10 Ağustos 2022 Çarşamba
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Muhtar Hakkında Soruşturma Başlatıldı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Köprüden Düşen Otomobilin Sürücüsü Yaralandı
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Kırıkkale, Cumhur İttifakıyla Şahlanıyor
Araçtan Ectasy Çıktı
Araçtan Ectasy Çıktı
  YAZARLARIMIZ
ÇÜRÜMEK
10 Ocak 2022 Pazartesi Bu yazı 4322 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Geçen zaman, çoğunlukla insan hayatına uzun yıllar tesiri geçmeyenkötü izler bırakmada daima acımasız olmuştur. İnsan çoğu kez zamanın bu kötü gidişine karşı koyamaz. Tüm bedeni ve maneviyatı ile teslim olmaktan başka bir çaresi yoktur.Zaman çürütür tüm ruhi hayatı. Sonunda öyle bir toplum oluşur ki ruhu pörsümüş hayaletler yığınına döner toplum.
              Fransızların "jua" dediği  ya da Arapların "Neşaad" dedikleri iç coşkusu,  hayat sevinci asla eksik olmamalı insanın iç dünyasında. Dünya hayatında karşılaştığı zorlukların derecesi ne denli büyük olursa olsun, insan bu iç coşkusunu asla kaybetmemelidir. Yaratıcı şuur ve benlik buradan gıdasını alarak beslenir. Yaratıcı şuur yoksa insan asla içerisinde  yaşadığı topluma karşı faydalı birey durumuna ulaşamaz. Günlük hayatın meşakkatleri, stres, maddi olumsuzluklar, yalnızlık, tatminsizlik, iç huzurun giderek azalması, ölümler, salgınlar ve sosyal kaos insan ruhunu derinden yaralayan ve alabildiğine çürüten faktörlerin başında gelmektedir. Toplumsal çürümüşlük günümüz dünyasında hemen her alanda kendini her geçen gün iyiden iyiye göstermektedir.
              Sanatın her dalı insanı bir şekilde hayata bağlayan çok önemli bir görev üstlenir. Sinema, tiyatro, resim, heykel, müzik gibi sanatsal alanlar ruhu besleyen en önemli damarlardandır. Ruhta ki ve maneviyatlardaki çürümüşlüğe karşı en etkili panzehir hiç şüphesiz ki sanattır. Eğitim sistemlerinde bu sebepledir ki sanatsal alanların ve derslerin önemi tartışılamaz. Sanatın yanısıra sporunda bedensel ve ruhsal sağlığın diri tutulmasında ki önemi büyüktür.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözünde" Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından birisi kopmuş demektir " deyimi bu gerçeğe parmak basan çok veciz bir anlatıma sahiptir.
           Bireysel çürümüşlük ilerki zamanlar içerisinde yerini toplumsal çürümüşlüğe bırakır. Toplumsal çürümüşlük ise devlet idaresi ve yapısında telafisi imkansız zararlara yol açar. Maneviyatın hızla dejenere olduğu, çürüdüğü toplumlarda bozuk asayiş, terör ve anarşi de asla bitmez. Bu tür toplumlar sürekli bir kaos ve huzursuzluk içerisindedir. Bu nedenle huzurlu bir dünyanın inşaası, yüksek maneviyatlı ve huzurlu bireylerin var olmasıyla mümkündür.
            Bir düşünürün dediği gibi" Sizlere insan vücuduna girmiş en öldürücü bir virüsten daha ölümcül olan şeyi söyleyeyim mi? Bu sey, insanın iç dünyasını kasıp kavuran kederli bir ruh halidir"  Bu sözle huzursuz bir ruh halinin insan maneviyatını ve bedensel sağlığını nasıl çürütüp işlevsiz hale getirebildiğini ve hayatın tüm dinamiklerini, tüm taşıyıcı kolonlarını nasıl da sarsıp yerle bir ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
            Allah sevgisi, vatan sevgisi, insan sevgisi, tabiat sevgisi, hayvan sevgisi ve insanı insan yapan tüm manevi değerler, kültürel miraslar, örf ve gelenekler, toplumsal birlik ve beraberlik, maneviyatların yozlaşıp çürümesine karşı koyan en güçlü ilaçlardır. İnsan sadece et ve kemikten örülü bir canlı değildir. İnsan bir ruh, bir ahlak ve bir benliktir aynı zamanda. Bedeni ayakta tutan ise ruhi sağlık ve manevi dirençtir. Sağlıksız ve huzursuz bir ruh hali baskısı altında asla sağlıklı bir bedensel yapıya ulaşılmaz. Sağlıksız bireylerin oluşturduğu toplumla da sağlıklı bir devlet yapısı inşaa edilemez." İnsanı yaşat ki devlet yaşasın " sözü ile vurgulanmak istenen hakikat budur...

 


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Bahattin AKYÖN
Yener KAZAN
Hüseyin GÜNEY
Sadettin KARALÖK
Ahmet ULUSOY
Sadettin KARALÖK
Rabia Saylam TAŞDEMİR
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Ağustos 2022 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net