10 Ağustos 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Araçtan Ectasy Çıktı
Araçtan Ectasy Çıktı
  YAZARLARIMIZ
ÇİVİSİ ÇIKMIŞ ÜLKE 1
31 Ocak 2022 Pazartesi Bu yazı 6272 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

“Ortalık karıştı düzen bozuldu,

Yetiş ya Muhammed (s.a.v.) ya Ali (r.a)”

Mehmet Arslan

 

Sadece çürümüş toplumlar bağırıp, çağırabilir.

Emil MichelCioran

 

 

      Ocak 2022 tarihi, kamu ile özel kurum ve kuruluşlardâhilher alanda, her sektörde ülkenin çivisi çıkmış, kontrolden çıkmış bir görünüm halini almıştır. Haklı haksız herkes bağırmakta, feryat etmektedir. Bağırmadan sesini duyuran yok gibi. Herkes bağırıyor. Sokaktaki sade insan da bağırıyor, iki-üç maaş alanda bağırıyor, bankada milyonlarca döviz mevduat hesabı olanda bağırıyor, yüzlerce evi olup kira geliri alan da bağırıyor. Ülkede bağırmadan konuşan din adamı bile yok. Hâlbuki Yüce YaradanLokman Suresi 19. Ayetinde “Yürüyüşünde ölçülü ve dengeli ol, sesini yükseltme! Unutma ki, seslerin en çirkini eşek sesidir.” Diyerek tüm insanlığı uyarmaktadır.

      Bu gün her ferdimiz kendinihaklı görebiliyor, kendini haklı çıkartacak gerekçe gösterebiliyor. Hiç haksız yok gibi.

      Ülkeye, insanlığa, ailesine fayda sağlamamış, bir değer üretememiş ama “açım nerde bu devlet” diye bağıranlar,

      Köyündeki evini kapatıp Ankara’daki ikinci evine yerleşmiş “doğalgaz pahalı” diye bağıran emekliler,

      Gece-gündüz, kar-kış demeden ömür boyu çalışıp emeğinin, alın terinin karşılığını alamayıp haklı bağıranlar,

      “Ekmek bulabiliyorsan haline şükret” diye bağıran tuzu kurular,

      Felsefe, mantık, sosyoloji, antropoloji, psikoloji, tarih, siyasi, edebi, idari vb. alanda bir kitap dahi okumamış, eğitim almamış,tek bir kitaba inanmış ama Türkçe mealini bile yarım yamalak okumuş, onu da yanlış anlamış,facebook, tiwetter, instagram’da yüzlerce kes yapıştır tarzı dini metinler, resimler paylaşıp bizimtarikata, bizim cemaate gel tarzında bağıranlar,

      Ömründe hiçbir fakire, fukaraya, çaresize yardım etmediği halde, “gerekirse soğan ekmek yeriz” diye bağıranlar,

      “Herkesin din dersi beş, bu kadar hırsız nereden çıktı. Kolonları kesip galeri yapan da beş aldı, ölen de... Din öğrenilen bir şeydir, ahlak keşfedilen bir şeydir. Din ve ahlak dersini koyarsan olmaz, onlar yine kolon keserler. Din ve ahlak bir arada olmaz” diye bağıran profesörümüz,

      “Bugün ülkemizde kazanımların çoğu haksız” diye feryat ederek bağıranünlü bir tiyatrocumuz. 

      “Ben hırsızım, girdiğim evlerde ev sahipleri hiçbir şey saklamıyor, çalacak hiçbir şey bulamıyoruz, güç durumdayız, devlet bizlere yardım etsin”diye sokak röportajında bağıran genç bir delikanlı…

      Kısaca bugün ülkemizin her yerinde herkes bağırıyor.Haklı olanda bağırıyor, haksız olanda bağırıyor, çalışan da bağırıyor, çalışmayanda bağırıyor, işi-ekmeği olan da bağırıyor, işi-aşı olmayanda bağırıyor.

      Çoğudevletten yardım bekliyor.Aç olanda bekliyor, katrilyonluk malı, serveti olup, aç gözü bir türlü doymayan, daha fazla kazanmak isteyen de devletten teşvik, yardım bekliyor. Bağırarak sesini duyurmaya çalışıyor.

      Ülkede öyle bir oluşum, beklenti oluştu ki herkes;“ben vergi ödemeyim başkası ödesin, ben askere gitmeyim başkası askere gitsin, ben kolay işte çalışayım başkası ağır, tehlikeli işlerde çalışışsın”diyen, kendini ülkücü, yurtsever, vatansever, ulusalcı, İslamcı, dinci sayıp her türlü yanlışı yapanlar,

      Trilyonluk otomobillere, yalılara, servetlere sahip olup, “vergi barışı yaparsan, teşvik verirsen, sigortasını ve kurum karşılıklarını ödersenişçi çalıştırırım yoksa işçi çıkartırırım”diyerek devletle pazarlık yapan işverenler,

      TYT sınavında fen bilimleri alanında bir tek soruya cevap veremeyen327.000 öğrenciye eğitim verip kendinde hiçbir kusur görmeyen, yılda170 iş günü çalışıp “nerde bizim 3600 ek göstergemiz diye bağıran” öğretmenler,

      Emekliliği geldiği halde kapsamlı ve derin bir evraka yazı yazamayan memurlar,

      Köylüden 4 liraya aldığı nohut’uleblebi yapıp fahiş fiyatla 48 liraya satan,kendini haklı gören leblebiciler,

      Haksız ihaleler, teşviklerle trilyonları götürüp kendisini namuslu, itibarlı sayan iş adamları,

      Binlerce yanlışlıkları görüp şahsi çıkar ve menfaatleri uğruna yanlışlara sahip çıkan ülke insanları.

Velhasıl herkes, ülkenin nerdeyse tamamına yakını her konuda kendini haklı görüyor.

Ancak “Kâinatın da bir kuralı, yasası vardır,doğru birdir, hakikat birdir, iki yanlış bir doğru etmez”derler.

Öte yandan"İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır.(Necm, 53/39),

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol (Hud Suresi 11),

“Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırırım, başlarından belayı eksik etmem. (Yunus suresi 100)ayetleri ile Yüce Yaradan;  dürüst çalışıp, dosdoğru olanın, aklını kullananın hiçbir sıkıntıya düşmeyeceğini emretmektedir.  Aksini yapanlar hiçbir sorununu çözemez, yukarıdaki türkü sözlerinde olduğu gibi hep başkasından yardım bekler.

      Eğer bir toplumda herkes her konuda şikâyetçiyse, sorunlarına aklı, mantığı ile çare bulamayıp sürekli bağırıyorsa, yakınıyorsa o toplumda arıza vardır.Arızalı toplumdur o toplum. Ve arızalı toplumlardainsaf, merhamet, doğruyu söyleme, hakikat, rahmet ve bereket yoktur. Böyle toplumların sonu hüsrandır. (Devamı haftaya)

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Erdal CANBOLAT  -  31-01-2022 - 11:38
Yener bey kardeşim; bu haftaki yazınız ne güzel olmuş gerçekleri dile getirmiş her konulara, her tele dokunmuş sunuz, toplumun sesi olarak biz okuyuculara doğruları ve nasihatları , gerçekleri aktararak bilgi dağarcığımızda ki yanlışların önüne bir kez daha geçtiniz, doğruları öğrendik çok teşekkür eder saygılarımı, hürmetlerimi sunar, iyi ki varsınız. Yüreğinize kaleminize sağlık kardeşim...
Dost  -  31-01-2022 - 10:08
Yener Bey; tüm unların sebebi şükrün az olmasından kaynaklanıyor. Şükretmeyen insan bağırır da, çağırır da, isyanda eder. Şükretmek istememek değildir. Yetinmekte değildir ama elindekinin değerini bilmektir. Elinize sağlık.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Bahattin AKYÖN
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Sadettin KARALÖK
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Ağustos 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net