29 Eylül 2022 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Hayata saygı duruşu
Hayata saygı duruşu
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
  YAZARLARIMIZ
BUĞDAY EKERSEN BUĞDAY BİÇERSİN
23 Kasım 2021 Salı Bu yazı 5486 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Dünyanın 4. büyük buğday üreticisi ABD de 3 aylık meteoroloji tahminleri yoğun buğday üretimi olan alanlarda kış döneminde kuraklık olacağını göstermekte olup, Buğdayda oluşan fiyat artışının önümüzdeki aylarda daha hızlı olacağı öngörülmektedir. ( Ulusal basın haberi)

En fazla buğday üretimi olan Çin ve Hindistan'da nüfus yoğunluklarından dolayı kişi başı üretim 100 kg ın altında iken bu rakam Litvanya'da 1010 kg, Kanada da 853 kg, Avustralya da 835 kg, Türkiye’de 248 kg dır.

Hollanda dekarda 882 kg ortalama verimle üretim yaparken İngiltere 775 kg, Fransa 684 kg,  Çin 541 kg, Türkiye 296 kg ortalama verim ile üretim yapıyor.

Tüm dünya ile beraber ülkemizde de nüfus hızla artarken, değişen ihtiyaçlar, insanların büyükşehirlerde yaşama isteği, ekonomik zorluklar nedeni ile tarımsal üretim yapılan alanlar azalıyor.

Yeni teknolojiler ve zirai gelişmeler ile yıllara göre dekara verimi artmakta ve bu verim artışı alan olarak günden güne azalan üretimin açığını kapatmakta ise de bu bir yere kadar devam edecek bir yerden sonra kapatamayacaktır.

1990 yılında 54 milyon olan nüfusumuz 2020 yılında 84 milyona çıkmasına rağmen Ülkemiz Buğday+Arpa +Nadas alanı

 

1990 yılında 156 milyon dekar iken

2020 yılında 132 milyon dekara geriledi.

Malesef geçen sezon hububat ekim alanlarında kuraklık afeti meydana geldi. Çiftçilerimizin bir çoğu arazilerine biçer sokamadı. Biçerle dolananlar ise biçer parasını kurtaramadı.

Bu durum tarımsal üretimde her zaman olabilecek bir risktir. Tarım sadece gübre ve ilaçla olabilecek bir üretim değil, hava şartları, atmosferik gelişmeler her zaman önemlidir.

Sizin çok iyi baktığınız , hiç bir masraftan kaçmadığınız tarlanız bir kaç saatte dolu afetinden biçilemeyecek hale gelebilir, 2 gün esecek sam rüzgarı başaklarınızı kurutabilir veya genel bir kuraklık afeti ürünü hasat edilemeyecek hale getirebilir. Bu risk tarımsal üretimde her zaman vardır.

Geçen sene de kuraklık zarar verdi vesselam.

Bitkisel üretimde düşüşün en çok yaşandığı ürün gruplarından birisi tahıl ürünleri oldu. 2021 üretim sezonu rakamları henüz belli olmasa da Tahıl üretiminin geçen yıla göre toplamda yüzde 15 düşüşle 37 milyon tondan 32 milyon tona gerileyeceği tahmin edilmekte.

2020 yılında 20 milyon 500 bin ton olan buğday üretimimizin 2021 yılında 18 milyon ton olması bekleniyor.

Genel düşüşün yanında görüştüğümüz üreticilerimiz sıkıntılarının büyük olduğunu, acilen tohumluk ve gübre almalarının gerektiğini tohumluk ve gübreyi toprakla buluşturmak için uğraştıklarını, geçen sene mahsül olmadığı veya az olduğu için sermayelerinin olmadığını, mevcut kredilerini kapatmadan kredi çekmelerinin mümkün olmadığını söylemekteler.

Ülkemizde tarımsal üretim ekseriyetle aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır. Malesef miras hukukumuz tarımsal işletme büyüklüğünü oldukça azaltmış, verimli üretim yapmaktan uzaklaştırmıştır.

İşletmelerin sahip olduğu tarım arazisi büyüklüğü İngiltere de 538 da, Fransa da 521 da, Almanya da 440  dekarken, ülkemizde işletmelerin % 83 ünün 100 dekar altında, % 65 inin 50 dekarın altında arazide üretim yaptığını üstelik bu arazilerin de en az 4-5 ayrı parçadan oluştuğunu bilerek üreticilerimizden AB ülkeleri standartlarında üretim yapmalarını isteyip, onlarla rekabet etmelerini beklemek adil olmaz.

Ne dünyadan ne ahiretten vaz geçemediğimiz gibi ne köyden ne şehirden vazgeçebiliyoruz.

Azalan arazinin başında beklemeyip asgari ücret ile bir iş bulup şehirde yaşamaya başlayan, tarladan gelen ek gelirle şehirde daha rahat yaşayacağını düşünen büyük çoğunlukta hüsrana uğruyor malesef.

Hububat üretiminde en büyük harcama kalemleri gübre, tohumluk ve mazot.

Üre gübresinin Dolar bazında fiyatları :

02.07.2018   320 Dolar

24.09.2021   660 Dolar

22.10.2021   935 Dolar

Son 3 yılda dolar bazında tüm dünyada 3 katı zam gelmiş. Bizde ise üzerine 2 kattan fazla da dolar kurundan zam geldi, oldu 6 kat.

Mazotu detaylı yazmaya bile gerek yok zaten, tüm dünyada akaryakıt fiyatları hızla artıyor, son zamlarla mazot fiyatı benzini geçti. Yeterli torku üretebilse  traktörler benzinle çalışacak.

Geçen seneki kuraklıktan dolayı tohumluk fiyatları da çok yüksek.

Girdiler artıyor ama buğdayın fiyatı da artıyor doğal olarak. 2018 yılında ekmeklik buğdayı 1,35 TL den alan TMO 2021 yılında 2,25  TL den aldı, yani 3 yılda ekmeklik buğdayın fiyatına ülkemizde % 67 zam geldi, uapılan ithalat rakamları bu fiyatın çok üstünde malesef.

Haklı olarak üreticiler diyecekler ki 3 yılda gübre 6 katı, mazot 3 katı, tohumluk 2 katı artmış buğdayın fiyatı 0,7 katı biz bu işin içinden nasıl çıkalım.

İyide ürün fiyatına da gübre deki gibi 6 kat zam gelsin dersek bu seferde değirmenci, uncu, fırıncı en sonunda ekmek tüketen tüm insanlar ne yapacak, öyle ya o zaman da buğdayın ton fiyatı 9-10 bin lira,  Unun çuvalı 1.500 lira, 1 adet ekmeğin fiyatının 10 lira olması lazım.

Allah üretene de yönetene de yardım etsin kolay değil.

Önümüzdeki bir kaç ay tahıl üretiminde çok önemli, dünyanın yeterli tahıl stoğu yok malesef. Bizim tüm zorlukları yenip üretime devam etmemiz lazım. Her ne kadar değişen tüketim ihtiyaçları kazancımız içerisindeki gıda harcamalarının oranını azaltsa da gıdaya ulaşamazsak geri kalanın asıl ihtiyaç olmaktan çıkacağını göreceğiz.

Çiftçiye acil olarak hububat üretimini artıracak teşvikler ve kolaylıklar sağlanmalı, sermaye yetersizliğinden tarlasını ekemeyen, üretimden uzaklaşan çiftçilere makul ve mantıklı çözümler sunulmalıdır.

Sorunları tamamen çözmek uzun yıllar alacak olsa da kısa vadede özellikle tahıl ve bakliyatta üretimin azalmasını engelleyecek tüm tedbirler hayata geçirilmelidir.

Beamont Flketcher Açlık, kılıçtan bile keskindir demiştir. Unutmayalım ki nüfusu sürekli artan dünyada tarımsal üretim özellikle hububat üretimi ihmal edilecek bir olay değildir.

Buğdayla koyun gerisi oyun demiş atalarımız

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Ahmet ULUSOY
Hidayet DOĞAN
Rabia Saylam TAŞDEMİR
Sami GÜLER
Dede BULUT
Şevket ÖZSOY
Erol Serkan KILIÇ
Yener KAZAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Eylül 2022 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net