10 Ağustos 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Araçtan Ectasy Çıktı
Araçtan Ectasy Çıktı
  YAZARLARIMIZ
ADLER’E GÖRE İNSAN -4
06 Haziran 2022 Pazartesi Bu yazı 12895 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

1870'te doğan Alfred Adler uzun yıllar Viyana'da hekim olarak çalıştı. Sigmund Freud ile birlikte Psikanaliz üzerinde ortak çalışmalar yaptı daha sonra Freud’den ayrılarak kendi görüş ve düşünceleri, kendi ekolü olan Bireysel Psikoloji adını verdiği sistemini kurdu. Avrupa ve ABD’nin birçok kentinde kamu personeline, öğretmenlere, doktorlara ve halka konferanslar verdi.  Kurduğu psikoloji tüm dünyada ilgi ve takdirle karşılandı. “Çocuk yönetimi” klinikleri kurdu. Dünyanın en önemli psikologlarından biridir.

Dünya kamuoyunda en çok ilgi uyandıran “İnsan Tabiatını Tanıma sanatı” kitabında Adler, insanın sağlıklı bir birey ve kişiliğinin gelişimi çocukluk yaşantısındaki ruhsal ve fiziksel gelişimine bağlı olduğunu, İnsan kişiliğinin gelişmesinde çocukluk yaşlarda edindiği aşağılık duygusunun zararları ve bununla ilgili problemlere dikkat çekmiştir.

Adler: “Bazı organik kusurlar ve yetersizliklerle dünyaya gelen, küçük yaşta bir takım sosyal-ekonomik yoksunlukların acısını duyan, anne baba sevgisi, şefkat, ilgi ve alakasının eksikliği, hatalı eğitim sonucu küçük yaşlarda kendini açgözlü ve boş gurura kaptırmış olan bir çocukta, aşağılık duygusu belirmeye başlar. Aşağılık duygusu, çocuğun çok erken dönemlerinde ortaya çıkar ve çocuğun bütün kişiliğine yansır, onu normal yolundan saptırır. Kendini aşağılık duygusuna kaptırmış olan bir çocuk belli bir davranış kalıbını benimser. Bu davranış kalıbı onun bütün kişiliğine biçim verir ve daha sonraki yıllardaki gelişmesi üzerinde olumsuz yönde belirgin bir etkide bulunur. Yaşadığı toplum içerisinde ne kendilerine ne de başkalarına yararı olmayan hem kendilerine hem de çevrelerindeki insanlara zarar veren, toplumun uyumlu bir şekilde işlemesini engelleyen zararlı insanlara dönüşür.

Hepimiz hayatımız boyunca bu gibi zararlı kimselerle karşılaştığımızda onlara kızarız, onlarla ilgimizi keseriz. Bu özelliklerin temelinde yatan psikolojik gerçekleri bilmediğimiz için onları suçlarız, birtakım yaftalarla onları damgalarız. “Kıskanç” deriz, “Hasetçi” deriz, “Kinci”, “Haris (açgözlü)”, “Kendini beğenmiş”, “Hırçın”, “Haşin”, “Korkak”, “Kötü kalpli”, “Kaba”, “Zalim” gibi niteliklerle suçlarız.  Oysa bu öfkelerimiz ile hiçbir sorunu çözemeyiz.  Sorunlar, temeldeki psikolojik gerçeklerden kaynaklanmaktadır. Russel’in dediği gibi otomobilimiz işlemediği zaman “Acaba nesi var?” diye orasına burasına bakıp düzeltmeye çalışırız da insanlar “iyi işlemediği” zaman onları suçlamaktan gayri pek bir şey yapmayız.

Kendi içimize bakmasını bilmiyorsak eğer kendimize karşı ne derece hoşgörülü davranırsak davranalım, bu gibi özelliklerin bir dereceye kadar bizde de bulunduğunu görmezlikten gelemeyiz. Suçu kendimize bulalım ya da bulmayalım, bilerek ya da bilmeyerek biz de zaman zaman başkalarını öfkelendiririz, kızdırırız, gücendiririz. Kendi davranışlarımızın temelinde bulunan itki’ (tepki)’leri bilmediğimiz için kendimizi de suçladığımız olur. Bütün bunların sonucu olarak da kendi kendimiz ile de başkaları ile de tam bir uyum içerisinde yaşamamız güçleşir, hatta imkânsızlaşır.

Toplumumuz içerisinde uyumlu bir evliliğin, mutlu bir aile hayatının, huzurlu bir iş çevresinin, sürekli-sadık bir arkadaşlığın, sağlam bir dostluğun bu derece az olması, büyük ölçüde bu psikolojik gerçekleri bilmemiş olmamızdan ileri gelmektedir.

Psikoloji, herkesin anlayabileceği ve anlaması gereken bir bilimdir. Psikoloji bilimi verileri gündelik hayatın sorunlarının çözümünde bütün insanların hizmetine sunulmuştur. Psikoloji hepimizi daha iyi, daha olgun bir ruhsal gelişmeye ulaşabilecek şekilde yetiştirir, kendi kendimizle uzlaşmamızı, barışık yaşamamızı, içerisinde yaşadığımız toplumla uyumlu bir şekilde kaynaşmamızı mümkün kılar. Günlük hayatta karşımıza çıkan sorunları olumlu bir yönde çözmemizi sağlar, topluma yararlı olan, sağlıklı, verimli ve iyi insanlar olarak yetişmemize imkân verir. Bunun da;

İlk şartı: Sokrates’in “kendini tanı, kendini tanıyan tanrıyı tanır!” ilkesi mutluluğun temel yasasıdır. Kendimizi ve başkalarını tanıdığımız ölçüde insanlarla daha iyi geçinmemiz, daha mutlu bir hayat yaşamamız mümkün olabilecektir. Kendimizi ve başkalarını tanımak ise içten bir ilgi ve sürekli bir çaba ile mümkündür.

İkinci şartı: Başkaları hakkında ahlaki yargılar vermekten kaçının. Böyle bir açıdan görüldüğü ve bakıldığı zaman ahlaki suç kavramı değişik bir şekil alır ve suçluluk önünde sonunda Sokrates’in “Erdem bilgidir, hiç kimse bilerek kötülük işlemez” sözünün ışığı altında görülmesi gereken bir olay olarak karşımıza çıkar. İnsan davranışının temelinde bulunan psikolojik itkileri bildiğimiz zaman ve bu itkilere yol açan pedagojik (eğitim), sosyal, kültürel ve ekonomik şartları ışığa çıkardığımız zaman bütün kötülüğün nereden ileri geldiğini bilebiliriz ve başkalarını (hiç değilse bir dereceye kadar) suçlamaktan vazgeçebiliriz.

Üçüncü şart: Bütün kötülüklerin nereden ileri geldiğini bilmek, bu kötülükleri önleyecek ya da giderecek çareler aramak, psikoloji bilimi alanındaki çalışmalarını pedagoji eğitimi alanına iletmek istemektedir.

(Devamı haftaya)

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Bahattin AKYÖN
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Sadettin KARALÖK
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Ağustos 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net