29 Eylül 2022 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Hayata saygı duruşu
Hayata saygı duruşu
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
  YAZARLARIMIZ
DÜNYANIZI GÜZELLEŞTİRİN
14 Mart 2022 Pazartesi Bu yazı 6328 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yurdum insanların çoğu kendi yaşamını kendisi zorlaştırıyor. Herkes işini gücünü bıraktı her gün değişen dolar, avro ve altını takip ediyor. Kadını, erkeği rantiyeci, maddeci oldu. Herkes ağır şartlarda çalışmadan, emek, alın teri dökmeden, bazıları da haksız kazançlarla kolay yoldan mal, servet, ev, araba vb. değerlere sahip olmak istiyor. Bazıları sahip oldu ama yine de mutlu olamadı. Ev, araba, gelir vb. maddi imkânları artan modern insan bu defa manevi boşluk, kaos, kargaşa içine düştü. Artan tüm imkanlarına rağmen kısıtlı imkanlarla yaşayan eskinin insanına göre daha mutsuz. Oysa hayatı kolaylaştırmanın ve mutlu olmanın bin bir yolu vardır. Hayattan bunalan, yolunu arayan insanların durumunu anlatan görüşler: 

      Sosyal medya fenomeni Ayhan Koç, namı diğer Benekli Ayhan: “Memurlar emekli oluyor, 70-80 yaşında hala çalışıyorlar. Çocuğun askerliği var, oğlanın-kızın düğünü var, evin eşyası eskidi. Evim altta üste çıkayım, arabam eskidi arabayı yenileyim. Biter mi bu dert. Adam emekli oluyor, hatta olmadan ölüyor. Ya da oluyor 80 yaşında evden çıkamıyor. Ne yapacaklar bunlar parayı, deli mi abi bunlar. Oğlunda, kızında kendi çalışsın kendi alsın.”

      Yeryüzü öğretmeni ve ikinci Mesih Hintli Filozof Juddi Krishnamurti: “İnsanın içinde bütün dünya vardır ve eğer nasıl bakman ve öğrenmen gerektiğini bilirsen, dünyanın kapısı orada ve anahtar senin elindedir. Yeryüzünde senden başka hiç kimse ne sana o anahtarı verebilir ne de o kapıyı açabilir.”

      Spirtüel yasalar kitabı yazarı Diana Cooper: “İçinizdeki huzuru sağlamak, huzurlu bir yaşamın anahtarıdır. Spirtüel (Ruhsal, manevi) yasaları anlayıp onlara uygun yaşayarak dünyada cenneti yaratabiliriz. Dünyadaki cennetin anahtarı kendi elinizde. En büyük mutluluğumuz insanlığa ve evren’e hizmet etmektir. Dünyadaki cennet budur. Bu sayede mutlu, huzurlu ve uyumlu bir yaşam sürebiliriz. Başkalarıyla iş birliği yapabilir, onlara bazı yetkiler verebiliriz. Egomuzun arzularını salıvererek hayatımızı kutsallığa adayabiliriz. Fakat insanlar bu yasaları unuttuğu ya da onları göz ardı etmeyi tercih ettiği için dünyadaki yaşam bir meydan kavgasına dönüşmüştür. İnsanlar fiziksel ve cinsel duyularına fazla odaklandıkları için, öfke, acı ve korku baskın duygular olmuştur. Bizler çok boyutlu varlıklarız. Bir kısmımız düşük frekanslı negatif duygulara saplanıp kalmışken, bir kısmımız da Evren’e şefkat ve sevgi ışığını yaymaktadır. Yukarıda nasılsa, aşağıda da öyledir. Evren’in ilk yasası budur. Dünyada nasılsa, cennet de de öyledir. Siz mutlu olduğunuzda cennet şenlenir. Tanrı’nın arzusu, sizi neşelendiren, tatmin eden ve kendinize değer vermenizi sağlayan işler yapmanızdır.”

      Yazar Gerald Jampolsky: “Hüzünlü geçmiş, hüzünlü geleceği davet eder. Her birimiz zihinsel barışa yönelerek akıllarımızı birleştirdiğimizde sevginin bilincimize doğuşu önündeki engelleri ortadan kaldırabiliriz. Bunun için mucize önermeyi kendi yaşamımıza uygulayıp hüzünlü geçmişimizi kapatarak, geçmişteki incitildiklerimizin gelecekte tekrarlanmasını engellemek için önlemler alırız. Böylece geçmişle gelecek tek zaman dilimi haline gelir. Korktuğumuzda, kederliyken sevemeyiz; suçluluk duygusuyla yaşarken sevemeyiz. Kederli geçmişten kurtulup, herkesi bağışladığımızda sevgi ve birliği yaşarız. Sevgi ve korku iki duygudur. Birincisi bizim doğal yapımız, diğeri ise beynimizin ürünüdür. Bağışlayıcı olabilirsek ve kendimiz de dâhil herkesi suçtan ve suçlamalardan özgür kılarsak korkuyu yenebilirdik. Sevgi korkudan özgürleşmektir.”

      Kutsal yaşam kitabı yazarı Neale Donad Walsch: “Doğa, evren ve diğer insanlarla bir arada, birbirimizin varoluşunu destekleyerek var olmamız mümkün. Yaşamlarımızı neşeyle uyum içinde ve acılarımızın büyük bir kısmından kurtularak yaşayabiliriz. Gerçeği söyleyebilme ve işe yaramayanı değiştirebilme yeteneğimiz var. Fiziksel, zihinsel ve ruhsal anlamda iyi ve mutlu bir şekilde yaşamak kendi elimizdedir. Herkesin içindeki ilahiyi yücelten, dünyayı seven ve onun üzerinde zarafetle yürüyen, bedenine yaşayan ruhun tapınağı gibi davranan kutsalca bir yaşam sürdürmek olasıdır. Bir tek düşünce bile yeni bir pencere açar ya da daha fazla mutluluğa açılan bir kapı aralar. Sürekli neşeli olup da sürekli hasta olan insan pek yoktur. Kişi ne kadar olumluysa o kadar sağlıklıdır.”

      Tanrılar okulu yazarı Stefano D’Anna: “Dünyanın tüm problemlerinin başlıca sebebi ve esas kaynağı insanoğlunun kalbinde bulunan bir kara delik. Bütün dünyevi kötülükler, adeta bir Pandora kutusu misali, bu kara delikten çıkıp dünyanın her tarafına yayılmaktadır. İnsanlık olumsuz düşünür ve hisseder. Dünya üzerindeki en korkunç hastalık Aids veya Kanser değildir. Ya da en gerçek felaketler kirlilik, işlenen suçlar, savaşlar veya dünyanın bazı bölgelerinde yaşanılan yoksulluklar da değildir. Dünyanın en büyük felaketi, hastalığı insanoğlunun olumsuz hisleri ve çatışmacı düşüncelerinin cehennemidir. Dünyayı, insanların olumsuz düşünceleri ve hisleri şekillendirmektedir. Kişinin ilerleyebilmesi, kaderini değiştirmesi için, parçalanmış psikolojisini birleştirmesi, kötü düşünce ve inanç sistemini değiştirmesi, eski zihin yapısını, önyargılarını ve batıl inançlarını terk etmesi gerekmektedir. İnsan, kâbuslarını ve düştüğü tüm kötü durumlarını ortaya çıkaran, kendisini alaşağı eden düşleme şeklini ve olumsuz düşüncelerinin zulmünü öncelikle kendi içinde, derininde/özünde, kökünden kurutmalıdır. Yoksulluğu da düşleyebiliriz, zenginliği de düşleyebiliriz, cehennemi de düşleyebiliriz, cenneti de düşleyebiliriz. Ölümü de düşleyebiliriz, sonsuz bir yaşamı da düşleyebiliriz. Hepsi bize bağlıdır: Dünya bizim onu düşlediğimiz gibidir. Dünya sensin” İsa Mesih’in (a.s) “Mutluluk içten gelir, tanrı sevgidir” sözünde olduğu gibi sevgi ellerinizde, içinizde. 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Erdal CANBOLAT  -  15-03-2022 - 21:45
Yener kardeşim ,Hayat neşen,pozitifliğin,samimiyetin eksilmesin,yine çok güzel yazmışsın emeğine yüreğine sağlık...
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Ahmet ULUSOY
Hidayet DOĞAN
Rabia Saylam TAŞDEMİR
Sami GÜLER
Dede BULUT
Şevket ÖZSOY
Erol Serkan KILIÇ
Yener KAZAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Eylül 2022 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net