24 Mayıs 2022 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Köprülü Kavşak Çalışmasında Sona Gelindi
Köprülü Kavşak Çalışmasında Sona Gelindi
Çok güzel bir mutfağımız var
Çok güzel bir mutfağımız var
Kızılay Uçurtma Şenliği İle Çocukları Sevindirdi
Kızılay Uçurtma Şenliği İle Çocukları Sevindirdi
Hira Nur Doğan, Türkiye Şampiyonu
Hira Nur Doğan, Türkiye Şampiyonu
  YAZARLARIMIZ
EY ÖZGÜRLÜK, DOL YAŞAMIMIZA
30 Ağustos 2021 Pazartesi Bu yazı 5240 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

"Okulda defterime

sırama, ağaçlara

yazarım adını ..."

Artık yazdığım/ız ad olmaktan çık da gerçekleşerek yaşamımıza dol. Bu imkansız mı gerçekten? Kişiye en büyük engel kendisiy-miş. İyi de en büyük engeli  "Kendimiz" yapan kim/ler?

Evet, "özgürlük"ten söz ediyorum; konuyu yazının girişinde anlamıştınız zaten. İyi de nasıl özgür olalım? Çocukluktan başlıyor demir prangalara mahkûmluğumuz. Bağımsızlığa attığımız küçücük, masum bir adım daha o günlerde kulağımızın çekilmesiyle engellenebiliyor. Belki yanakta bir tokat olup birkaç dakika içinde fiziksel acısı yokluğa karışıyor ama zihinde bir ömür yaşayabiliyor bu engellenme. Sonrası okul yılları. Arkadaşların, öğretmenler, idareci...

Arkadaşların? Of, onları hiç sorma. Gözlüklüysen "dört göz", çalışkansan" inek", tembelsen "teneke", şişmansan "şişko patates", zayıfsan "sarfinaz"... Aslında o yaşlardan belli: İnsanların farklılıklara tahammülsüzlüğü. Ya öğretmenlerin? Gerçekten merak ettiğin bir konuyla ilgili sorular sorsan dersi kaynattığını sanan öğretmeninin parmağını tehditkâr sallaması. Hatta, daha hoşgörüsüz bir öğretmene denk gelmişsen... Hadi bakalım hoş geldin sorgu odasına benzeyen idareci odası! Kafanı sıraya koysan "aylak"sın, kompozisyon yerine şiir yazsan "dalgacı" İlk aşk mı? Sus, onu hiç hatırlatma. Seni anlamaz büyüklerin zehir zemberek dünyası.

Lise, üniversite, iş hayatı, patronlar... Derken gönlüne baharı getireceğini sandığın evlilik. Hele de ailelerin her işe burnunu soktuğu bu "melmekette". Hayırlı olsun, yaptığın her işte hata arayan insan kalabalığına karıştın. Seni sevdiğini söyleyen ama ilk fırsatta yargılayan eş, dost, akraba sahibi oldun alkış! Bu evlilikten bir de nur topu çocuğun mu var şimdi? Harika, uykularının asıl sahibi bile artık sen değilsin. Göreceğin rüya, kuracağın hayal, yaşayabileceğin hayat neredeyse hepsinin efendisi o yumurcak.

Peki ya sen? Sen ne isterdin? Nazlı bir sevgili gibi çok ender zamanlarda kim bilir belki de sadece yalnız anlarında karşına çıkan öz-gür-lü-ğü-nü mü? Doğru duydun.  Ya yalnızlığında özgürsün ya delirdiğinde ya da zor bir olasılıkla seni hiç mi hiç yargılamayacak bir dost bulduğunda. Yani alay konusu olmadığında, anlaşılamasan da saygı duyulduğunda, yargılanmadığında...

Boş ver şimdi tüm bunları da gir o çamurlu suya ve zıpla. Varsın kirlensin üstün başın. Yanağını yaksın anacığının tokadı. Taşların arasından fışkıran bir çiçek bul ve kokla, eve geç geldiğin için kızsa da birileri. Eğer özgürlükse istediğin neye mâl olursa olsun öde o bedeli! 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener KAZAN
Mesut ARLIER
Şevket ÖZSOY
İlknur TUNEY
Kamil ÖCAL
Sami GÜLER
Hidayet DOĞAN
Şadiye ERYILMAZ
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Mayıs 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net