10 Ağustos 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Araçtan Ectasy Çıktı
Araçtan Ectasy Çıktı
  YAZARLARIMIZ
Başlıyoruz hadi buyurun
12 Mayıs 2022 Perşembe Bu yazı 2856 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Adım İlknur T. ÜNEY. Kamuda görevli, evli, iki çocuklu Kırıkkale’nin kalkınmasını isteyen bir faniyim.

            Ailemdeki okuma severlere özenerek başladığım okuma yazmayı geliştirip bunu da paylaşmak arzusu ile çıktım yola.

            İlkokuldan Üniversite yıllarına kadar okuduğumu yazma hevesini sürdürürken dini eğitimlerimi de aldım çok şükür, okullarımı da bitirme derecelerim hem çok iyi oldu.

            Kendimce birikimlerimi sizinle paylaşmak istememin sebebi kendime ikbal sağlamak değil, çünkü ne bir maddi beklentim var, ne siyasi bir hedefim var ve nede kafamın arkasında başkaca bir hedefim var.

Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Bizden bir şey işitip, onu aynen işittiği gibi başkalarına ulaştıran kimsenin Allah yüzünü ağartsın. Kendisine bilgi ulaştırılan nice insan vardır ki, o bilgiyi, bizzat işiten kimseden daha iyi anlar ve korur."

Bilgi ve tecrübesini insanların istifadesine sunmayan, bencil ve kibirli kimse ise Resul Ekrem tarafından şöyle ikaz edilir: “Her kim, bildiği bir konuda kendisine danışılır da onu gizlerse kıyamet günü ağzına ateşten bir gem vurulur." Anlaşılan o ki, konuşması gerektiği yerde susan insan, konuşarak kendisini ifade etmeye en çok ihtiyaç duyduğu kıyamet gününde susturulacaktır.       

Hah işte tam bu nedenle okuduklarımı bildiklerimi yorumlarımı sizinle beraber bir daha özümsemek için çıktım yola.

Allah utandırmasın diyelim.

Muhabbetle…

 

Hadi ilkyazımız kısaca Ensar olsun, Muhacir olsun.

Komşumuz Suriye, Irak gibi ülkelerden ve Sınırdaş değil ama burayı! Arzulayan Afganistan, Pakistan gibi uzak ülkelerden gelen muhacirlerin sayısı milyonları aştı.  Elbette burayı isteme nedenleri bizi çok sevdiklerinden, ülkemizin refah bir memleket görmelerinden olduğu kadar, bir geçiş noktası, bir atlama tahtası gördüğündendir de.

Bakın kimse hamasi laflar, beylik tavırlar ile kendini dünyanın en iyi insanı ve gayrisin tü kaka ilan etmesin.

Nalına mıhına beraber vurarak konuşalım burada.

Elbette muhacirliğin ne demek olduğunu biliriz. Nihayetinde memleketinden atılmanın ne denli acı olduğunu Yüce Osmanlı’nın ayağının tökezlemesiyle genç Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında kalmış soydaşlarımızın doğup büyüdüğü yerden nasıl sürüldükleriyle biliyoruz. 

Tebliğ görevini yerine getiren İslam Peygamberi efendimiz Hz. Muhammed Mustafa(sav)’nın Mekke’den nasıl üzüntü ile çıktığını da biliyoruz.

Yani muhacirliğin zorluğunu biliriz.

Peki ya Acem’den, Bulgar’dan, Yunan’dan gelenlerle ekmeğimizi suyumuzu, tarla tapanımızı paylaşmayı bilmez miyiz? Tabi ki biliriz yani ikisini de tanırız.

Peki, ülkemize gelenlere kapımızı kapar mıyız? Asla kapamayız. İhtiyacı olanın yanında olmayı bilen necip bir milletiz biz. Lokmamızı bölüşürüz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Bizim bu necip milletliğimizi bilip bize sığınanlara asla sırtımızı dönmeyiz. Elimizden geleni yapar onların rahatı için çalışırız ve bugüne kadar da çalıştığımızı onlar için fedakârlığımızı dost düşman herkes gördü görüyor.

Amaaaaaa;

Taşı sıksa un edecek güçte, yaşı başı boyu posu ile asker olma yetisine sahip olanların ülkelerini neden terk edip geldiklerini de eleştiririm.

Ülkede bir savaş var mı var. Bir zalimlik var mı var. Baskı, zulüm, mal, ırz korkusu var mı? Evet, o da var.

 Bunlar madem varsa doğal olarak bu korkudan emin ülkelere göç etmek çok doğaldır. Peki kimlerin? Kadınların, yaşlıların, çocukların, engellilerin göç etmesi bizim ülkemize gelmeleri çok normal.

Ama orada kalıp savaşması, mücadele etmesi gerekenler neden geliyor? Onların yerine ülkelerindeki bu mezalime benim askerim karşı çıkıyor. Benim askerim o zalimlerle mücadele ediyor. Onların asker olma yaşındakiler ise kaçmış gelmiş saçlarını Amerikan tıraş yaptırıp, pahalı spor ayakkabılarını ve kot pantolonu geçirmiş ayağına, bir o yana bir bu yana fink atıyor.

Yok, orda dur! O kadar da değil.

Hele uç örnekler var ki iyice sinir uçlarımıza dokunuyor. Açtığı berber dükkânının önünde gelen geçene laf attığı için uyarılan bir doksan boyundaki gür sakallı adam(diyorum ama adam mı şüpheliyim)  dükkânın önüne koltuğu çıkarıp oturup, “Erkek varsa gelsin kaldırsın beni buradan” diyebiliyor.

Buna karşı olmak bu tür ülkesindeki bu zulme karşı çıkabilenlerin ülkelerinde işe yaramaları için geri dönüş iknasın (!) yapmakta şarttır diye düşünüyorum. İkna edilip gitsinler ki bir an önce vatanlarındaki bela bitsin geri kalan muhacir durumunda ülkesinden cüda olanlar da varsın gitsin evine toprağına.

Gurbet zordur. Her türlü zor. Hele birde ülkenden sürülmüş bir türlü atılmışsan temelli zordur. Yaşlılar, kadınlar, çocuklar hiç gurbette hissetmeyin kendinizi. Aşımızı bölüşürüz sizinle. Ama on beş yaşından büyük atmış yaşından küçük olanlar. Sizin titremeniz lazım ki kendinize gelin.

Ukrayna size örnek olsun. Bakın dünyanın ikinci süper gücüne karşı nasıl savunuyorlar ülkelerini. Kadınları çocukları yaşlıları gönderdiler ama eli silah tutanlar tabiri caizse koç gibi savaşıyor.

Titreyin ki ülkenizi sizden fazla savunanlara destek olun.

Titreyin ki torağınıza sahip çıkın.

Titreyin ki emeksiz yemek olamayacağını anlayın.

Titreyin ki kadınınıza yaşlınıza sahip çıkanları daha fazla zor duruma düşürmeyin.

Titreyin ki bayramlarda sırtlayıp gittiğiniz bavullarınızla dönmeyin kalın orada savunun zalime karşı ülkenizi.

Titremezseniz muhacire kucak açan Ensar’ı zor duruma düşürürsünüz.

…

Bugün burada keselim de amma uzatmış demeyin ilk gündenJ

Muhabbetle…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Dost  -  13-05-2022 - 10:32
Yazı yazabilmek yetenek kadar cesaret ve ilim ister. İlmin cesaretiniz bol olsun.
Çınar  -  12-05-2022 - 18:18
Hayırlı olsun düşüncenizi çekinmeden yazın ki okuyan naspilensin. Okuyucunuza kulak verin ki kaleminiz guclensin.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Bahattin AKYÖN
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Sadettin KARALÖK
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Ağustos 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net