29 Eylül 2022 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Hayata saygı duruşu
Hayata saygı duruşu
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
  YAZARLARIMIZ
ÇİVİSİ ÇIKMIŞ ÜLKE 2
07 Şubat 2022 Pazartesi Bu yazı 7716 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Önce mürebbiyenin terbiyeye ihtiyacı var”

Karl Marks

 

      İşsizlik, pahalılık, gelir adaletsizliği, eğitim, sağlık, konut, istihdam, üretimsizlik, sanayileşememe, vb. birçok kronikleşmiş sorunlar altında bocalayan, milli ve kişisel gelirini artıramayan, kargaşa içinde bulunan ülkemiz tarih boyunca neden bir türlü müreffeh ve refah ülkesi olamamıştır? Neden teknolojik yeni bir icat yapamamaktadır? Bilişim alanında dünyanın ileri düzeydeki firmaları gibi ülkemize özgü dünyaca genel kabul görmüş akıllı telefon, bilgisayar, laptop, chip, ram, rom, cpu gibi markalar üretip büyük paralar kazanamıyoruz? Daha bunun gibi yüzlerce olumsuz sorunları sayabiliriz.

      Ocak 2022 tarihi itibariyle ülkemiz nüfusunun dörtte biri sosyal yardımlarla ayakta kalabildiği istatistiklerden öğrenmekteyiz. Sorunlarımız belli ancak bu sorunlarımıza çözümler üretemiyoruz. Üstelik ülkemize ait akla, mantığa aykırı anormal yapısal sorunlar yüzünden sorunlarımız azalmıyor, günden güne çoğalıyor. Nedir mi bu anormal yapısal sorunlar? Bunlardan bazıları. Al sana hakikat!

      Ekonominin çarklarının dönmesinin en önemli faktörleri olan üretim, istihdam yaratan, ülkenin kalkınmasına katkıda bulunan atölye, fabrika, işletme, tesis gibi işyerleri açmayıp, hiçbir riske girmeden, işçi çalıştırmadan, personel gideri, sigorta primi, kurum karşılığı, kira, aydınlatma, ısıtma, kırtasiye, su, elektrik, vasıta vb. masraflar yapmadan onlarca, yüzlerce konut satın alıp sırtının üzerine yatıp kira geliri sağlayan tefeci zihniyetli, rantiyeci insanlar yüzünden ülkemiz bir türlü kalkınamamaktadır. AB ülkelerinde vatandaşları yüzlerce konut alamaz, ülkenin sistemi, yapısı, düzeni kolay yoldan para kazanmaya izin vermez.

      Ülkemiz öyle bir hale geldi ki yüzlerce binlerce yanlışlıklar, düzensizlikler, yasal yolsuzluklar, yasal hırsızlıkların ardı arkası kesilmiyor. Örneğin şirketiniz adına aldığınız araçların bazılarını aile fertleriniz ve yakınlarınız kullanması halinde giderlerini şirkete masraf gösterebilirsiniz. İşsiz, mesleksiz, niteliksiz, vasıfsız kişi dahi olsanız, trilyonluk otomobil, konut, yat, yalı alabilirsin, kimsede sorgulayamaz.

      Kamu yöneticileri 50 yıldır suç işleyip devletin, milletin, halkın zararına yönelik sevk, idare ve yönetim yapmış ancak hiçbir bedel ödememiştir. Şöyle ki: Sosyal Sigortalar Kanunu, Emekli Sandığı Kanunu, İş Kanunu, Mevzuat ve  Yönetmeliklere göre kamu kurumlarında “masa başı fikri işlerde İşçi çalıştırılması yasaktır.” Buna rağmen on binlerce işçi masa başı işlerde çalıştırılmış, çalıştırılmaktadır. İşçi tanımı ise: “İş Kanunu, ağır ve tehlikeli iş tüzüğü, iş güvenliği hükümlerine göre, bir hizmet akdine bağlı olarak bir işverene tabi, bedeni işlerde çalışan kişiye işçi denir”. Çalıştığı bedeni işin karşılığında ücret alır. Kesinlikle masa başı işlerde çalıştırılamaz. Oysa PTT, Telekom, Tedaş ve diğer kamu kurumlarında tam 50 yıldır masa başı işlerde işçi çalıştırılmış, halen çalıştırılmaktadır. İşin en garibi 80’li yıllarda bir kamu kurumu olan PTT/Telekom’a işçi olarak işe alınan birlerce bayan işçinin hizmet akdinde “Künk kazar, menholde çalışır, telefon tesisi çeker…” gibi anormal hükümler bulunmaktadır.

      Soruyorum size ömrünüzde bir telefon direği tepesinde, ayağında çelik ayakçak, belinde palaska, başında baretle telefon tesisatı çeken bayan işçi gördünüz mü?

      Yardımcı Hizmetler Sınıfında temizlikçi, evrakçı, odacı, hizmetli, sekreter vb. kadrolarında çalışanların büyük bölümü iş kanunu hükümlerine göre işçi statüsünde işe alınmış, ehliyetine, liyakatine, tahsiline, branşına uygun olmayan masa başı fikri işlerde, yani tehlike derecesi olmayan memur işlerinde çalıştırılmıştır. 6 ikramiye, randıman primi, tamamı devlet tarafından karşılanan Analık Primi ile İşsizlik Sigortası Primleri, İş Kazası ve Meslek hastalığı primleri, Kurum Karşılıkları, yüksek miktarda Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, giyim, yol, yemek koruyucu gıda, sabun, havlu, vb. onlarca ek ödeme yapılmış, gariban işçiler ise yer altı kanal pisliğiyle dolmuş menhollerde, elektrik, telefon direklerinin tepesinde ölümle yüz yüze çalışırken torpilli masa başı işçiler hiçbir riske girmemiş, üstelik başındaki amirlerinden fazla ücret ödenerek devlet yıllarca zarara uğratılmış, halende uğratılmaktadır. Bu kanunsuzluklara ortak olan, siyasiler, yöneticiler, çalışanlar hiçbir bedel ödememişlerdir.

        İkramiye, randıman primi ve diğer ödemeler “üretimi, verimi, kaliteyi artırmak üzere ödenen teşvik mahiyetindeki ücretlerdir.” Oysa masa başı iş fikri bir iştir, kafa işidir bu işlere ödenen ücret tehlike derecesi fazla olmadığından düşüktür. Masa başı işlerde çalışıp ta elini kolunu koparan, iş kazası geçiren memura rastlanmamıştır.

     Kamu kurumlarında odacı, güvenlik görevlisi, bekçi vb. Yardımcı Hizmetler sınıfı personeli ile İş Kanunu hükümlerine tabi binlerce işçi kurum içi sınav ya da sınavsız olarak kadroya geçirilerek vasıflı, kariyerli, nitelikli, çalışanlarla aynı statü verilmiş kamu kurumlarının ve kamu görevlilerinin itibarı, kalitesi düşürülmüştür.

      Bunlara benzer ülkemizde yüzlerce yapısal anormallikler ve yanlışlıklar vardır. Bu gibi anormallikler yüzünden sistem, yapı bir türlü düzelememekte, üretime, istihdama, zor olan işe kimse girmemekte, ülkenin her ferdi kolay iş peşinde, kamuda masa başı iş peşinde, torpil peşinde yani helal olmayan kazanç peşinde koşmaktadır. Kimse de ülkenin kalkınması, gelişmesi düşüncesi yoktur. Herkes “ben nasıl kısa sürede köşeyi dönerim, nasıl zengin olurum, nasıl üst makamlara gelebilirim gibi düşünceler peşinde koşmuş, koşmaktadır.

                Sonuç: Kamu düzelmeden hiçbir şey düzelmez. 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Erdal CANBOLAT  -  08-02-2022 - 16:50
Yener kardeşim; bu haftaki yazınızda toplumun sorunlarından en önemlisi konulara değinerek, gerçeklerle yüzyüze kalınmış evet kamu düzeni olmadan toplumlar yükselemez,kalkınamazlar, inşallah yetkililer, siyasiler ve toplumda yaşayan biz fertler bir nebze olsun Hukuk devletinde doğru olanı yaprak ülkemizin kalkınmasını sağlamalıyız. Yüreğinize sağlık ,Teşekkür eder saygılarımızı sunarız...
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Ahmet ULUSOY
Hidayet DOĞAN
Rabia Saylam TAŞDEMİR
Sami GÜLER
Dede BULUT
Şevket ÖZSOY
Erol Serkan KILIÇ
Yener KAZAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Eylül 2022 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net