29 Eylül 2022 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Hayata saygı duruşu
Hayata saygı duruşu
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
  YAZARLARIMIZ
DİYOJEN’İN KÖPEĞİ
25 Nisan 2022 Pazartesi Bu yazı 7400 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 

“İnsanın kaderi ruhunda saklıdır.“

Herodotos


          Sinoplu Diyojen (Diagones) ya da Kynik Diyojen olarak ta bilinir. M.Ö. 412’de Roma’nın kolonisi Sinop’ta doğdu. Güzel konuşma yeteneği, üstün zekâsı ile herkesi etkileyen, Eflatun’un “Çılgın Sokrat” dediği; Aristoteles’in öğrencisi, felsefe ve filozof aşığı, dünya fatihi Büyük İskender’in “İskender olmasaydım Diyojen olmak isterdim” diyecek kadar sevgisini kazanan, ünlü antik çağ filozofudur.

         Kuyumculuk yapan babası Hakesios kalpazanlık yapınca baba oğul Yunanistan’ın Delphoi kentine sürgün edildi. Ardından Atina’ya yerleşti. Hak ve özgürlükleri kısıtlı bir sürgün olarak açlık, yoksulluk ve fakirlik içinde yaşadı.

         Suçlanmış bir adamın oğluydu, bu yüzden herkes tarafından aşağılandı, dışlandı, hakaretlere ve küçümsemelere maruz kaldı. Güçlü iradesini, cesaretini hiçbir zaman kaybetmedi. Yoksul ama her zaman kendine yeten erdemli hayatı, sade yaşamı ile güçlü biri olmaya çalıştı. Buna rağmen her zaman mesleğiyle ilgili babasından gurur duymuş, hayvanların yaşamını doğaya daha uygun bularak onların yaşamına özenmiş, medeniyete karşı çıkmış, medeniyet içerisinde medeniyetten uzak bir şekilde doğada yaşamıştır.

         En büyük dostu sokak köpekleriydi, bu yüzden kynikos (köpeksi) filozof adını aldığı halde yaşamın doğal ve sade olması gerektiğine inandı. Barındığı bir fıçısı, bir su çanağı, bir sopası ve birde dostu köpeği vardı.

         Diyojen bir gün nehrin kenarında otururken bir köpek soluk soluğa koşarak yanından akan nehre atladı ve bir güzel banyo yaptıktan sonra doya doya su içti. Silkelenip üzerindeki fazla suyu attıktan sonra gelip yanına oturdu, dilini çıkarıp hızlı hızlı nefes alıp vererek Diyojen’e sevgi gösterilerinde bulundu. Diyojen bir an düşünüp: “Tanrım bir köpek bile benden daha özgür; bir su tası olmadan da susuzluğunu giderebiliyor, onu taşımak zorunda değil. O başarabiliyorsa, ben bir tas olmadan da başarabilirim. Onu taşımak zorunda değilim. Hem kaç defadır kayboldu mu? Çalındı mı? Endişeleri yaşadım” diyerek birden su tasınınehre attı, köpeğe sevgiyle baktı ve ona bu muhteşem mesajı varoluştan kendisine getirdiği için teşekkür ederek “Bir köpek bunu başarabiliyorsa ben ellerimle başarırım, suyumu içerim. Demek ki sevgi, mutluluk içten gelir.” diyerek o günden sonra giyimde, barınmada, yiyecekte, dinde, ahlakta ve davranışta, bütün geleneksel uygulamayı reddetti.

         “Servet ve varlıklı yaşamak erdeme ters düşer. İnsani değerler doğaya aykırıdır. İnsan için iki disiplin vardır. Biri ruh disiplini, diğeri beden disiplinidir. Beden jimnastikle gelişir, ruh ise erdem ile gelişebilir. Kişi mutluluğa ancak erdemle ulaşabilir. İnsanın erdemli olabilmesi doğaya uygun yaşamasıyla, dünyevi hazları yok saymakla,  olabildiğince arzu ve ihtiyaçları azaltmak, hatta kaldırmakla mümkün olabilir. İnsan en kısıtlı yaşam koşullarında bile erdem ve mutluluğa hiçbir değere bağlı olmadan bütün gereksinimlerden sıyrılarak bağımsız olarak erişebilir. Erdem kişinin kendine egemen olması, kendi kendine yeterli olması, tutkularından arınması, öbür insanlara bağımlılıktan kurtularak doğaya uygun ve uyumlu şekilde özgür yaşamasıdır. Dengesiz arzular, insanları perişan eden felaketlerin kaynağıdır. Servet, refah, zenginlik ve asalet fazlalıklardır. Yaşamak bir felaket değil ama kötü yaşamak bir felakettir. Yeryüzünün en iyi şeyi hür olmaktır. Terbiyeli söylenmiş bir söz baldan örülmüş bir ağ gibidir. İnsanların tekme atmak (futbol) için yarıştıklarını günümüzde düzgün adam olmak, ahlaklı bir yaşam sürmek için kimse kılını bile kıpırdatmıyor.”

         Görüşlerini savunan erdemli bir filozoftu. M.Ö. 323’de Korint’te öldü. Ölümünden sonra adını yaşatmak için Korintoslular (Yunanistanda) bir sütun, Sinoplular da bir heykelini dikmişlerdir.

         *

         Herodotos’un söylediği gibi “İnsanın kaderi ruhunda saklıdır. “Mutluluğun karakterle, başarıyla, parayla, güçle, dinle, ideolojiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunlar kişinin oluşturduğu bir olgudur.

         Mutluluğun sadece kişinin bilinciyle bir ilgisi vardır. Istırapları, kederleri, kin ve nefreti kişi kendisi yaratır. Antik Yunan Filozoflarının söylediği gibi “Sevgi içten gelir, tanrı sırf sevgidir, sevgi de mutluluk ta iyi de kötü de melek te şeytan da kişinin kalbindedir.”

         Bir kere tam seversen hayvani nefis, ego, hırs, kin, korku bedenini terk eder. Evrene şefkat ve sevgi ışığı yayarsak içimizdeki coşkuyu, huzuru sağlarız. Mutluluk kaplarsa âlemi, kalpler gül bahçesine döner. Aşk kapısını açarsa gönüller ölümsüz aşk âlemine kanatlanır.

                O nedenle bahçede biziz, gül de biziz. Kadın erkek için, erkek kadın için, güzel sevilmek için yaratılmıştır. Allah birbirimizi sevelim diye dünyayı yaratmıştır. Yalnız taş duvar olmaz, cananla uyku uyunmaz, ateş ateşi bulur, su gövdeye yürür, beşeri aşk ilahi aşka döner, rabbim âleme gül kokusu üfler, âlemde çiçek açar, çimen açar bahar olur

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Ahmet ULUSOY
Hidayet DOĞAN
Rabia Saylam TAŞDEMİR
Sami GÜLER
Dede BULUT
Şevket ÖZSOY
Erol Serkan KILIÇ
Yener KAZAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Eylül 2022 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net