10 Ağustos 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Araçtan Ectasy Çıktı
Araçtan Ectasy Çıktı
  YAZARLARIMIZ
Demagoji
27 Haziran 2022 Pazartesi Bu yazı 6325 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kelime manası olarak laf canbazlığı yapan, laf kalabalığı yaparak toplumları kendi amaç ve çıkarları doğrultusunda sürükleyen kişi demagog tur. Demagogun yaptığı işe de demagoji denir.. Peki neden bir toplumu yönlendirebilmek için o toplumda demagoglar türer ve de demagoji yapılır...

                  Özellikle siyasi arenalarda çok sıkça rastladığımız hal ve hareketler arasında demagoji yapmak bir gelenek ya da alışkanlık haline gelmiştir. Toplumu belirli bir yöne kanalize etmek için bu yollara tevessül edilirken çoğu zaman toplum mühendisliği verilerinden ve bilgilerinden de sıkça yararlanılır.  Yaptığınız bir yanlışı, bir kusuru örtmek için veya  yanlış yaptığınız halde kendinizi belirli bir konuda haklı gösterebilmek için kitleleri tesir altına alabilmek için özenle seçilmiş kelimelerle şahane cümleler kurmalısınız. Konuşmalarınız ve hitabınız karşısında mest olan kitle eksik ve kusurlarınızı görmezden gelir artık. Süslü ve kulağa hoş gelen coşturucu cümleler, hatibin suratlardan akan çirkinlikleri ziyadesiyle maskeleyebilen yalancı bir örtüdür artık.

                Laf canbazlığı yapan demagog, dinleyici kitlelerin muhatabı olduğu konulardaki bilgisizliklerinden ve noksanlıklarından da fazlasıyla yararlanır. Tek amacı kitleleri peşinden sürüklebilecek bir enerji, bir rüzgar yakalamaktır. Kitleler doğası gereği daima içinde bulundukları sorunlarından kaçar. Sıkıntılarıyla, problemleriyle asla yüzleşmek istemez. Gerçeği duymaktan ve gerçeklerle yüzleşmekten olabildiğince uzaklaşmaya  çalışır...Kitlelerin bu özelliği kitlelere hitap eden kişiye güç ve cesaret verir.  İkinci dünya savaşı sıralarında Sovyet Rusya da Stalin, Almanya da Hitlerin, İtalya da Mussolini'nin etrafındaki kalabalık halk gruplarını etkilemelerinde ki yegane güç apaçık demagoji gücüdür...Hiçbir siyasetçi hitap ettiği kitlelere  Çörçil gibi " Ben size kan ve gözyaşından başka hiç birşey vaad etmiyorum" diyerek hakikati olduğunca ortaya dökme cesaretne sahip olamaz..

                   Demagogların, üzerinde en çok başarılı oldukları kitleler eğitimsiz ya da eğitim seviyeleri çok düşük olan toplumlardır. Siyasi bir hitabet ortamında " Biz demokrasiyi ve düşünce özgürlüğünü en üst seviyelere çıkaracağız" sözü " Biz iktidarımızda maaşlarınıza çok yüksek oranlarda zam yapacağız" sözünden çok daha az alkış alır. Toplumların beklentileri daha çok kısa vadeli olup kısa süreli günü kurtarma adınadır her zaman. Aslında halk günü kurtarayım derken günü kurtaramadığı gibi yarınlarını da boş vaatlere kanarak heba ettiğinin farkında değildir. Aldatıldığının farkına varması çok zaman ister. Uzun süreç sonunda farkına varsa bile yine aynı meydanda yine aynı adamların aynı yöntemlerle kitle etkileme güçlerine yani demagojilerine teslim olur. Çünkü ahlak yapısı, seviyesi ve karakteri her zaman buna müsaittir.

              Demagoji insanlık tarihi kadar eski olan bir kitle etkileme sanatıdır. Demagoji gücünü daima halkın cehaletinden, zaaflarından ve tamahkarlığından alır. Kitlelerin zayıf taraflarını kullanır. Bu sebeple demagogların en çok zorlandığı ya da başarılı olmada güçlük çektikleri toplumlar, eğitimli ve kültürlü toplumlardır. Bu çeşit üst düzeylere ulaşmış kaliteli toplumların beklentileri de üst düzeylerde olduğundan boş ve süslü vaatlere çok pirim vermezler..Bu nedenle toplumu yöneten iktidarların yönetme usulüde buna paralel olarak seviye kazanır. Yönetimsel anlayış hızla toplumun kalite seviyesiyle bire bir örtüşecek biçime girer. Diğer bir deyimle toplumlar layık olduğu yönetim biçimleriyle muhatap olmaya başlar.

                O halde kitlesel yönetimlerin üst düzey kaliteye ulaşması, yöneticilerin samimi anlamda yönetmeye tabi oldukları toplumları çağdaşlık yolunda aydınlığa taşıyacak bir hizmet anlayışına girmesi yani kendisine çağdaşlık anlamında bir çeki düzen vermesi öncelikle toplumun kendisini düzetlmesine bağlıdır. Çünkü yönetimler yönettikleri halkın seviyesine göre şekillenir. Bu nedenle yönetimsel düzelme yukarıdan aşağıya doğru değil aşağıdan yukarıya doğru olacaktır.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Bahattin AKYÖN
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Sadettin KARALÖK
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Ağustos 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net