24 Mayıs 2022 Salı
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Köprülü Kavşak Çalışmasında Sona Gelindi
Köprülü Kavşak Çalışmasında Sona Gelindi
Çok güzel bir mutfağımız var
Çok güzel bir mutfağımız var
Kızılay Uçurtma Şenliği İle Çocukları Sevindirdi
Kızılay Uçurtma Şenliği İle Çocukları Sevindirdi
Hira Nur Doğan, Türkiye Şampiyonu
Hira Nur Doğan, Türkiye Şampiyonu
  YAZARLARIMIZ
ÇOK OKUYAN MI, ÇOK GEZEN Mİ BİLİR
14 Nisan 2021 Çarşamba Bu yazı 10788 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Çok okuyan mı çok gezen mi bilir deyimi hemen hemen liseyi okumuş birçok kişi edebiyat dersinde münazara konusu olarak işlemiştir. Bende birkaç kere öğretmen okulunda edebiyat dersinde böyle bir konuyu birden fazla tartıştığımızı hatırlıyorum. İtiraf edeyim ki bende çok okuyanın daha bilgili olacağını savunanalar arasındaydım.

Bu konuyla ilgili görüş ve fikirlerimin değiştiğini yaşadığım hatırayla sizlere anlatmak istiyorum.

Er Öğretmen olarak tayinim Gümüşhane İli Kelkit İlçesi Kabaktepe Köyü’ne çıkmıştı.

Aynı ile er öğretmen olarak aynı köylü beş öğretmen eşyamızı bir Man kamyonu ile götürdüğümüzde ev eşyaları kamyonun kasasının yarısını bile doldurmamıştı.

 İlk benim köye uğradıklarında arkadaşlarım çok imrenmişler, Şehir gibi büyük ve güzel bir köy; inşallah bizim köyümüzde burası gibi olur demişlerdi.

Köy aynı zamanda Cimini dede Ocağı’nın yeriydi. Başında da en son babalarından el alan Hacı Nadim Amca vardı.

Hacı nadim Amca gayet zeki, olayları güncel ve tarihi olaylara göre değerlendiren okumamış ama hayat mektebinde kendisini gayet iyi yetiştirdiği belli oluyordu.

Beni en çok etkileyen yönü ise bağnaz ve geri kafa düşünmez,’’ İslam olarak tüm icatları biz bulup biz yapmalıyız. Gâvurun yaptığını alıp, gâvurun yaptıklarına muhtaç olmak çok ağrıma gidiyor Hocam’’ derdi.

Çok hoş sohbet bir insandı. Her akşam Cimini Dede Ocağında (evinde) ülke ve dünyamızla ilgili sohbetler etmek bizde bir alışkanlık haline gelmişti.

Hacı Nadim Amca yine bir akşam sohbetlerinde Avrupa’daki gittiği ülkelerin o günkü durumlarını ve ekonomilerini, yollarını, sosyal yapısını anlattıktan sonra İstanbul’u anlatmaya başladı.

Eminönü, Beşiktaş, Kadıköy ve adalardan sonra İstanbul’un birçok yerlerini özene bezene anlatıyordu…

Biraz sonra bana dönerek,

‘’Hocam hani Taksimden aşağıya iniyorsun, Galata Köprüsüne varıyorsun ya’’ diye benden cevap almak için beklediğinde…

Bende İstanbul’a gitmemenin ezikliği ile:

-          Hacı Nadim Amca ben İstanbul’u daha hiç görmedim. Dediğini de pek anlayamadım.

-          Ne Hoca sen İstanbul’u hiç görmedin mi?

-          Evet, ben daha İstanbul’a hiç gitmedim.

Hacı Nadim Amca şöyle bir odadakileri tek tek süzerek gözleri yerinden çıkmış gibi tekrar benim gözüme bakarak:

-          Hoca sen ne diyorsun İstanbul’a gitmeyen, İstanbul’u görmeyen Hoca mı olur.

-          Amca bugüne kadar o tarafa pek yolumuz düşmedi.

-          Sana nasıl öğretmenlik diploması verdiler. Ben ilkokulu doğru dürüst okumadım dışardan sizin gibi hocalardan dışardan bitirme diploması aldım. Dünyada gezmediğim yer kalmadı. Sen koskoca muallim olmuşsun bizim köyden başka yer görmemişin.

-          Ne yapalım imkânımız olmadı.

-          Valla ben başbakan olsam en çok maşı öğretmenlere veririm. Öğretmenler ne kadar çok bilgili olurlarsa çocuklarımızı o kadar güzel yetiştirirler. Sizin suçunuz yok. Bizi yönetenlerin suçu var sizlere iyi bir maaş vermedikleri için.

Hacı Nadim Amcanın’’ İstanbul’u görmeyen Öğretmen mi olur’’ İstanbul’u görmeyene öğretmenlik diploması mı verilir sözü bana bayağı dokunmuştu.

Yüzde yüz İstanbul’a gitmeliydim. Bu konuda Hacı Nadim amca çok haklıydı.

O yaz yaz tatilinde öğretmen olan Yusuf arkadaşımla İstanbul’a çalışmak üzere gitmeye karar verdik. İstanbul’da çalışan iki akrabamızın çağırmasıyla gündelikçi olarak yağlı boyacı olarak çalışmak üzere çağrıldık.

Çalıştığımız şirketin Guruba Hasta hanesi, Yıldız Sarayı ve bostancıda Ragıp Paşa Konağı’nda işleri olduğundan ihtiyaca göre buralarda çalışıyor, Guruba Hasta hanesinde de yatıyorduk.

Devletimiz öğretmenine çok iyi bakmasa da i çalışan tüm işçi ve işvenler bizlere elinden gelen saygıyı gösteriyorlardı.

İstanbul’u yeni görmüştük. Boş zamanlarımızda yorgunluğumuza bakmadan İstanbul’un farklı yerlerini gezmeye ve görmeye çalışıyorduk.

Galata Köprüsünü ilk gördüğümde çok şaşırmıştım. Türkiye’nin en büyük köprüsü diye Boğaz içi Köprüsü yapılmadan coğrafya kitaplarında hemen hemen hepsinde vardı. 

O güne kadar Galata Köprüsünü boğazın iki yakasını birleştiren bir yer olarak bilirdim. Hâlbuki sadece Haliçte bir koy üzerine yapılmış bir köprü olduğunu o gün anlamıştım.

O günden sonra’’ Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi’’ sözüne çok gezme ile ilgili görüşüne hak vermeye başladım.

Aslına bakarsan Hacı nadim Amca çok haklıydı. Tüm öğretmenlerimiz iyi bir eğitim alırken maddi ve manevi olaraksa çok iyi desteklenmelidirler. Ülkelerdeki tüm meslek guruplarını yetiştiren öğretmenler olduğuna göre maddi olarak ta üst gelir gurubuna dâhil meslek gurubundan olmalıydılar.

Bizi yönetenler ilkokulu bile dışardan bitiren Hacı Nadim amcanın fikir ve görüşlerine geldikleri zaman öğretmenlerinde durumunda bir gelişme olacaktır.

Ne zaman derseniz?

Birkaç nesil daha göremeyiz.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
HAYATİ KESKİN.  -  14-04-2021 - 15:46
YERLİYERİNDE BİR TEŞHİS. AMA GEZMEK GÖRMEK İÇİN EKOMOMİNİN GÜÇLÜ OLMASI LAZIM. BU MAAŞLA ÖĞRETMENLER KENDİ KÖYLERİNE BİLE ZOR GİDERLER. DENİZİ GÖRMEYEN ÇOK ÖĞRETMEN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM. BU KONUYU GÜNDEME GETİDİĞİN İÇİN ÇOKTEŞEKKÜR EDERİM. SAYGILAR SAYIN MÜDÜRÜM.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener KAZAN
Mesut ARLIER
Şevket ÖZSOY
İlknur TUNEY
Kamil ÖCAL
Sami GÜLER
Hidayet DOĞAN
Şadiye ERYILMAZ
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Mayıs 2022 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net