29 Eylül 2022 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Hayata saygı duruşu
Hayata saygı duruşu
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
  YAZARLARIMIZ
Ölüme Nasırlaşmak
10 Şubat 2022 Perşembe Bu yazı 6031 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Hayatın en büyük gerçeği ölüm gerçeğidir. Yaşanılan hayat belki de sanal bir algıdan başka bir şey değil. Başlayan ve zaman dediğimiz sürecin sonrasında mutlaka biten bir ömür.  İnsan, en büyük özelliklerinden birisi olan alışabilme özelliği sayesinde ölüm denilen gerçeği de çok kısa sürede kabullenebilmekte ve kanıksamaktadır.
            Hemen her gün televizyonlarda, gazetelerde, yaşadığımız çevremizde,  yakınlarımız içerisinde veya dünyanın herhangi bir ülkesinde meydana gelen ölümlü bir habere şahit oluruz. Zamanla bu ölüm haberleri insanda sıradanlaşmaya başlar ve ölüme nasırlaşırız âdeta. Gerçekte kaybolan bir candır. Uçup giden ruhtur. İnsandır hayatını kaybeden, tüm sevdiklerini, evini, yurdunu, malını, mülkünü bırakıp giden. Ne tuhaf bir gerçektir ki ölüm gerçeği, böylesine insan hayatının içerisinde her gün,  her saat, her dakika  sürekli karşımızda, yanı başımızda, içimizde, benliğimizde. Belki de hiç mi hiç alışamayacağımız bir durumdu ölüm. Yaşarken bir gün mutlaka öleceğini bilerek yaşayan tek varlık insan. Bu nedenledir ki insana hangi yükü yüklerseniz yükleyin alışır ve bu yükü taşır. Her çeşit derde çileye efsunludur insan. Daha kabristana cenaze defnedilirken bile kazma kürek sesleri arasında dünya işlerini konuşan insana şahit oldunuz mu? Mezarlıkta defin sırasında, aldığı arabanın, evin reklamını yapanlar, Bankaya olan borcunu sayıklayanlar, mezarlıkta gördüğü insanların dedikodusunu yapanlar bizler değil miyiz?
               Nasıl bir nasırlaşmaktır ki bu durum, insanoğlunu böylesine apaçık bir gerçek önünde dahi vurdumduymaz yapabiliyor. Yaşadığımız bu pandemi günlerinde her akşam ülkemizde yüzlerce insanın 24 saat içerisinde salgından dolayı hayatlarını kaybettiklerini duymaya o kadar alıştık ki ölüm sayısı 100’ün altına indiğinde  bugün hiç kimse ölmemiş gibi algılıyoruz. 50’nin altında ki ölüm sayılarının neredeyse haber yapılmaya bile değmeyecek bir algısı hâkim olmaya başladı toplumlarda. Trafik kazalarında ki ölümler çok sıradan,  salgından bugün kaç kişi ölmüş kızım bir baksana haberlere. Sanki yarın hava sıcaklığı kaç derece olacak? Hava durumuna bir baksana der gibi.  Algı sıradan fakat ölüm dehşetli bir hakikat. Kime, ne zaman, ne şekilde ve kaç yaşında gelecek?  Ölümün heybetinden haberi olsa denizler kudurur, dağlar ortasından yarılırdı. Kör insanın göremediği ve omzunda taşıdığı ecel, tüm azametiyle her saniye canlara kıymaya devam ederken toprak ise insan etine aç ve asla insan etine doymuyor.
                Göz açıp kapayıncaya kadar geçip giden ömür ve mutlaka bir gün ecelin hanemize misafirligi ile nihayetini bulacaktır. Öyleyse esas olan, ne zaman ve nereden geleceğini asla bilemediğimiz ölüme karşı nasırlaşmak ve duygusuzlaşmak değil, bu gerçeğin karşısında her an, her zaman hazırlıklı olmaktır. Dünya hayatına karşı aşırı bağlılık, mal, mülk ve para sevdası ölüm gerçeği karşında insanı bir taş veya bir ağaç kütüğü gibi sorumsuzlaştıran ve duygusuzlaştıran en başlıca nedenlerdendir. Ölüme karşı duygusuzlaşmış kalabalıkların içerisinde, yaşayan birer ölüden farkı olmayan insan, ne denli kendisini saklamaya ya da kandırmaya çalışırsa çalışsın er geç bu hakikatle yüzleşme durumundan asla kaçamayacaktır.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Dost  -  10-02-2022 - 10:22
Yazar ne güzel dile getirmiş. Güneşin her batışı bir ölüm, her doğuşu bir diriliştir. Her gece, bir ölüm, her sabah bir dirilişi yaşar güneş altındaki bütün canlılar. Bakmasını bilenler, baktıklarında görenler için güneşin doğuş ve batışı, her an ölümün ve hayatın yaratılışını ispatlayan, ahirete imanı seslendiren bir ayettir.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Ahmet ULUSOY
Hidayet DOĞAN
Rabia Saylam TAŞDEMİR
Sami GÜLER
Dede BULUT
Şevket ÖZSOY
Erol Serkan KILIÇ
Yener KAZAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Eylül 2022 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net