10 Ağustos 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Araçtan Ectasy Çıktı
Araçtan Ectasy Çıktı
  YAZARLARIMIZ
SEVMEK Mİ SEVİLMEK Mİ?
21 Haziran 2022 Salı Bu yazı 3119 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Sevmek mi kolay sevilmek mi diye bir soru sorsanız karşınıza çıkan yüz kişiye galiba ekseriyeti sevmek zor der. Zira sevmek için bir kişiye, bir yapıya, bir olguya, bir eve, bir arabaya bakarsınız. Ondan hoşlanışınız. Biraz daha içine girince de artık onu sever hale gelirsiniz.

            Yani sevmek için bir efor sarf etmeye gerek yoktur. Azıcık içinizi hareketlendirmeniz yeter.

            Ama sevilmek öyle mi?

            Giyinecek, kuşanacak, okuyacak, konuşacak, oturacak kalkacak, belki koşacak, yürüyecek kendinizi beğendirmek için yırtınacaksınız.

            Öyle değil mi?

            Aslında evet. Yani normal bir sevgi bulmak için kendinizden bir şeyler katıp, en azından olduğunuz gibi göründüğünüzde “olduğum gibiyim” diye kendinizi kanıtlamaya çalışacaksınız.

            Ama popülarite de sevilmek için, yani belli düşüncedeki kişilere kendinizi sevdirmeniz çok çabaya gerek yok.

            Siyasetçi olabilirsiniz, gazeteci olabilirsiniz, kahveci, bakkal, manav, berber yada hiçbir iş yapmadan ununu eleyip ipe asan, gelini temizlik yapacağı için evden uzaklaşıp parka kapa atan emekli de olabilirsiniz. Hatta daha da ilerisi, altın günlerinde gelinini çekiştiren teyzede olabilirsiniz.

            Kim olursanız olun belli kesim tarafından sevilmek için parmağınızı oynatmanız veya bir iki kelam etmeniz yeter.

            Mesela emeklilikte yaşa takılanların yapmış olduğu eylemde yolun karşısında durup, zafer işareti ile “Emeklilik hakkımız söke söke alırız” diye bağırdınız mı tamam. Sizi o gösteriye katılan herkes çok sever.

            Mesela, iktidar partisinin bir etkinliğinde avazınız çıktığı kadar “Başak kurban olurum sana” derseniz oradaki herkes sizi çok sever. Hatta başkanla bile görüşebilirsin bu feryadın karşılığı olarak.

            Öğrencinize yarım bıraktığı cevabı tam kabul edip not verirseniz öğrenciniz tarafından, Sürekli parmak kaldırırsanız öğretmeniniz tarafından sevilirsiniz.

            İşe beş dakika erken elseniz müdürünüz sever, öğle tatilini yarım saat uzatsanız çalışanlarınız sever.

            İktidar gazetesinde yazı yapıp güllük gülistanlık tablo çizerseniz veya muhalefet gazetesinde yazıp ülke bitti, yıkıldı, aç ve sefiliz derseniz de sevilirsiniz.

            Erkek eve gelirken bir çiçek alırsa, kadın iyi bir yemek yaparsa, çocuk sesini çıkarmadan TV izlerse, dede bir şeye karışmaz, nine örgüden oyuncak yaparsa sevilir.

            Eee diyeceksiniz değil mi?

            Hah şimdi ben de diyorum ki şimdi suya sabuna dokunmadan çiçek böcek yazısı yazsam kimseden tepki almaz hatta böcek severler tarafından sevilirim bile.

            Ama;

            Desek ki; benzin kaç lira olmuş, bir kilo et alamıyoruz, pazarın yanına varılmıyor, üstümüze giysi, tenceremize aş, soframıza ekmek alamıyoruz. Ne ev sahibi ne kiracı insaf ediyor. Bittik biz. Ülkemiz enflasyon altında eziliyor. Ne altın kaldı ne dolar satacak elimiz avucumuz kurudu desek kızarlar.

            Arkadaş bu kadar yokluk var diyoruz, ev fiyatları beşe katladı hala şakır şakır satılıyor desek, benzin mazot pahalı ama yollardaki son model arabalardan geçilmiyor, park edecek yer bulunmuyor lüks avm’lerde, hangi restorana gitseniz rezerve etmeden kabul etmiyorlar, hangi gencin giysisi marka değil, hatta biraz fenomendik yapıp elinizdeki cep telefonlara bir bakın desek, hatta buzdolabınızda kaç çeşit peynir var desek, hangi düğün ekonomik olsun diye bir alt sekmend salona alındı desek, yâda alım gücü düştü haklısınız ama hangi lüks harcamanızdan taviz verdiniz desek kızacaklar.

            Her iki kesime sorsanız savunma yaparken avukatlara taş çıkarır. Biri der “dünyada kriz var”, diğeri der “yıllık tatili on beş günden on üne indirdik”, biri der “dünya üzerimize geliyor”, diğeri der meyve sebzeyi eskisi gibi kasayla alamıyoruz.

            Kısaca sevilmek kolay sevmekten.

Eğer bir kesimin damarından girip, bir iki varyasyon çekerseniz sevilmemeniz için neden yoktur.

Buradaki tehlike;

Bazıları da sizi sevmeyecektir bu durumda.

Ha derseniz ben doğruyu söyleyeyim de seven sever sevmeyen sevmez derseniz size sözüm yok.

Bende öyle yapayım o zaman;

Bizi bilen bilir, bilmeyen kendi bilir…J

Muhabbetle…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Çınar   -  21-06-2022 - 11:39
Dokuz köyden kovulsan da sevmeselerde doğruyu söyle.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Bahattin AKYÖN
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Sadettin KARALÖK
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Ağustos 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net