24 Mayıs 2022 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Köprülü Kavşak Çalışmasında Sona Gelindi
Köprülü Kavşak Çalışmasında Sona Gelindi
Çok güzel bir mutfağımız var
Çok güzel bir mutfağımız var
Kızılay Uçurtma Şenliği İle Çocukları Sevindirdi
Kızılay Uçurtma Şenliği İle Çocukları Sevindirdi
Hira Nur Doğan, Türkiye Şampiyonu
Hira Nur Doğan, Türkiye Şampiyonu
  YAZARLARIMIZ
İLK KADIN SENDİKACI
19 Ocak 2022 Çarşamba Bu yazı 3826 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

DERVİŞE KOÇOĞLU (1918 Lefkoşe-5 Ocak 2002, Ankara)

 

Dervişe hanımın kızlık soyadı “TÜRKEŞ”tir. Rahmetli Alpaslan Türkeş’in baba bir anne ayrı kız kardeşidir.

Hayat Hikayesi

İstanbul Çapa Kız Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Bandırma Yaprak Tütün Bakım İşleme Evi’nde işe başlar. Daha sonraki yıllarda sendikal faaliyetlere katılarak kısa zaman içerisinde yönetim kuruluna seçilme başarısını gösterir. Yine bir sendikacı olan kürt kökenli Sabahattin Koçoğlu ile evlenir. Bir erkek çocuğu vardır.

1955 yılında ilk kez Başkan seçilir. Daha sonraki yıllarda; 26 Mayıs 1957, 16 Ağustos 1959, 12 Kasım 1961, 11 Şubat 1962, 30 Kasım 1963, 29 Ağustos 1965, 14 Mayıs 1967 tarihlerinde yapılan genel kurullarda ‘Bandırma, Balıkesir, Çanakkale Havalisi Tütün Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçiler Sendikası’nın başkanlığına seçilir.

Dervişe Koçoğlu, 19 Ağustos 1968’de kurulan Tekgıda-İş’in kurucular kurulunda da görev alır. Türkiye Tütün Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçiler Sendika Federasyonunun 5 Aralık 1969’da kendisini feshederek Tekgıda-İş’e katılmasıyla birlikte Federasyon üyesi olan Bandırma Şubesi de fesih kararı alarak Tekgıda-İş’e katılır.

5 Temmuz 1970’te yapılan genel kurulda Bandırma Şube Başkanlığına seçilen Dervişe Koçoğlu, 1 Ekim 1972’de Tekgıda-İş’in genel kurulunda ise üst kurul delegeliğine seçilerek, 21 Aralık 1975’te yapılan genel kurulda hiçbir yönetim kademesinde yer almayarak aktif sendikacılık hayatını sona erdirir. Toplam 11 dönem sendika başkanlığı yapan Dervişe Koçoğlu, bundan sonraki yaşamını İstanbul’da sürdürür ve 5 Ocak 2002’de Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde kanserden yaşamını yitirir.

Derviş Koç Oldu

Sendikacılık Ansiklopedisi’nin, Bandırma Belediyesi başlıklı bölümünde Bandırma Balıkesir Çanakkale Havalisi Tütün ve Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası maddesinde Tek Gıda-İş arşivinden farklı olarak 16 Ocak 1955 yılında sendika başkanlığına seçilenin Derviş Koç olduğu yazıyordu. 1955’ten 1969’a kadar yapılan genel kurulların hepsi teker teker veriliyordu üstelik. Her yerde isim aynıydı: Derviş Koç. Ansiklopedide maddeyi yazan her kimse, “Sendika başkanlığı kadınların görevi değildir” diye düşünmüş olmalıydı.

Kemal Sülker’in Türkiye Sendikacılık Tarihi kitabında Türkiye Tütün Müskirat ve Yardımcı İşçiler Federasyonu’nu tanıtan bölümde, federasyonun kuruluşu ele alındığı ve 1952 yılı söz konusu olduğu için ismi geçmiyor. Ama Kemal Nebioğlu’nun yazı işleri müdürlüğünü yaptığı Petrol-İş Dergisi’nin Ağustos 1958’de çıkan 4. sayısında, genel kurulda sendikanın idare heyetine seçilen ama Türk-İş delegeliğine seçilemeyen Dervişe Koçoğlu ile ilgili şu yorum yapılmış: “Mücadele büyük oldu. 31 namzet arasından 12 kişi seçilirken eski delege, kıymetli kadın idareci Dervişe Koç seçilemiyordu. Birçok sendikacının samimiyetle üzüldükleri bu konuda akıl başa sonradan geliyordu.”

“Sanduktan Sendikaya Tek Gıda-İş’in Hikâyesi” isimli kitabında Zeliha Etöz, Türkiye Müskirat Tütün ve Yardımcı İşçi Sendikaları Federasyonu’nun 28 Temmuz 1956’da yapılan 3. Genel Kurulu’na değindikten sonra, “Bu genel kurulda asil idare kurulu üyeleri arasında ilk kez bir kadın sendikacı da vardır. Balıkesir - Çanakkale ve Havalisi Gıda ve Yardımcı İşçiler Sendikası’ndan olan Dervişe Koçoğlu 1948’den beri aktif sendikacıdır.” Burada söz konusu olanın 9 sendikayla kurulan, daha sonra da 19 sendikaya kadar çıkan bir federasyon olduğunu hatırlatmadan geçmeyelim. Yani bugünün konfederasyonlarının yerini tutabilecek bir örgütlenmeden bahsediyoruz.

Tek Kadın Sendika Başkanı

1 Mart 1966 tarihli İşçi Davası Gazetesi’nde yer alan “Tek bayan sendika başkanı” başlıklı yazıda hakkında şunlar yazıyor: “Türk-İş tarafından İsveç ve Amerika’ya gönderilen ve bu seyahatlerden geniş malumat ve muvaffakiyetle dönen sendikanın başkanı Dervişe Koçoğlu ve arkadaşları yalnız TEKEL’de değil, gıda işkollarında çalışan işçilere de el atmıştır.”

Gazetede Koçoğlu’nun fırın işçilerinin örgütlenmesi için neler yaptığı şöyle dile getiriliyor: “Bilhassa kanun nizam tanımayan bazı fırın işverenleri ile büyük mücadeleye girişerek bu işyerlerinde günde 16 saat boğaz tokluğuna çalıştırılan ve istismar edilen, ezilen işçilerin insan şeref ve haysiyetine yaraşır ücrete ve istirahata kavuşmaları için günlerce devam eden grevin başında sabahlara kadar nöbet tutan ‘bayan’ sendikacımız işverenlerin şikayeti yüzünden mahkemelere, savcılara kadar ifade vermekten yılmamış, neticede haklı direnmeleri müspet sonuç vererek işverenler dize gelip mağdur işçilerin her türlü hakları toplu sözleşme ile elde edilmesinde büyük muvaffakiyet sağlamıştır.”

Dergi, Dervişe Hanım’ın kadınlık görevlerini dikkate almadan edememiş, ama yine de denklemi biraz ters kurmuş. “İcabında yavrusunu bile ihmal ederek kendisini işçilere adadı” diyor.

Bandırma’nın yerel gazetelerinden İlkhaber Gazetesi’nde 2010 yılında Bandırma’daki davalarımız isimli köşeyi hazırlayan avukat Turgut İnal, Dervişe Koçoğlu’dan da bahsediyor, şöyle tanımlıyor onu: “Çelik gibi bir iradesi ve dehşet ölçüsünde nefis bir konuşma yeteneği vardı.” Başka türlü nasıl o kadar uzun dönem bir kadın olarak sendika başkanlığı görevini yürütebilir ki?

Kadın

İşçi hareketi içinde kadınlara rastlamak gerçekten zor. Tabiki ülkemizde sadece işçi hareketi içerisinde değil sosyal faaliyetleri içinde kadını görmek çok güçtür. Bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi kadınlar maalesef sosyal faaliyetler içinde yer almamaktadırlar. Bu sorun son günlerde bazı siyasi partiler tarafından kadın kotası adı altında çözülmeye çalışılmaktadır. Kadınların belki yapı itibari ile erkeklere oranla siyasi, sosyal konularla daha az ilgileniyor olması olabilirse de kadınların sosyal faaliyetlerde geri planda kalmalarının en önemli sebebi bana göre toplumumuzda erkeklerin kadınlara biçtiği roldür. Kadınlar anne, eş, evinin kadını rolü kadınların önünü kesmektedir.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener KAZAN
Mesut ARLIER
Şevket ÖZSOY
İlknur TUNEY
Kamil ÖCAL
Sami GÜLER
Hidayet DOĞAN
Şadiye ERYILMAZ
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Mayıs 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net