebi! Beni de Al.

Mahşere kaldı vuslatımız ya Habib.
Nübüvveti kebir senin kaftan-ı Al.

Teksin cananım, yek sebeb-i imanım.

Hüdavendi
Kahap Mert Demirbaş

Kaynak: Haber Merkezi