<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kalehaber - Kırıkkale Haber - Kırıkkale Son Dakika Haber</title>
    <link>https://www.kalehaber.net</link>
    <description>Kalehaber, Kırıkkale son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel Kırıkkale haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kalehaber.net/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 12 Sep 2026 07:43:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Riskli Takip Sistemi 81 ilde devrede]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/riskli-takip-sistemi-81-ilde-devrede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/riskli-takip-sistemi-81-ilde-devrede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebelerin ve lohusaların takip süreçlerinin daha etkin ve güvenli yürütülmesi amacıyla Riskli Takip Sistemi’nin (RİTAS) 81 ilde devreye alındığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, gebelerin ve lohusaların takip süreçlerinin daha etkin ve güvenli yürütülmesi amacıyla Riskli Takip Sistemi’nin (RİTAS) 81 ilde devreye alındığını açıkladı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, gebelik ve lohusalık döneminde anne ile bebeğin sağlık süreçlerinin daha yakından takip edilmesi amacıyla Riskli Takip Sistemi’ni (RİTAS) 81 ilde uygulamaya aldı. Sistem kapsamında koordinatör ebeler, anne ve anne adaylarına belirlenen telefon hattı üzerinden ulaşarak takip sürecini yürütecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Koordinatör ebeler takip edecek</strong></h2>

<p>RİTAS kapsamında gebeler ve lohusaların sağlık süreçlerinin daha etkin ve güvenli şekilde izlenmesi hedefleniyor. Koordinatör ebeler, anne ve bebeğin sağlık durumunu takip etmek amacıyla <strong>0312 577 78 78</strong> numaralı hat üzerinden anne adaylarını arayacak.</p>

<h2><strong>Memişoğlu: Annelerimizin daima yanındayız</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada anne ve anne adaylarına çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kıymetli anne ve anne adayları, bu numarayı bir yere not edin: 0312 577 78 78. Gebelerimizin ve lohusalarımızın takip süreçlerini daha etkin ve güvenli yürütmek amacıyla Riskli Takip Sistemi’ni (RİTAS) 81 ilimizde devreye aldık. Artık koordinatör ebelerimiz, anne ve bebeklerimizin sağlık süreçlerini yakından takip etmek için sizleri 0312 577 78 78 numaralı hattımız üzerinden arayacak.”</p>

<p>Memişoğlu, açıklamasının devamında, “Sağlıklı nesiller için gebelikten lohusalığa uzanan bu özel yolculukta annelerimizin daima yanındayız” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/riskli-takip-sistemi-81-ilde-devrede</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/09/riskli-takip-sistemi-81-ilde-devrede-106aa2a824a018e.webp" type="image/jpeg" length="20867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser Taramalarında Kırıkkale Birincisi Oldu]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/kanser-taramalarinda-kirikkale-birincisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/kanser-taramalarinda-kirikkale-birincisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale genelinde gerçekleştirilen kanser taramalarında en yüksek sayıya ulaşan Dr. Tahir Altuntop, başarılı ve özverili çalışmalarından dolayı teşekkür belgesiyle onurlandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırıkkale genelinde gerçekleştirilen kanser taramalarında en yüksek sayıya ulaşan Dr. Tahir Altuntop, başarılı ve özverili çalışmalarından dolayı teşekkür belgesiyle onurlandırıldı.</p>

<p>Delice’de görev yapan Dr. Tahir Altuntop, kanserle mücadele kapsamında yürütülen tarama çalışmalarındaki başarısıyla dikkat çekti. İl genelinde gerçekleştirilen kanser taramalarında en yüksek sayıya ulaşan Altuntop’a, Kırıkkale İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Osman Polat tarafından Teşekkür Belgesi takdim edildi.</p>

<p><img height="860" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/09/800469607-1401161785442331-939092088827301758-n.jpg" width="1080" /></p>

<p>Kanserle mücadelede erken teşhisin yanı sıra toplumun bilinçlendirilmesi ve tarama programlarının etkin şekilde yürütülmesinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p><img class="" height="869" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/09/799770477-1401161742109002-5540965621148126045-n.jpg" width="1080" /></p>

<p>Dr. Tahir Altuntop’un elde ettiği başarının Delice’deki sağlık kuruluşları ve ilçe adına gurur kaynağı olduğu belirtilirken, yürütülen çalışmaların kanser taramalarına katılımın artırılmasına da önemli katkı sunduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırıkkale, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/kanser-taramalarinda-kirikkale-birincisi-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/09/9bcd9022-082f-484d-b80e-6b4c804a26d8.png" type="image/jpeg" length="23168"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alkol Sadece Karaciğeri Değil, Birçok Organı Tehdit Ediyor]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/alkol-sadece-karacigeri-degil-bircok-organi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/alkol-sadece-karacigeri-degil-bircok-organi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alkolün karaciğer kanseriyle ilişkisi uzun zamandır bilinse de yeni bir araştırma alkole bağlı kanser ölümlerinin çok daha geniş bir yelpazeye yayıldığını ve genç yaş gruplarını da giderek daha fazla etkilediğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Alkolün karaciğer kanseriyle ilişkisi uzun zamandır bilinse de yeni bir araştırma alkole bağlı kanser ölümlerinin çok daha geniş bir yelpazeye yayıldığını ve genç yaş gruplarını da giderek daha fazla etkilediğini ortaya koydu.</p>

<p>Prof. Dr. Uğur Coşkun, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) tarafından alkolün, tütün dumanı ve asbest ile aynı kategoride ‘Grup 1 kanserojen’ olarak sınıflandırıldığını hatırlattı. Bilimsel kanıtlar, alkol tüketimini meme, karaciğer, yemek borusu, kolorektal ve çeşitli baş-boyun bölgesi kanserleriyle ilişkilendiriyor.</p>

<p>Miami Üniversitesi Sylvester Kapsamlı Kanser Merkezi'nde yürütülen ve The Lancet Regional Health - Americas dergisinde yayımlanan çalışma, ABD'de 1990'da 11 bin 361 olan yıllık alkole bağlı kanser ölümü sayısının 2023'te 23 bin 126'ya yükseldiğini gösterdi.</p>

<p><strong>Genç erişkinlerde de artan risk</strong></p>

<p>Çalışmanın sorumlu yazarı Dr. Chinmay Jani, en şaşırtıcı bulgunun alkolün etkisinin genişliği olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Uğur Coşkun da karaciğer kanseriyle ilişkisi iyi bilinse de alkolün kolorektal, yemek borusu, meme ve pankreas kanserlerine katkısının halk tarafından yeterince bilinmediğini vurguluyor.</p>

<p>Araştırmaya göre yaşlı erkeklerde alkole bağlı ölümlerin başında karaciğer kanseri gelirken, kadınlarda meme kanseri en önemli neden olarak öne çıkıyor. Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise 20-54 yaş arası genç erişkinlerle ilgili. Bu yaş grubundaki erkeklerde alkole bağlı kanser ölümlerinin başında kolorektal kanser yer alırken, kadınlarda meme kanserinin ardından ikinci sırada yine kolorektal kanser geliyor. Prof. Dr. Uğur Coşkun, genç yaş grubunda kolorektal kanserin her iki cinsiyette de karaciğer kanserini geride bıraktığına dikkat çekti.</p>

<p>Çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Gilberto Lopes, bu bulguların alkole bağlı kanser riskinin tek bir hastalık veya tek bir gruba özgü olmadığını net biçimde ortaya koyduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Uğur Coşkun da alkolün değiştirilebilir bir risk faktörü olduğunu, küçük ve bilinçli değişikliklerin bile kanser riskini azaltmada rol oynayabileceğini ekliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Uğur Coşkun, artan bilimsel kanıtlara rağmen toplumda alkol-kanser ilişkisine dair farkındalığın, sigara gibi diğer risk faktörlerine kıyasla halen düşük düzeyde kaldığına dikkat çekti. Güvenli bir alt sınır doz henüz net olarak bilinmese de tüketimi mümkün olan en düşük düzeye çekmenin kanser riski ve genel sağlık açısından olumlu etkileri olabileceğini vurguladı.</p>

<p>Sonuç olarak Prof. Dr. Uğur Coşkun, bu çalışmanın alkol tüketiminin yalnızca karaciğer değil, kolorektal, meme, yemek borusu ve pankreas kanseri için de önemli ve değiştirilebilir bir risk faktörü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/alkol-sadece-karacigeri-degil-bircok-organi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/09/alkol-vucuda-neler-yapiyor-01.webp" type="image/jpeg" length="47787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından Uyarı: "Tansiyonunuz Normal Olsa Bile Fazla Tuzu Hafife Almayın"]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/uzmanindan-uyari-tansiyonunuz-normal-olsa-bile-fazla-tuzu-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/uzmanindan-uyari-tansiyonunuz-normal-olsa-bile-fazla-tuzu-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fazla tuz tüketiminin yalnızca hipertansiyonla ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Medicana International Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, "Tansiyonunuz normal olsa bile uzun yıllar yüksek miktarda tuz tüketmek kalp-damar sistemi açısından göz ardı edilmemesi gereken bir risk oluşturabilir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="999" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w771104-01.jpg" width="562" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Fazla tuz tüketiminin yalnızca hipertansiyonla ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Medicana International Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, "Tansiyonunuz normal olsa bile uzun yıllar yüksek miktarda tuz tüketmek kalp-damar sistemi açısından göz ardı edilmemesi gereken bir risk oluşturabilir" dedi.</p>

<p>Günlük beslenme alışkanlıklarımızın önemli bir parçası olan tuz, vücudun sağlıklı işleyişi için gerekli olsa da fazla tüketildiğinde başta kalp-damar ve böbrek sağlığı olmak üzere kemik ve mide sağlığı üzerinde de olumsuz etkilere yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yetişkinlerin günlük tuz tüketimini 5 gramın altında tutmasını öneriyor.</p>

<p>Medicana International Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, tuz tüketiminin yalnızca hipertansiyon açısından değerlendirilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, "Tuz, sinir iletimi, kas kasılması ve vücuttaki sıvı dengesinin korunması gibi yaşamsal işlevlerde rol oynayan sodyumu içerir. Ancak burada belirleyici olan sodyumun varlığı değil, miktarıdır. Fazla sodyum tüketimi uzun vadede farklı organ ve sistemler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Günde 1 çay kaşığından az tuz</p>

<p>Günlük tuz tüketim miktarı olan 5 gramın yaklaşık bir silme çay kaşığına karşılık geldiğini ifade eden Diyetisyen Sena Nur Doğan, bunun gün içerisinde tüketilen tüm besinlerden alınan toplam tuzu kapsadığını vurguladı. Türkiye'de tuz tüketiminin önerilen seviyelerin üzerinde olduğunun altını çizen Diyetisyen Sena Nur Doğan, "Fazla tuz tüketiminin önemli bir bölümü sofrada eklenen tuzdan değil; ekmek, peynir, zeytin, şarküteri ürünleri, hazır çorbalar, konserveler, turşular, hazır soslar, cips, kraker ve fast food gibi işlenmiş gıdalardan kaynaklanabiliyor. Bu yüzden ürünlerin etiketlerini okumak ve bu ürünlerin tüketimini sınırlandırmak çok önemlidir" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Tuz tüketimi sadece tansiyon meselesi değil</p>

<p>Yüksek tuz tüketiminin yalnızca tansiyon üzerinde etkili olmadığını belirten Doğan, uzun süreli ve yüksek miktarda sodyum alımının damar sağlığını da olumsuz etkileyebileceğini belirterek, "Tansiyonunuz normal olsa bile uzun yıllar yüksek miktarda tuz tüketmek kalp-damar sistemi açısından göz ardı edilmemesi gereken bir risk oluşturabilir. Bu nedenle tuz tüketimini yalnızca hipertansiyonu olan bireylerin dikkat etmesi gereken bir konu olarak görmemek gerekir. Uzun süre yüksek miktarda tuz tüketimi idrarla kalsiyum atılımını artırabilir. Özellikle kalsiyum alımı yetersiz olan, D vitamini eksikliği bulunan veya menopoz sonrası dönemdeki bireylerde bu durum kemik sağlığı açısından dikkate alınmalıdır. Elbette osteoporozun tek nedeni tuz değildir; hormonal değişiklikler, genetik faktörler, fiziksel aktivite ve beslenme gibi pek çok unsur birlikte değerlendirilmelidir. Tuz tüketimini azaltmak, mide sağlığını korumaya yönelik genel yaşam tarzı düzenlemelerinin de bir parçası olmalıdır" açıklamasında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Sabahları oluşan şişliklerin nedeni tuz olabilir</p>

<p>Özellikle sabah saatlerinde ellerde, yüzde veya ayaklarda görülen şişliklerin her zaman fazla su tüketimine bağlı olmadığını aktaran Doğan, yüksek sodyum alımının vücutta su tutulmasına neden olabileceğini söyledi. Doğan "Sodyumun fazla alınması dokularda su tutulmasına yol açarak ödem ve şişlik hissini artırabilir. Ancak özellikle tekrarlayan veya belirgin ödem şikâyeti bulunan kişilerin bunu yalnızca tuz tüketimine bağlamaması ve altta yatan neden açısından hekim değerlendirmesi alması önemlidir" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>"Tuzluğu kaldırmak tek başına yeterli değil"</p>

<p>Günlük tuz tüketimini azaltmak isteyen kişilerin yalnızca sofrada yemeğe tuz eklemeyi bırakmasının yeterli olmayacağını belirten Diyetisyen Sena Nur Doğan, gıda etiketlerinin okunmasının önemine dikkati çekerek şunları kaydetti:</p>

<p>"Tuz tüketimini azaltmanın en etkili yollarından biri işlenmiş ve paketli gıdaları sınırlandırmak, ürünlerin etiketlerini okumak ve daha fazla taze, doğal besin tercih etmektir. Tuz yerine kekik, biberiye, fesleğen, kimyon, sumak, sarımsak, limon suyu ve sirke gibi doğal aromalardan yararlanılabilir. Tuzu azaltırken başlangıçta yemekler daha tatsız gelebilir. Ancak damak tadı zamanla daha düşük tuz düzeyine uyum sağlayabilir. Bu nedenle tuz miktarını kademeli olarak azaltmak ve yemekleri farklı baharatlarla lezzetlendirmek sürdürülebilir bir yöntemdir."</p>

<p></p>

<p>"Sağlıklı beslenme, sodyumu da yönetebilmeyi gerektiriyor"</p>

<p>Sağlıklı beslenmenin yalnızca kalori hesabından ibaret olmadığını vurgulayan Diyetisyen Sena Nur Doğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Sağlıklı beslenme; yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra tuz ve sodyum alımını doğru yönetmeyi gerektiriyor. Tuzluğu sofradan kaldırmak önemli bir başlangıç ancak asıl farkı işlenmiş gıdaları azaltmak, etiket okumayı alışkanlık haline getirmek ve doğal besinleri daha sık tercih etmek oluşturuyor. Sağlığımızı korumaya yönelik büyük değişiklikler, günlük hayatımızdaki küçük tercihlerle başlıyor."</p>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/uzmanindan-uyari-tansiyonunuz-normal-olsa-bile-fazla-tuzu-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/tuzun-faydalari.webp" type="image/jpeg" length="52287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YİH'te Bugün Hangi Doktorlar Görevli? (18 Ağustos)]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/yihte-bugun-hangi-doktorlar-gorevli-18-agustos</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/yihte-bugun-hangi-doktorlar-gorevli-18-agustos" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi tarafından yapılan açıklamaya göre, 18 Ağustos 2026 Salı polikliniklerde görevli doktorların isimleri haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><img class="" height="1448" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/777418596-1552148586397494-5863031899280214328-n.jpg" width="2048" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yüksek İhtisas Hastanesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/yihte-bugun-hangi-doktorlar-gorevli-18-agustos</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2024/04/yihhastane.webp" type="image/jpeg" length="89100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağışıklık Sistemi Kendine Saldırıyor, Sessiz İç Savaşa Dikkat]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/bagisiklik-sistemi-kendine-saldiriyor-sessiz-ic-savasa-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/bagisiklik-sistemi-kendine-saldiriyor-sessiz-ic-savasa-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vücudun savunma mekanizması olan bağışıklık sisteminin, doğası gereği virüs, bakteri ve toksinleri "yabancı" olarak tanımladığını ve onları yok etmek üzere optimize edildiğini, bu karmaşık savunma ağının, bazen moleküler bir hata sonucunda kendi dokularını da "yabancı" olarak algılayarak onlara karşı saldırıya geçtiğini belirten Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Akyürek, tıpta otoimmünite olarak adlandırılan bu fenomenin, vücudun kendi öz kaynaklarını hedef almasıyla sonuçlanan patolojik bir süreç olduğunu söyledi.</p>

<p>Son yıllarda kliniğe başvuran hastaların profillerinde dikkat çekici bir değişim gözlemlenirken, bu sorunlar artık sadece enfeksiyonlar veya klasik metabolik sorunlarla değil, vücudun kendi içinde başlattığı "sessiz bir iç savaş" ile karakterize olan, karmaşık ve sistemik otoimmün tablolarla kendini gösteriyor. Medicana Konya Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Akyürek, bu yükselişin sadece bir teşhis artışı olarak değil, modern insanın biyolojik dokusunun çevresel değişime verdiği radikal bir yanıt olarak görüldüğünün altını çizdi.</p>

<p><img class="" height="666" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w768842-01.jpg" width="999" /></p>

<p><strong>Bağışıklık mekanizması kendisini tanımayabilir</strong></p>

<p>Bağışıklık sisteminin normal şartlarda kendi dokularını tanıyıp onlara tolerans göstermek üzere eğitildiğini belirten Doç. Dr. Ömer Akyürek, bu tolerans mekanizmasının bozulmasıyla düzenleyici T-hücrelerinin görevini yapamaz hale geldiğini ve oto-antikorların üretilerek eklemler, cilt, tiroit bezi ve sinir sistemi gibi sağlıklı dokuların düşman muamelesi gördüğünü ifade etti. Akyürek, "Etkilenen bölgeye göre çeşitlilik gösteren kronik inflamasyon ve doku harabiyeti görülür. Bu durumun klinik yansıması, teşhis edilmesi bazen yılları bulan 'multi-sistemik' belirtilerdir. Yorgunluk, açıklanamayan ağrılar, eklem hassasiyeti ve sindirim sorunları, sistemik bir inflamasyonun öncü işaretleri olabilir. Epidemiyolojik veriler, son birkaç on yılda otoimmün hastalıkların görülme sıklığında belirgin bir artış olduğunu göstermektedir. Otoimmün hastalıkların artışında genetik yatkınlığın bir anahtar olduğu da gerçektir, ancak genetik tek başına bir açıklama sunamaz. Bu yükselişin tek bir nedeni olmamakla birlikte, modern hayatın etkileri olarak özetlenebilecek çok faktörlü bir tablo ile karşı karşıyayız" dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olan faktörler</strong></p>

<p>Doç. Dr. Ömer Akyürek şöyle devam etti: "Hijyen hipotezi ve mikro biyom değişimi vücudun bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturuyor olması sık rastladığımız nedenler arasındadır. Modern dünyada aşırı sterilizasyon ve çocukluk çağında enfeksiyonlara maruziyetin azalması, bağışıklık sisteminin 'eğitilme' sürecini aksatmaktadır. Bağırsak mikro biyomunun (mikroorganizma çeşitliliği) zayıflaması, bağışıklık sisteminin dengeleyici sinyallerini de kaybetmesine neden olur. Rafine şeker, işlenmiş yağlar ve yapay katkı maddeleri ile dolu modern beslenme biçimi, bağırsak bariyerinin geçirgenliğini artırabilir. Bağırsak bariyerindeki bu hasar, bağışıklık sisteminin sürekli olarak 'tetikte' kalmasına ve aşırı tepki göstermesine yol açar. Bir diğer etken olarak endüstriyel kimyasallar, mikro plastikler ve ağır metaller vücutta bir stres yükü oluşturur. Bugün, evlerimizdeki plastiklerden kişisel bakım ürünlerine kadar binlerce kimyasala maruz kalıyoruz. Bu endokrin bozucular, sadece hormon dengemizi değil, aynı zamanda bağışıklık hücrelerimizin sinyalizasyon yollarını da bozuyor. Sistem, uzun süreli bir kafa karışıklığı yaşıyor. Bunun üzerine eklenen kronik psikolojik stres, kortizol dengesini bozarak bağışıklık sisteminin düzenleme kapasitesini sekteye uğratır. Ayrıca eklemek gerekir ki modern insanın kapalı alanlarda geçirdiği süre, bağışıklık sistemini düzenleyen en kritik faktörlerden biri olan D vitamini sentezinin de azalmasına neden olmuştur. D vitamini eksikliği, otoimmün yanıtın tetiklenmesi için zemin hazırlayan önemli bir risk faktörüdür."</p>

<p></p>

<p><strong>Bağışıklık sisteminin kendine yaptığı saldırı nasıl durdurulur</strong></p>

<p>Otoimmün hastalıkların yükselişinin, biyolojik sistemin modern yaşam tarzına uyum sağlama hızını aştığını göstermekte olduğunu belirten Doç. Dr. Ömer Akyürek, "Tedavi süreçlerinde de artık yalnızca semptomları baskılayan ilaçlar yeterli değildir; bağışıklık sistemini tekrar eğitmeyi ve sistemi yatıştırmayı hedefleyen bütüncül yaklaşımlar (mikro biyom sağlığı, anti-inflamatuar beslenme, stres yönetimi) tıp dünyasının merkezine yerleşmiş durumdadır. Bağışıklık sistemimiz bir düşman değil, bir aynadır. Kendimize yaptığımızın bir yansıması olarak, dış dünyayla kurduğumuz ilişkiyi yeniden düzenlemek, bu kendine saldırı sürecini durdurmanın anahtarı olabilir. Güncel yaklaşımımız da artık şu temellere dayanıyor: İlk olarak inflamasyonun kaynağını bulmak. Hastanın beslenme düzeni, gizli alerjileri veya mikro biyom dengesizliğini optimize etmek. İkincisi, mikro besin desteği sağlamak. D vitamini, magnezyum, omega-3 ve selenyum gibi, bağışıklığı dengeleyen faktörlerin seviyelerini ideal düzeye getirmek. Son olarak, yaşam tarzında değişim yapmak. Stres yönetimi bir lüks olarak değil, biyolojik bir zorunluluk olarak görmek. Unutulmamalı ki parasempatik sinir sistemini aktive eden teknikler, otoimmün alevlenmeleri azaltmada en az ilaçlar kadar güçlü etkiler gösterebilmektedir. Otoimmünite sadece bir hastalık değil, sistemin size gönderdiği bir yardım çağrısıdır. Vücut, çevresel baskılar altında bir tercih yapmak zorunda kalmış ve hatalı bir savunma stratejisi geliştirmiştir. Bizim görevimiz, bu sistemi tekrar dengeye getirmek için hastayı bir bütün olarak ele almaktır. Geleceğin tıbbı, sadece organ bazlı tedavilerde değil, sistemin bütününde sağlanan bu bağışıklık uyumunda yatmaktadır. Eğer kendinizi sürekli yorgun, huzursuz ve doğru çalışmıyor gibi hissediyorsanız, bu semptomları geçiştirmeyin; çünkü vücudunuzun dili, bazen bağışıklık sisteminin verdiği bu sessiz tepkilerle konuşur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/bagisiklik-sistemi-kendine-saldiriyor-sessiz-ic-savasa-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/bagisiklik-sistemi.jpg" type="image/jpeg" length="17817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarında aşırı terlemeye botokslu çözüm]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/yaz-aylarinda-asiri-terlemeye-botokslu-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/yaz-aylarinda-asiri-terlemeye-botokslu-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p><img class="" height="999" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w766697-01.jpg" width="666" /></p>

<p></p>

<p>Yaz mevsimiyle birlikte artan hava sıcaklıkları aşırı terleme şikayetlerini de artırırken, Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, terleme botoksunun cerrahi müdahaleye gerek kalmadan yaklaşık 15 dakikada uygulanabildiğini ve etkisinin ortalama 6 ay sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte özellikle koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanlarında görülen aşırı terleme, vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkileyebiliyor. Kıyafetlerde ter izlerinin oluşması, istenmeyen koku ve sosyal ortamlarda yaşanan rahatsızlıkların yanı sıra aşırı terleme, kişilerin özgüven kaybı yaşamasına da neden olabiliyor. Konuya ilişiklin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, aşırı terlemenin bazı kişilerde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir sağlık problemine dönüşebildiğini belirterek, "Koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanlarında görülen aşırı terleme; kıyafetlerde iz oluşmasına, istenmeyen kokuya ve sosyal ortamlarda rahatsızlık hissine neden olabiliyor. Kimi zaman kişiler tokalaşmaktan çekinebiliyor, öğrenciler sınav sırasında kâğıtlarının ıslanmasından şikâyet edebiliyor, iş yaşamında ise özgüven kaybı yaşanabiliyor. Bu nedenle hiperhidrozis, yalnızca estetik değil, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir sağlık sorunudur" dedi.</p>

<p><strong>Yaklaşık 15 dakikada uygulanıyor</strong></p>

<p>Terleme botoksunun en sık koltuk altına uygulandığını ifade eden Özkaya, ihtiyaç halinde el, ayak ve bazı yüz bölgelerinde de uygulanabildiğini söyledi. İşlemin kısa sürede tamamlandığını belirten Özkaya, "Uygulama öncesinde tedavi edilecek bölge hazırlanır ve botulinum toksini uygun dozlarda cilt altına uygulanır. Amaç, ter bezlerini uyaran sinir uçlarının geçici olarak bloke edilmesidir. Ortalama 15 dakika süren işlem sonrasında kişi günlük yaşamına rahatlıkla devam edebilir. Cerrahi işlem gerektirmemesi ve iyileşme süreci oluşturmaması nedeniyle özellikle yaz aylarında tercih edilen uygulamalardan biridir" diye konuştu.</p>

<p><strong>Etkisi ortalama 6 ay sürüyor</strong></p>

<p>Terleme botoksunun kalıcı bir uygulama olmadığını, etkisinin kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 6 ay devam ettiğini belirten Özkaya, düzenli aralıklarla yapılan tekrar uygulamalarıyla etkinin sürdürülebileceğini söyledi. Özkaya, "Etki süresi kişiden kişiye değişebilmekle birlikte ortalama 6 ay devam eder. Düzenli aralıklarla yapılan tekrar uygulamaları sayesinde etkinlik sürdürülebilir ve kişiler uzun süre aşırı terleme şikâyeti yaşamadan günlük hayatlarını konforlu şekilde devam ettirebilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Uzman değerlendirmesi önemli"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşırı terleme şikâyeti bulunan kişilerin öncelikle uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Özkaya, terlemenin altında farklı sağlık sorunlarının bulunabileceğinin araştırılması gerektiğini belirterek, "Terleme botoksu, doğru hasta seçimi ve uzman hekim uygulamasıyla son derece başarılı sonuçlar veren güvenilir bir yöntemdir. Özellikle yaz aylarında yaşam konforunu artırmak isteyen kişiler için etkili bir seçenek sunmaktadır. Aşırı terlemeyi doğal olarak görmek yerine, uygun tedavi yöntemleriyle bu sorundan kurtulmak mümkündür" dedi.</p>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/yaz-aylarinda-asiri-terlemeye-botokslu-cozum</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/16165151.jpg" type="image/jpeg" length="22109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırıkkale’de Kadınlara Doğru Egzersiz Eğitimi]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/kirikkalede-kadinlara-dogru-egzersiz-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/kirikkalede-kadinlara-dogru-egzersiz-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen Sağlıklı Menopoz Okulu kapsamında eğitimler devam etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen Sağlıklı Menopoz Okulu kapsamında eğitimler devam etti. Programın 4. oturumunda kadınlara “Menopoz Döneminde Fiziksel Aktivite ve Doğru Egzersiz” konusunda bilgi verildi.</p>

<p><img class="" height="2040" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/772760170-1547160667443319-1165976854189203123-n.jpg" width="1530" /></p>

<p>Eğitimde menopoz döneminde fiziksel aktivitenin önemi, düzenli egzersizin sağlığa katkıları ve doğru egzersiz yöntemleri ele alındı. Katılımcılara bu dönemde daha aktif ve sağlıklı bir yaşam sürdürmelerine yönelik öneriler aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında planlanan oturumları başarıyla tamamlayan katılımcılara katılım belgeleri takdim edildi.</p>

<p>Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Sağlıklı Menopoz Okulu ile kadınların menopoz dönemini daha bilinçli ve sağlıklı geçirmelerine katkı sağlanması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırıkkale, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/kirikkalede-kadinlara-dogru-egzersiz-egitimi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/774350198-1547160650776654-3987929833554063097-n.jpg" type="image/jpeg" length="12563"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırıkkale’de Personele Sağlıklı Yaşam Eğitimi]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/kirikkalede-personele-saglikli-yasam-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/kirikkalede-personele-saglikli-yasam-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Merkez Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) ekipleri, Bozdemir Bakım Merkezi personeline yönelik sağlık bilgilendirme ve değerlendirme çalışması gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Merkez Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) ekipleri, Bozdemir Bakım Merkezi personeline yönelik sağlık bilgilendirme ve değerlendirme çalışması gerçekleştirdi.</p>

<p>Program kapsamında personele hareket kapasitesini belirlemeye yönelik çeşitli değerlendirme testleri uygulanırken, fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşam üzerindeki önemi anlatıldı. Katılımcılara günlük yaşamda daha aktif olmalarına yönelik danışmanlık hizmeti de verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="2000" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/772725920-1547159354110117-2636859712764140475-n.jpg" width="1500" /></p>

<p><strong>Sağlık Hizmetleri Hakkında Bilgilendirildiler</strong></p>

<p>Etkinlikte ayrıca Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) ile Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından sunulan hizmetler hakkında bilgi verildi.</p>

<p><img class="" height="1536" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/772783391-1547159347443451-1618867049507080737-n.jpg" width="2048" /></p>

<p>Yaz aylarında etkili olan yüksek sıcaklıklara da dikkat çekilerek, aşırı sıcakların sağlık üzerindeki olumsuz etkileri ve sıcak havalardan korunmak için alınması gereken önlemler personele aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırıkkale, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/kirikkalede-personele-saglikli-yasam-egitimi</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/772725948-1547159350776784-2697053674074185034-n.jpg" type="image/jpeg" length="25558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı Uyardı: "Sıcak Yaz Günleri Böbrekleri Sessizce Zorluyor"]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/uzmani-uyardi-sicak-yaz-gunleri-bobrekleri-sessizce-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/uzmani-uyardi-sicak-yaz-gunleri-bobrekleri-sessizce-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img class="" height="999" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w764464-01.jpg" width="910" /></p>

<p>Medicana Sivas Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elmır Alıyev, böbrek sağlığı açısından sıcak havalarda susamayı beklemeden su içilmesi gerektiğini belirterek yaz aylarında da aşırı tuz tüketimine karşı uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte vücudun sıvı ihtiyacı da artarken, yeterli su tüketilmemesi böbrek sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, özellikle sıcak havalarda terleme yoluyla oluşan sıvı kaybının böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu ve böbrek fonksiyonlarında bozulma gibi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Medicana Sivas Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elmır Alıyev, yüksek sıcaklıklarda vücudun daha fazla sıvı kaybettiğini belirterek, yeterince su tüketilmediğinde idrar miktarının azaldığını ve yoğunluğunun arttığını söyledi. Bu durumun idrardaki minerallerin kristalleşerek böbrek taşı oluşturmasını kolaylaştırabileceğini ifade eden Alıyev, özellikle daha önce böbrek taşı düşürenler ile ailesinde taş öyküsü bulunan kişilerin yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>"Sıcak havalarda susamayı beklemeden su içilmeli"</strong></p>

<p>Toplumda en sık yapılan hatalardan birinin yalnızca susadığında su tüketmek olduğunu söyleyen Op. Dr. Alıyev, "Susama hissi ortaya çıktığında vücut aslında sıvı kaybı yaşamaya başlamıştır. Bu nedenle özellikle sıcak havalarda gün boyunca düzenli aralıklarla su içmek büyük önem taşır. Sağlıklı bireylerin günlük su ihtiyacı kişiye göre değişmekle birlikte, yaz aylarında bu miktarın artabileceği unutulmamalıdır. Sıcak havalarda susamayı beklemeden su içilmeli. Çay, kahve ve şekerli içeceklerin suyun yerini tutmaz, özellikle açık havada çalışanlar, spor yapanlar ve ileri yaş grubundaki bireylerin sıvı tüketimine daha fazla özen göstermesi gerekiyor" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>"Beslenme alışkanlıkları da böbrek sağlığını etkiliyor"</strong></p>

<p>Yalnızca su tüketiminin değil, beslenme düzeninin de böbrek sağlığında önemli rol oynadığını ifade eden Op. Dr. Alıyev, aşırı tuz tüketiminin böbrek taşı riskini artırabildiğine dikkat çekti. "İşlenmiş gıdalar, hazır yiyecekler ve aşırı tuzlu besinler hem böbreklerin yükünü artırır hem de taş oluşumunu kolaylaştırabilir. Beslenme alışkanlıkları da böbrek sağlığını etkiliyor. Yaz aylarında taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, yeterli sıvı almak ve düzenli fiziksel aktiviteyi sürdürmek böbrek sağlığının korunmasına önemli katkı sağlar. Bel ve yan bölgede şiddetli ağrı, idrarda kan görülmesi, idrar yaparken yanma veya sık idrara çıkma, bulanık ve kötü kokulu idrar, yüksek ateşle birlikte idrar yolu şikâyetleri, nedeni açıklanamayan halsizlik ve ödem. Bu belirtilerin böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu veya farklı ürolojik hastalıkların habercisi olabilir. Erken tanı tedavi başarısını önemli ölçüde arttır. Özellikle sıcak havalarda yeterli su tüketmek, aşırı tuzdan kaçınmak, idrar yapmayı ertelememek ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek böbrek sağlığını korumanın en etkili yollarıdır. Böbrekler sessiz çalışan organlardır. Bu nedenle belirtiler ortaya çıkmadan önce koruyucu önlemler almak her zaman en doğru yaklaşımdır" dedi.</p>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/uzmani-uyardi-sicak-yaz-gunleri-bobrekleri-sessizce-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/06/meteoroloji-uyardi-hava-sicakliklari-hafta-boyunca-yukselise-gececek-106a365767a8496.webp" type="image/jpeg" length="49920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hareketsiz Yaşam ve Obezite Diyabeti Tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/hareketsiz-yasam-ve-obezite-diyabeti-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/hareketsiz-yasam-ve-obezite-diyabeti-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 9,6 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de diyabetli yetişkin sayısının 9,6 milyona ulaşmasında hareketsiz yaşam ve artan obezite oranlarının önemli rol oynadığını belirten Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, "Diyabetle mücadelede en önemli adımlardan biri, fazla kilo ve hareketsiz yaşamın önüne geçmek" dedi.</p>

<p>Türkiye'de diyabetin görülme sıklığı giderek artarken, Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun (IDF) 2025 verileri dikkat çekici tabloyu ortaya koyuyor. Buna göre Türkiye'de 20-79 yaş grubunda yaklaşık 9,6 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor. Türkiye, Avrupa Bölgesi'nde diyabetli yetişkin sayısı ve diyabet prevalansı en yüksek ülke konumunda bulunuyor. Medicana International Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, diyabetin yalnızca kan şekeri yüksekliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Diyabet, zaman içerisinde kalp-damar hastalıklarından böbrek hasarına, göz ve sinir sistemi sorunlarından yaşam kalitesinde belirgin düşüşe kadar pek çok sağlık sorununa zemin hazırlayabilen kronik bir hastalıktır. Bu nedenle erken tanı ve düzenli takip, hastalığın yönetiminde kritik önem taşıyor" dedi.</p>

<p><img class="" height="562" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w767352-01.jpg" width="998" /></p>

<p><strong>Diyabetin yükü her geçen yıl artıyor</strong></p>

<p>Türkiye'de diyabetli yetişkin sayısının 2000 yılında yaklaşık 1,8 milyon, 2011 yılında ise 3,5 milyon olduğu tahmin edilirken, bu sayı 2024'te 9,6 milyona ulaştı. Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, diyabetin artışında fazla kilo, abdominal obezite, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının önemli rol oynadığını belirterek, "Özellikle tip 2 diyabet açısından risk faktörlerinin erken dönemde fark edilmesi ve yaşam tarzı değişikliklerinin gecikmeden hayata geçirilmesi, hastalığın ortaya çıkmasını önlemede veya geciktirmede önemli bir fırsat sunuyor" dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Prediyabet dönemi ihmal edilmemeli</strong></p>

<p>Diyabet gelişmeden önceki dönemin de büyük önem taşıdığını ifade eden Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, "Prediyabet, kişinin ilerleyen dönemde tip 2 diyabet geliştirme riskinin arttığını gösteren önemli bir uyarıdır. Bu dönemde kilo kontrolünün sağlanması, fiziksel aktivitenin artırılması ve beslenme düzeninin gözden geçirilmesiyle diyabet gelişme riski azaltılabilir. Bu nedenle özellikle ailesinde diyabet öyküsü bulunan, fazla kilosu veya bel çevresinde yağlanması olan kişilerin kan şekeri kontrollerini ihmal etmemesi gerekir" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>Diyabet sadece kan şekerinden ibaret değil</strong></p>

<p>Diyabetin uzun vadede farklı organ ve sistemleri etkileyebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Karataş, "Diyabet tanısı alan bireylerde hedef yalnızca kan şekerini belirli bir aralıkta tutmak olmamalıdır. Kan şekeri kontrolünün yanı sıra tansiyon, kolesterol, böbrek fonksiyonları, göz sağlığı ve kardiyovasküler risklerin de düzenli olarak değerlendirilmesi gerekir. Kişinin yaşı, eşlik eden hastalıkları ve genel sağlık durumuna göre oluşturulan bütüncül bir takip planı, diyabetin komplikasyonlarını önleme açısından büyük önem taşır" dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>2050'de 14 milyonu aşması bekleniyor</strong></p>

<p>Diyabetin gelecekteki yüküne ilişkin tahminlerin de dikkat çekici olduğunu belirten Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, "Mevcut eğilimler, diyabetin yalnızca bireysel değil, toplum sağlığı açısından da giderek büyüyen bir sorun olduğunu gösteriyor. IDF verilerine göre Türkiye'de 20-79 yaş grubundaki diyabetli yetişkin sayısının 2050 yılında 14,1 milyona ulaşması bekleniyor. Bu tablo, diyabet ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek kadar, riskli bireyleri erken dönemde belirlemenin ve koruyucu sağlık yaklaşımlarını güçlendirmenin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p><strong>Erken tanı, diyabetle mücadelenin en önemli adımlarından biri</strong></p>

<p>Diyabet açısından risk taşıyan kişilerin herhangi bir belirti ortaya çıkmasını beklememesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Diyabet uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle özellikle aile öyküsü bulunan, fazla kilolu veya obez bireylerin, hareketsiz yaşam sürenlerin, hipertansiyon ya da kolesterol yüksekliği bulunanların düzenli sağlık kontrollerini yaptırması önemlidir. Erken dönemde fark edilen kan şekeri yüksekliği, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde tıbbi tedaviyle kontrol altına alınarak ileride oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilmesine katkı sağlayabilir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/hareketsiz-yasam-ve-obezite-diyabeti-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/obezite-ve-diyabet-iliskisi-teaser-card-2.png" type="image/jpeg" length="65212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mobil Kanser Tarama Aracı Yenişehir’e Geliyor]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/mobil-kanser-tarama-araci-yenisehire-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/mobil-kanser-tarama-araci-yenisehire-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü, kanserde erken teşhisin önemine dikkat çekmek ve vatandaşların tarama hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla Mobil Kanser Tarama Aracı’nı 17 Ağustos’ta Yenişehir’e getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü, kanserde erken teşhisin önemine dikkat çekmek ve vatandaşların tarama hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla Mobil Kanser Tarama Aracı’nı 17 Ağustos’ta Yenişehir’e getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MOBİL TARAMA ARACI YENİŞEHİR’DE OLACAK</strong></p>

<p>Ücretsiz Mobil Kanser Tarama Aracı, 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 09.00 ile 16.00 arasında Yenişehir Aile Sağlığı Merkezi’nde hizmet verecek. Gün boyunca uygun yaş grubundaki kadınlar ücretsiz kanser taramalarından yararlanabilecek.</p>

<p>Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilecek çalışma kapsamında 30-65 yaş arasındaki kadınlara rahim ağzı kanseri taraması, 40-69 yaş arasındaki kadınlara ise meme kanseri taraması yapılacak.</p>

<p><strong>TÜM TARAMALAR ÜCRETSİZ</strong></p>

<p>Kanserde erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çekilen çalışmada, gerçekleştirilecek tüm taramaların tamamen ücretsiz olduğu belirtildi. Vatandaşlara, sağlık kontrollerini ertelememeleri ve ücretsiz tarama imkanından yararlanmaları çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Tarama hizmetinden faydalanmak isteyen vatandaşların yanlarında T.C. kimlik kartlarını bulundurmaları gerekiyor.</p>

<p><strong>“KENDİN İÇİN, SEVDİKLERİN İÇİN TARAMANI YAPTIR”</strong></p>

<p>Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü, “Kendin için, sevdiklerin için taramanı yaptır” çağrısında bulunarak özellikle belirlenen yaş gruplarındaki kadınları programa davet etti.</p>

<p>Mobil Kanser Tarama Aracı ve gerçekleştirilecek taramalar hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyen vatandaşların 0 (318) 233 98 89 numaralı telefondan iletişim kurabileceği bildirildi.</p>

<p><img class="" height="1820" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/774744582-18620524963062761-78416237840592533-n.jpg" width="1365" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/mobil-kanser-tarama-araci-yenisehire-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/8f79e817-c1e5-40c0-8ae4-1822678f4c65.png" type="image/jpeg" length="31020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Göz Kaşıması Tehlikenin Habercisi]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/cocuklarda-goz-kasimasi-tehlikenin-habercisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/cocuklarda-goz-kasimasi-tehlikenin-habercisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Op. Dr. Alpaslan Koç: "Gözleri kaşımak çocuklarda astigmata neden oluyor"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Alpaslan Koç, yaz aylarında çocukların göz kaşımasının alerji de dahil birçok soruna sebep olabileceğini söyleyerek, "Gözleri kaşımak çocuklarda astigmata neden oluyor" dedi.</p>

<p><img height="750" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w765896-01.jpg" width="1000" /></p>

<p><strong>"Göz kaşıması kornea nakline kadar gidebilir"</strong></p>

<p>Çocuklarda göz kaşımasının kornea nakline kadar gidebileceğini söyleyen Acıbadem Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Alpaslan Koç, "Çocuklarda göz alerjileri bu dönemlerde çok sık görüyoruz. Çocuklarda gözlerde kızarıklık, yanma batma ve özellikle güneşe çıktıkları zaman ciddi anlamda kaşınma olmakta. Özellikle çocuk gruplarında göz kaşımasından biz çok korkuyoruz. Çünkü gözleri kaşımak çocuklarda hem astigmata sebep oluyor. Astigmat çok önemli değil onu çözebiliyoruz ama sonrasında korneada o mikro travmalarla beraber kornea incelmesine ve keratokonus dediğimiz kornea nakline gidebilecek hastalıklara ilerleyebilmekte. O yüzden çocukların göz kaşıma işini çok önemsememiz gerekiyor bu dönemlerde. Çocuklarda genellikle kızarıklık olur. Kaşınma dışında sulanma olur, batma yanma hissiyatı olur ve dışarı çıktıkları zaman çocuklar gözlerini açamaz ve bir kamaşma hissiyatı olur. Genellikle en sık belirtileri bunlardır. Aileler bu konuda şunlara dikkat etmesi gerekiyor, özellikle yaz döneminde güneş gözlüğü çocuklarda çocuk güneş gözlüklerini biz kesinlikle öneriyoruz. Çocukların alacağı güneş gözlüklerinin bir CE sertifikası olması gerekiyor ve UV400 filtrelerinin olması gerekiyor. Bunun için optikçilerden gözlük almalarını genellikle tavsiye ediyoruz. Onun dışında herhangi bir markası olmayan koyu renkli gözlük camları faydadan daha çok zarar veriyor çocuklara, göz bebeklerini büyütüp o ışınların gözün arkasına geçmesine sebep oluyor. Bunlara özellikle dikkat etmek gerekiyor. Onun dışında şapka kullanımı çok önemli. Çocuklar gözlerini çok fazla kaşıyorsa gerekirse bir göz muayenesi yapıp antihistaminik damlalarla bunu çözmek gerekiyor. Ancak bazen aileler böyle kortizonlu damlalar kendileri başlıyor çocukların gözünü rahatlatabiliyor ama bu damlaların uzun vadede çocuklara zararı olabilmekte" dedi.</p>

<p><img class="" height="750" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w765896-02.jpg" width="1000" /></p>

<p><strong>"Kaşıntıya muhakkak çözüm bulmak gerekli"</strong></p>

<p>Dr. Koç, eğer çocuklarda göz kaşıması varsa mutlaka çözümünün bulunması gerektiğini söyleyerek, "Öncelikle şunu söylemek isterim, yani göz kaşımak herkes kaşıdığı zaman gözlerde çok ciddi bir rahatlamaya sebep oluyor ve bu bir alışkanlık haline gelebiliyor. Her yaş grubunda göz kaşımak böyle masum gibi görünse de çok ciddi sıkıntılarla karşılaşabiliyoruz. Eğer çocuğunuz gözlerini kaşıyorsa muhakkak bunun çözümünü bulmak lazım. Verdiğimiz damlaları soğuk olarak yapmak gerekirse çocuklar dışarıdan içeri geldiği zaman ellerini ve yüzlerini, göz çevresini soğuk suyla yıkamaları alerjilerini oldukça rahatlatacaktır. Verdiğimiz damlaları soğuk olarak uygulamaları ekstra olarak alerjilerini baskılayacaktır. Yani ben final olarak şunu söylemek isterim çocuklarınız gözünü kaşıyorsa kaşımayı çözmek için gerekli tüm tuşlara basmak gerekir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/cocuklarda-goz-kasimasi-tehlikenin-habercisi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/resized-72530-b55dd22528114gettyimages1490455586b4a37c7520f4cbb9b435690b3184d6c.jpg" type="image/jpeg" length="26190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[40 bin kanser hastası geri ödeme kapsamındaki ilaçlardan yararlandı]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/40-bin-kanser-hastasi-geri-odeme-kapsamindaki-ilaclardan-yararlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/40-bin-kanser-hastasi-geri-odeme-kapsamindaki-ilaclardan-yararlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, geçen yıl geri ödeme kapsamına alınan 5 immünoterapi ilacından bir yıl içinde 40 bin kanser hastasının faydalandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, geçen yıl geri ödeme kapsamına alınan 5 immünoterapi ilacından bir yıl içinde 40 bin kanser hastasının faydalandığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kanser tedavisine yönelik geri ödeme uygulamasına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, paylaşımında şu ifadelerin tamamına yer verdi:</p>

<p>“Geçtiğimiz yılın temmuz ayında, 25 farklı kanser türüne karşı kullanılan 5 immünoterapi ilacını Sosyal Güvenlik Kurumumuzun geri ödemesi kapsamına almıştık. Bu ilaçlardan son 1 yılda 40 bin kanser hastası vatandaşımız faydalandı. Vatandaşlarımızın tedavi imkanlarına ulaşmalarını kolaylaştırmak için gayretle çalışmaya devam edeceğiz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/40-bin-kanser-hastasi-geri-odeme-kapsamindaki-ilaclardan-yararlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/40-bin-kanser-hastasi-geri-odeme-kapsamindaki-ilaclardan-yararlandi-106a7adf1cbbfdf.webp" type="image/jpeg" length="94258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KETEM'den Gelen Telefon Hayatını Değiştirdi]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/ketemden-gelen-telefon-hayatini-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/ketemden-gelen-telefon-hayatini-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale'de yaşayan 50 yaşındaki Hakan Ünver, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi'nden (KETEM) gelen bir telefon sayesinde erken teşhisle kansere karşı verdiği mücadeleyi kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırıkkale'de yaşayan 50 yaşındaki Hakan Ünver, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi'nden (KETEM) gelen bir telefon sayesinde erken teşhisle kansere karşı verdiği mücadeleyi kazandı. Ücretsiz tarama programına katılan Ünver, hiçbir şikâyeti olmamasına rağmen yapılan testler sonucunda erken evrede yakalanan kolon kanserinden başarılı bir operasyonla kurtuldu.</p>

<h3><strong>Tarama Testiyle Şüpheli Kitle Tespit Edildi</strong></h3>

<p>Çalıştığı kurumdan izinli olduğu bir günde KETEM tarafından telefonla aranan Hakan Ünver, Gaitada Gizli Kan (GGK) testi için merkeze davet edildi. Aynı gün teste katılan Ünver'in sonucunun pozitif çıkmasının ardından Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'nde ileri tetkikler yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerçekleştirilen kolonoskopide kalın bağırsakta şüpheli bir kitle tespit edilirken, patoloji sonuçlarının ardından tedavi süreci hızla başlatıldı.</p>

<h3><strong>Kapalı Yöntemle Başarılı Operasyon</strong></h3>

<p>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Safa Özaydın tarafından gerçekleştirilen ve Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'nde ilk kez uygulanan kapalı yöntem ameliyatla kanserli doku başarıyla çıkarıldı. Kısa sürede sağlığına kavuşan Hakan Ünver, erken teşhisin kendisine ikinci bir yaşam fırsatı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Ünver, KETEM'den gelen davet telefonunu hayatının dönüm noktası olarak nitelendirerek, 45 yaş ve üzerindeki vatandaşlara ücretsiz tarama programlarını ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>"Birkaç Dakika Bir Hayatı Kurtarabilir"</strong></h3>

<p>Tedavi sürecini değerlendiren Ünver, zamanında yaptırdığı tarama sayesinde hastalığın erken evrede tespit edildiğini belirterek, KETEM'den telefon ya da kısa mesaj alan vatandaşların mutlaka taramaya katılması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Uzmanlardan Erken Teşhis Uyarısı</strong></h3>

<p>Ameliyatı gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Safa Özaydın ise kolon kanserinin hem Türkiye'de hem de dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirterek, hastalığın erken evrede tespit edilmesinin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını vurguladı.</p>

<p>Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Hakan Varol da vatandaşları aile sağlığı merkezleri, KETEM ve kanser tarama merkezlerinde ücretsiz olarak sunulan tarama hizmetlerinden yararlanmaya davet etti. Varol, erken teşhisin kanserle mücadelede en etkili yöntem olduğuna dikkat çekerek, birkaç dakikalık taramanın hayat kurtarabileceğini ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırıkkale, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/ketemden-gelen-telefon-hayatini-degistirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 06:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/766674705-10164457173887438-7383544207919952548-n.jpg" type="image/jpeg" length="33252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kilo Kontrolünde 'Ses ve Dokunma' Etkisi]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/kilo-kontrolunde-ses-ve-dokunma-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/kilo-kontrolunde-ses-ve-dokunma-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erdem:  "Yemek yerken çıkan sesleri duyma ve yiyeceklere elle dokunma doyma hissini artırarak kilo kontrolüne katkı sağlıyor"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erdem, yemek yerken çıkan sesleri duymanın ve yiyeceklere elle dokunmanın doyma hissini artırarak kilo kontrolüne katkı sağladığını belirtti.</p>

<p>Sağlıklı beslenmede diyet listeleri ve porsiyon kontrolünün yanı sıra, beslenme psikolojisine yönelik yaklaşımlar da giderek daha fazla ilgi görüyor. Uzmanlar, yemek yerken besinin çıkardığı çıtırtı gibi sesleri duymanın ve yiyeceğe elle dokunmanın doyma hissini daha hızlı oluşturduğunu belirtirken, ekran karşısında yemek yeme alışkanlığının ise obezite riskini artırdığına dikkat çekiyor. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erdem, sağlıklı kilo yönetimi için sadece ne yediğimizin değil, yemeği nasıl tükettiğimizin de kritik bir öneme sahip olduğunu açıkladı.</p>

<p><img height="750" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w761076-02.jpg" width="1000" /></p>

<p><strong>"Ekran karşısında yemek yemek doyma hissini engelliyor"</strong></p>

<p>Son yıllarda obezite vakalarındaki artışın önemli bir nedeninin, yemek yerken ekranlara odaklanmak ve yemeğin sesini duymamak olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erdem, "Yemek yerken televizyon, telefon veya bilgisayar ekranlarına odaklandığımızda, yediğimiz besinin sesini duyamıyoruz. Bu durum, ne yediğimizi fark etmememize ve beyne gitmesi gereken tatmin duygusunun engellenmesine yol açıyor. Sonuç olarak, tokluk sinyali gecikiyor ve ihtiyacımızdan daha fazla yemek tüketiyoruz" dedi.</p>

<p><img height="750" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w761076-03.jpg" width="1000" /></p>

<p><strong>"Çıtır ve kıtır sesler tazelik ve sağlık algısı oluşturuyor"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğadaki kıtır ve çıtır seslerin insan psikolojisinde "tazelik" ve "sağlıklılık" algısını tetiklediğini ifade eden Erdem, şöyle devam etti:</p>

<p>"Havucu veya salatalığı ısırmanız, sizlere tatmin duygusunu daha fazla vererek daha fazla tokluk hissi uyandırıyor. Dikkat ederseniz bazı reklamlarda da o kıtır sesi yankılandırılmış şekilde duyabilirsiniz. Taze duygusunu tetiklediği için aslında bizlerde sağlıklılık algısını da tetikler. Bu yüzden özellikle son dönemlerde sofralarımızda çiğ sebze ve meyvelere yer verilmesini istiyoruz. Dişlerinizi kullanmanızı sağlayan her refleks sizlere doygunluk hissini sağlar. Yemekleri bol bol çiğnemek, ağız içinde yemeği biraz daha oyalamak daha az yemenize, doğal olarak da kilo kontrolü sağlamanıza yardımcı olacaktır. Elle yemek yemek tatmin duygusunu artırıyor. Bir de yine tatmin duygusundan kaynaklanan besinlerden bir tanesi elle tüketilebilen bazıbesinler. Örnek veriyorum, elle yediğiniz bir tavuk buduyla çatalla yediğiniz tavuk budu kıyaslandığında elle yenen tavuk budunun tatmin duygusunu daha fazla uyardığını ve daha fazla tokluk hissi oluşturduğunu gösteren psikolojik çalışmalar da mevcut" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img class="" height="750" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w761076-01.jpg" width="1000" /></p>

<p>Uzman Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erdem, artık porsiyonları posalı besinlerle doldurmanın yanı sıra görsel ve sessel doygunluğa çok önem verdiklerini belirterek danışanlara bol bol çiğneme tavsiyesinde bulunduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/kilo-kontrolunde-ses-ve-dokunma-etkisi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/a-w761076-01.jpg" type="image/jpeg" length="20952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksek İhtisas Hastanesi'ne Yeni Uzman Hekim]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/yuksek-ihtisas-hastanesine-yeni-uzman-hekim-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/yuksek-ihtisas-hastanesine-yeni-uzman-hekim-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi, uzman hekim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi, uzman hekim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Hastaneye atanan <strong>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Bilgehan Betül Biçer</strong>, hasta kabulüne başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruya göre, çocuk kalp ve damar hastalıklarının tanı, takip ve tedavisinde görev yapacak olan Uzm. Dr. Bilgehan Betül Biçer'in göreve başlamasıyla birlikte, Kırıkkale ve çevre illerden gelen çocuk hastalara sunulan sağlık hizmetlerinin daha da güçlenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yeni görevlendirme sayesinde çocuk kardiyolojisi alanında sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması ve hastaların tedavi süreçlerinin daha etkin şekilde yürütülmesi bekleniyor.</p>

<p><img class="" height="526" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/763980994-1554086083430371-2574864268181647228-n.jpg" width="526" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yüksek İhtisas Hastanesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/yuksek-ihtisas-hastanesine-yeni-uzman-hekim-1</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/29aba6a4-2fd2-4ed1-8d8a-fb349ac1a843.png" type="image/jpeg" length="35577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YİH'te Bugün Hangi Doktorlar Görevli? (6 Ağustos)]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/yihte-bugun-hangi-doktorlar-gorevli-6-agustos-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/yihte-bugun-hangi-doktorlar-gorevli-6-agustos-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi tarafından yapılan açıklamaya göre, 6 Ağustos 2026 Perşembe polikliniklerde görevli doktorların isimleri haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="1448" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/764881036-27725750790378673-4994109712417221401-n.jpg" width="2048" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yüksek İhtisas Hastanesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/yihte-bugun-hangi-doktorlar-gorevli-6-agustos-2</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2024/04/yihhastane.webp" type="image/jpeg" length="68085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırıkkale'de Anne Sütünün Önemi Anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/kirikkalede-anne-sutunun-onemi-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/kirikkalede-anne-sutunun-onemi-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'nde, emzirmenin teşvik edilmesi ve anne sütünün önemine dikkat çekmek amacıyla bilgilendirme standı kuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img height="1365" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/763028720-1540792626961437-9077226052253269397-n.jpg" width="2048" /></p>

<p><strong>1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası</strong> kapsamında Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'nde, emzirmenin teşvik edilmesi ve anne sütünün önemine dikkat çekmek amacıyla bilgilendirme standı kuruldu.</p>

<p><img height="1365" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/763112516-1039861898690347-3696633012554285670-n.jpg" width="2048" /></p>

<p>Hastanede kurulan stantta vatandaşlara anne sütünün faydaları ve doğru emzirme uygulamaları hakkında bilgilendirme yapılırken, toplumsal farkındalığın artırılması hedeflendi.</p>

<p>Başhekim Uzm. Dr. Hakan Varol da bilgilendirme standını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Gün içerisinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları hekimleri de standı ziyaret ederek emzirmenin önemine yönelik farkındalık çalışmalarına destek verdi.</p>

<p><img height="1365" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/763918543-28973561182233334-8152435194632163804-n.jpg" width="2048" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, bilimsel verilerin anne sütünün yaşamın ilk altı ay boyunca bebeğin tüm besin ihtiyaçlarını karşılayan en ideal besin olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, anne sütünün enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi sayesinde bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişimine önemli katkı sağladığını vurguladı.</p>

<p><img class="" height="1365" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/767002272-1387040196880648-2260405831712697825-n.jpg" width="2048" /></p>

<p>Etkinlik kapsamında vatandaşlara anne sütünün önemi, emzirmenin faydaları ve doğru emzirme teknikleri hakkında bilgi verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yüksek İhtisas Hastanesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırıkkale, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/kirikkalede-anne-sutunun-onemi-anlatildi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 00:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/764976114-1403522391656303-1603793097672309939-n.jpg" type="image/jpeg" length="13247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksek İhtisas’ta İki Branşa Yeni Doktor]]></title>
      <link>https://www.kalehaber.net/yuksek-ihtisasta-iki-bransa-yeni-doktor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kalehaber.net/yuksek-ihtisasta-iki-bransa-yeni-doktor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi, sağlık kadrosunu iki yeni uzman hekimle güçlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi, sağlık kadrosunu iki yeni uzman hekimle güçlendirdi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Kasapbaşı ile Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. İlke Diren Albayrak, hastanede hasta kabulüne başladı.</p>

<p><img height="1772" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/766674325-1592596339047790-1400843967027258233-n.jpg" width="1772" /></p>

<p>Yeni görevlendirmelerle birlikte çocuk sağlığı ve dermatoloji alanlarında vatandaşlara sunulan sağlık hizmetlerinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Kasapbaşı, çocuk hastaların muayene, takip ve tedavi süreçlerinde görev yapacak. Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. İlke Diren Albayrak ise cilt hastalıkları başta olmak üzere dermatoloji alanındaki rahatsızlıklara yönelik hizmet verecek.</p>

<p><img class="" height="1772" src="https://kalehabernet.teimg.com/kalehaber-net/uploads/2026/08/763120185-1471306584763965-3584005670625290537-n.jpg" width="1772" /></p>

<p>Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nden yapılan duyuruda, iki uzman hekimin de hasta kabulüne başladığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yüksek İhtisas Hastanesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kırıkkale, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kalehaber.net/yuksek-ihtisasta-iki-bransa-yeni-doktor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kalehabernet.teimg.com/crop/1280x720/kalehaber-net/uploads/2026/08/22862105-5aaa-4ceb-bdad-e958cf832b62.png" type="image/jpeg" length="48731"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
