29 Eylül 2022 Perşembe
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Hayata saygı duruşu
Hayata saygı duruşu
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Tek hedefleri 5 yıl daha koltukta kalmak
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Yahşihan’ın Elektrik Altyapısı Güçleniyor
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
Kızılay Spor Kulübünde Çocukların Forma Sevinci
  YAZARLARIMIZ
NASIL KENDİNİZ OLABİLİRSİNİZ? – (OSHO)
15 Kasım 2021 Pazartesi Bu yazı 8547 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

   “Kendini tanı kendini tanıyan, haddini bilir, Tanrıyı tanır.”

Antik Yunan Delphi Tapınağı giriş kapısı yazısı


      Kişi nasıl kendisi olabilir? Konusuyla ilgili dünyada iki otorite vardır. Biri Alman dahi filozof, üstün insanın fikir babası Friedrich Wilhelm Nietzsche diğeri asi mistik Hintli filozof Osho. Her ikisi de ateist. Tüm dünyada kitapları milyarlarca okunan iki essiz düşünce dâhisi. Kitapları önyargısız insanlar tarafından okunduğunda sakınca görülmeyen, sabit fikirli, farklı düşüncelere tahammülü olmayan, sormayan, sorgulamayan, düşünmeyen, biatçı, zekâya sahip insanlar tarafından çok tehlikeli ve sakıncalı görülen kişiler olarak tanınır. Büyük düşünce insanı Bosnalı Müslüman Boşnakların lideri ve Bosna-Hersek eski Cumhurbaşkanı Aliya İzzet Begoviç’in“Ateizm dahi kendi içerisinde ilahı bir arayıştır.” tarihi sözüne göre korkulacak bir yanlarının olmadığı anlaşılmaktadır.

      Osho’ya göre kişi nasıl kendisi olabilir:

      “Bu dünyadaki en kolay şey kendisi olmak için kişinin bir şey yapmasına ihtiyaç yoktur; o zaten odur. Başka türlü başka birisi olamaz? Ama değildir. Sorun çıkar. Çünkü toplum herkesi, kişinin zihnini, varlığını yozlaştırır. Toplum sana şeyleri dayatır ve sen de kendinle temasını kaybedersin. Toplum senden olman gereken kişiden daha başka bir şey çıkartmaya çalışır. Seni merkezinin dışına çıkarır. Kendinden uzaklara sürükler. Sana bir İsa gibi ya da bir Buddha gibi olmayı ya da şöyle ya da böyle olmayı öğretir; asla sana kendin olmanı söylemez. Asla sana kendin olma özgürlüğünü tanımaz; zihnine yabancı, dışsal imajları zorla yerleştirir. Rol yapabilirsin ama rol yaptığında asla tatmin olmazsın. Her zaman kendin olmak istersin – bu doğaldır – ve toplum da ona da izin vermez, sorunlar çıkar. Toplum senden başka birisi olmanı ister. Senin taklit olmanı ister. Senin gerçek olmanı istemez çünkü gerçek insanlar tehlikeli insanlardır; gerçek insanlar asidir. Gerçek insanlar öyle kolaylıkla kontrol edilemez, sisteme uydurulamaz. Gerçek insanlar kendi gerçekliklerini kendi tarzlarında yaşar; onlar kendiişlerine bakar, başka şeylerle uğraşmazlar. Onları din adına, devlet, ulus, ırk adına feda edemezsin. Gerçek insanlar her zaman için kendi mutluluğu için vardır. Onların mutluluğu en son noktadadır. Toplum her çocuğun aklını çeler: Çocuğa başka birisi olmayı öğretir. Ve çocuk da yavaş yavaş ikiyüzlülüğü, böbürlenmeyi öğrenir. Toplum: Seninle şu şekilde konuşmaya başlar, sana der ki: Sana ne olmuş böyle? Niçin mutlu değilsin? Niçin perişan haldesin? Niçin üzgünsün? Sonra da Din adamı gelir. Önce seni yozlaştırırlar, mutluluktan, yolundan uzaklaştırırlar – çünkü mümkün olan tek mutluluk vardır ve o da kendin olmaktır ve sonra da gelip sana derler ki: Niçin mutsuzsun? Niçin sefil bir haldesin? Ve sonra da sana mutlu olmanın yollarını öğretirler. Önce seni hasta ederler ve sonra da ilaç satarlar. Bu muhteşem bir tezgâh.

      "Nasıl kendim olacağım" diye sorma. Öykünmeyi, şu başka birisi olma güdüsünü bırak, sadece İsa, Buddha gibi olma arzusunu, komşun gibi görünmeyi bırak. Rekabeti ve karşılaştırmayı bırak o zaman kendin olacaksın. Karşılaştırmak zehirdir. Her zaman için başkalarının nasıl yaptığına odaklı olarak kafan işliyor. Onun büyük bir arabası ve büyük bir evi var ve sen ıstırap çekiyorsun. Onun çok güzel bir kadını var ve sen acı çekiyorsun. O, iktidar ve politika merdivenlerini tırmanıyor ve sen mutsuzsun. Kendini zengin insanlarla karşılaştırırsan, onlarla aynı yönde koşmaya başlarsın. Şayet kendini okumuş kişilerle kıyaslarsan, bilgi depolamaya başlarsın. Kendini azizlerle kıyaslarsan erdem biriktirmeye başlarsın ve bir taklitçi olacaksın. Ve bir taklitçi olmak tüm kendin olma fırsatını kaçırmak demektir.

      Kıyaslamayı bırak. Sen eşsizsin. Hiç kimse senin gibi değil, senin gibi bir kimse hiçbir zaman olmadı ve hiçbir kimse de asla senin gibi olmayacak. Sen basitçe eşsizsin. Eşsiz olmak her varlığın sıradan bir niteliğidir. Eşsiz olmak bir kıyaslama değildir, eşsiz olmak nefes almak kadar doğal bir şeydir. Herkes nefes alıyor ve herkes eşsiz. Canlıyken eşsizsindir. Sadece cesetlerin hepsi birbirine benzer; canlı kimseler eşsizdir. Hayat asla kendini tekrar eden bir döngü izlemez. Varoluş asla tekrar etmez: Hayat her gün yeni bir şarkı söyler, her gün yeni bir resim yapar. Kendi eşsizliğine saygı duy ve kıyaslamayı bırak. Kıyaslamadır suçlu olan. Bir kez kıyaslarsan kötü yola düşmüşsündür. Kimseyle kıyaslama; diğer kişi sen değilsin, sen de diğer kişi değilsin. Bırak başkaları olsun ve sen de kendi varlığının içinde rahatla. Her kim olursan ol tadını çıkarmaya başla. Sana sunulan an’lardan zevk al.

     Kıyaslama hırsı ve şiddeti getirir. Savaşmaya, mücadele etmeye başlarsın, düşman hale gelirsin. Kıyaslarsan sen olamazsın, mutlu olamazsın. Hayat ve mutluluk bir eşya değildir. Tıpkı bahçenin güzelliği gibidir; ona bakıp beğenebilirsin, başka birisi de bakıp beğenebilir. Mutlu olan insanlar mutluluk titreşimleri yaratırlar varoluşa bir nitelik katarlar. Eğer daha çok ve daha çok insan mutlu olursa bu dünyayı daha çok ve daha çok beğenebilirsin. Rekabet terimleri ile düşünme. Unutma, insanlar mutsuzsa senin mutlu olman çok zor olacaktır. Mutluluk herkese sunulmuştur; kalbini açan herkese mutluluk her zaman sunulmuştur.

      Aşkın olan her şey rekabetsizdir ve senin varlığın aşkındır. O yüzden sadece onu araştır. Toplum senin kafanı bulandırdı; sana rekabetçi bir hayatı öğretti. Toplum hırstır; meditasyon hali ve farkındalık hırssızdır. Ve sen HIRSSIZ olduğunda, sadece o zaman kendin olabilirsin.

(Yazı serisinin devamı haftaya)

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Ahmet ULUSOY
Hidayet DOĞAN
Rabia Saylam TAŞDEMİR
Sami GÜLER
Dede BULUT
Şevket ÖZSOY
Erol Serkan KILIÇ
Yener KAZAN
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  29 Eylül 2022 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net