10 Ağustos 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Araçtan Ectasy Çıktı
Araçtan Ectasy Çıktı
  YAZARLARIMIZ
3 K 1 D KADIN, KAPİTAL, KAOS, DİN SORUNU
20 Haziran 2022 Pazartesi Bu yazı 3973 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yıllardır çözemediğimiz, birbirini besleyen, kangren olmuş dört önemli sorunumuz:3 K, 1 D, yani Kadın, Kapital, Kaos ve Sahte Din sorunu. Araştırmalarda temel sorunlarımızın çözülemediği, sürekli biriktiği, azalmayıp arttığı, insanlarımızın çoğu mutsuz ve karamsar olduğu tespit edilmiştir.

      Dinimizin birinci ayeti oku, ikinci ayeti kalem (ilim), birçok ayet, dini terim, ilim, okuma, tefekkür üzerine. Bu dini hükümler mükemmel olduğu halde bir türlü insanımızın içine girmedi, yapısını değiştirmedi, kültür ve zekâ seviyesi yüksek bir toplum haline dönüştüremedi, bir türlü kitabi ve rasyonel bir toplum yapamadı. Yediğimiz, içtiğimiz, oturduğumuz, kalktığımız her hareket, her davranış dini emirlere bağlandı ama bir türban meselesi için yarım asır birbirimizi yedik, ülkeyi içinden çıkılamaz hale getirdik. Halkımız kitabı, okumayı, sormayı, sorgulamayı, sevmedi. Eleştirene, felsefe okuyana kâfir, dinsiz, ateist gözüyle baktı.

      Ülkede biat etme sevildi, aklını geliştirmek için kitap okunmadı, yalan yanlış dini bilgilere sahip olanlara tapıldı, her karış toprağımız ilim-irfan merkezleri yerine tarikat, cemaat yurtları haline getirildi. Şeyhin, hocanın, efendinin eli-eteği öpüldü, önünde diz çöküldü. 300 din, 3000 mezhep ve tarikat, 120.000 dini ibadethanemiz, 140.000’lere ulaşmış din görevlimiz, yüzbinlerce doktor, psikiyatr, sosyolog, bilim adamı, teolog, ekonomist, iktisatçı, adli, mülki, teknik, idari, hukuki, yüz binlerce akademisyen, bilim insanımız ile cumalarda, kandillerde, bayramlarda çekilen kutlama mesajlarına rağmen gasp, hırsızlık, yolsuzluk, tecavüz, kadınlara, çocuklara yapılan kötülükler, şiddet azalmadı, sürekli çoğaldı. Hiçbir sorunumuz sağlıklı bir şekilde çözülemedi. Bilişim, yazılım, donanım, nano, mikro, otonom, gen teknoloji alanlarında üst sıralarında yer alamadık. Kendimize özgü yerli teknolojik bir yenilik, icat bulamadık. 1950’de kurtarmaya gittiğimiz Güney Kore ürettiği cep telefonlarının her modelinden 100 milyon satarken biz W kodlu üstün performanslı araç lastiği bile üretemiyoruz. Ürettiğimiz ürünlerin çoğu yabancı patentli.

      Ülkede felsefe, mantık, sosyoloji okuyan teologlar, bilim insanları şiddete maruz kaldı, “kafir, dinsiz, ateist, halkın diniyle alay ediyor” gibi yaftalarla susturuldu. Bir ülkede bir bilim adamı, bir profesör; matematik, felsefe, mantık, sosyoloji bilgilerinden yoksun, din adamının gördüğü ilgiyi görmüyorsa o ülke çökmeye gebedir ve üçüncü dünya ülkesi kategorisinden bir türlü üst kategoriye çıkamaz, ömür boyu gelişmiş ülkelerinin teknolojilerine muhtaçtır. 

      Geçen yıl Çorum ilinde yaşayan halkın tamamına yakınının birbiriyle hacizli olduğu haberini medyada okuduk ama ülkede herkes haklı, hiç suçlu yok. Kadını dinle kadın haklı, erkeği dinle erkek haklı. Oysa iki haklı iki doğru kâinatın yasasına aykırı. İki yanlış bir doğru etmez. Doğru tektir, hakikat tektir.

      Son 12 yılda 190 ülkeden gelen on milyona yakın eğitim seviyesi düşük geçici sığınmacılar yüzünden ülkemizdeki nitelikli insan kaynağı ve kültür seviyesi yükseleceği yerde daha aşağı seviyelere düşmüştür. Zengin AB ülkeleri az sayıda diplomalı, vasıflı, nitelikli geçici sığınmacı kabul ederken ülkemize eğitim seviyesi düşük, çoğu mesleksiz, vasıfsız, niteliksiz milyonlarca yığın doldurulmuştur. Büyük düşünce insanı Cemil Meriç’in: “Asırlardır cehaletin hüküm sürdüğü topraklardır bu topraklar, bu topraklarda kitabın, dehanın bir tuğla kadar değeri yok” sözü ve diğeri de İngilizlerin ibret alınacak sözü: “İngiliz için dünyada aklı başında tek insan vardır İngiliz” sözü bunun belgesidir.

      Yukarıdaki sorunlarımızın kaynağı Kadın’ın eğitim sorununa dayanmaktadır. Ülkemizin kırsal kesimlerinde yeterli eğitim imkânları sağlanamamış annelerimizin doğan çocuğunun ilk eğitim kurumu ana kucağıdır. Anne, çocuğunun zekasını artıracak eğitim ve yeterli besini verebilecek Kapitale sahip olamadığından büyüttüğü çocuklarının zekâ seviyesi normal ve vasat düzeyde kalmaktadır. Zihin becerileri, zekâ yetenekleri gelişemeyen çocuklar ulusal ve uluslararası yarışmalarda, başarı gösteremeyip kendi kendini inşa edemediğinden yeterli düzeyde birikim, deneyim, tecrübe, kazanım sağlayamadıklarından kalifiye ve yetişmiş insan gücü oluşamamakta, teknolojik birikim, yani akıl düzeyi yüksek olmadığından ne bir otomobil ne bir icat ne bir bilişim ürünü icadı yapılamamaktadır. Bu oluşum sonucu öğrencilerin çoğu genç yaşta siyasetten, cemaatten medet ummakta, alnının teriyle kazanamadığı, sınavsız, dinen haram sayılan torpille işe girme sevdasına kapılıp başkasının hakkını yemektedirler.

      Ülkemiz her yönüyle dışa bağımlı, gelişmekte olan ülke statüsünden kurtulamamaktadır. Dışarıya bilişim, sanayi, yüksek gelir getiren teknolojik ürünler satamadığımızdan milli gelirimiz ve kişi başı gelirimiz bir türlü artmamaktadır. Kapital yani para, sorunumuz halledilemediğinden çalışanımızın geliri artmamaktadır. Düşük gelirle çalışan, giderini karşılayamayan insanımız “karın doyurma” mücadelesini aşamayıp okumayı, araştırmayı, düşünmeyi, kendini geliştirmeyip aklını artırıp yeterli gelir elde edemediğinden, ruh durumu, asabı, morali bozuk olmasından dolayı da her ferdimiz sinirli, kavgacı, şiddete meyilli bir eğilim artışı olmaktadır.

      Bu iki K sorunu (Kadın ve Kapital sorunu) üçüncü sorun olan Kaos sorununu tetiklemektedir. Ülkemizde her alanda Kaos/kargaşa hâkimdir. Ailede, apartmanda, sitede, mahallede, trafikte, otobüste, okulda, işyerinde, siyasette, adalette, yönetimde, yargıda, adliyede, mülkiyede, eğitimde, sağlıkta akla gelen her alanda kaos hakimdir. Bu kaos ortamında aldatma yeteneği gelişmiş insanlar din, mezhep, tarikat adı altında kendi vatandaşını, yurttaşını kendi insanını Sahte Dini inançlarla aldatmakta, hiçbir sorunumuz halledilememektedir. Arka arkaya ortaya çıkan Uşaki tarikatı, Badeleme Tarikatı, Andan Hoca kedicikleri gibi Sahte Din çirkinlikleri ortaya çıkmaktadır.

      Yakın zamanda şiddete maruz kalıp kafası, gözü parçalanan, Almanya’ya sığınmak zorunda kalan bir bilim insanımız “Yerli ve milli tımarhanede herkese ruh sağlığı dilerim" diyerek ülkesini terk etmiş, Almanya bu bilim insanımıza kucak açmıştır. Bunlar ülke gerçeği olduğu halde Batılı şarkiyatçıların ülkemiz için, özellikle Alman dahi bilim adamı Hegel’in söylediği “Türkler kendi akılları olmadığı için başkalarının aklına muhtaçtırlar. Özgür istenç ve bilinçleriyle özgün bir akıl geliştirecek durumda olmadıklarından dinsel alanda da akıl soyutlaması gerçekleştiremezler. Tanrıyı dahi akıl soyutlaması ile anlayamazlar, bu yüzden kaba sabadırlar, buluntu bir akla sahiptirler.” Sözü hepimizi üzmüştür.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Bahattin AKYÖN
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Sadettin KARALÖK
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Ağustos 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net