14 Ağustos 2020 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
2 Gün Susuz Kaldın Diye Yahşihan'ın  Geleceğini Çöpe Atamam
2 Gün Susuz Kaldın Diye Yahşihan'ın Geleceğini Çöpe Atamam
Eğitimde Yeni Bir Sayfa Pusula Akademi
Eğitimde Yeni Bir Sayfa Pusula Akademi
Midibüste Çıkan Yangın Apartmana Sıçradı
Midibüste Çıkan Yangın Apartmana Sıçradı
Bize Başaran Yeter
Bize Başaran Yeter
  YAZARLARIMIZ
SUÇUN KRİMİNOLOJİSİ
16 Eylül 2019 Pazartesi Bu yazı 9866 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İnsanoğlu Hz. Âdem ve Hz. Havva validemizin soyundan gelmektedir. Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın ilk oğlu Kabil, ikinci oğlu ise Hâbil’dir. Hâbil koyun çobanı, Kabil ise çiftçilikle uğraşmakta idi.

Bu iki evlat arasındaki ilk kıskançlık, haset ve cinayet tarihler boyu bize birçok suçun kriminolojisi hakkında ipuçları vermiştir. Ayrıca belirtilmelidir ki bugün gençliğimizin okuma kültüründen mahrum yetişmesi bu tür örneklerin doğru değerlendirilip dersler çıkarılmasına tarihi hakikatlerin bilinmesine engel teşkil etmektedir. Ah keşke, okuyan ve okuduğunu anlayan bir toplum olabilsek... Okumanın ölçüsünü Rabbimiz, Kuranı Kerim’in daha ilk ayetinde ifade buyurmaktadır. “Seni yaratan Rabbinin adıyla OKU”. OKUmaktan kasıt kişinin Allah’ı bilmesi kulluğunun idrakine varabilmesinin yanı sıra yarattığı bu eşsiz düzeni anlayabilmesi, farkına varabilmesi, her anlamda insanın ve hakikatin özüne ulaşabilmesidir. Okusak ve anlasak ne iyi olurdu.

Bu kısa fasıladan sonra asıl meselemize gelelim. Sonuçları ve insanoğlunun suçla ilişkisini değerlendirmek bakımından önem teşkil edecek iki nedenle Kabil kardeşini öldürmeye karar verir. Fakat Kabil kardeşini nasıl öldüreceğini bilmiyordur. Düşünür, araştırır ve sonunda İblis (şeytan) bir kuşun başını taşla ezerek ona yol gösterir. Kabil kardeşi Hâbil’i öldürür. İnsanın yeryüzünde işlediği ilk cinayet budur. İlk cinayet olduğu için de cesedi ne yapacağını bilemez. Onu yırtıcı hayvanlardan korumak için sarıp sarmalayıp bir yıl sırtında taşır. Sonunda Allah ona iki karga gönderir. Kavgaya tutuşan kargalardan biri diğerini öldürür ve toprağa gömer. Bunun üzerine Kabil “Yazık bana, şu karga kadar olamadım.” diyerek, kardeşini gömer.

Bu cinayet sonrasında yeryüzünün yedi gün sallandığı, yerin kanı emdiği, Kabil’e kardeşini soranlara bilmediğini söylediği, onu öldürdüğü anlaşılınca da “Onu öldürmüş olsaydım, kanı olurdu, hani kanı nerede?” diyerek suçu kabul etmediği bunun üzerine Allah’ın yeryüzüne kan emmeyi yasakladığı rivayet edilir. İşte ilk cinayet ve ilk kriminoloji hadisesi…

Bu konuda bir diğer örnek ise Hz. İbrahim’in (a.s.) puthaneye girip tüm putları kırdıktan sonra baltayı, zarar vermediği büyük putun omuza yerleştirerek olay yerinden ayrılması hadisesidir. Daha sonra putperest topluluk putları, onlara karşı olan ve törene katılmayan İbrahim’in kırdığına kanaat getirir. Onu sorguya çekerlerken Hz. İbrahim’in (a.s.) verdiği cevap ibretliktir, “Suç aleti kimdeyse putları kıran da odur.” Günümüzde de insanlardan bir kısmı modern putlar için yaşayıp sonra onları suçlamıyor mu?

Sevdiğim, ömrünü görevine duyduğu aşkla halka hizmete adayan Kırıkkale’de görevli bir dostumun bana “Neden bu sureye bu kadar dikkat çekiyorsun?” dediği Yusuf Suresi’nden bir bölümle devam edeyim. Yusuf’u kıskanan ve onu babasından uzaklaştırmak isteyen kardeşleri buna bir çare ararken, babaları Yakup’un “Yusuf’u sizlerle gönderirsem onu kurdun yemesinden korkarım.” demesinden kısa bir süre sonra Yusuf’u kuyuya atarak babalarına “Yusuf’u kurtlar parçaladı.” yalanını söylemeleridir. Bu kıssa bizlere suçun nasıl oluştuğu, suçlunun psikolojisi ve insanın başvurduğu yöntemler açısından epey veri sunmaktadır.

Kıssalar bizden öncekilerin yaşanmış hikâyelerini anlatmanın yanı sıra eşrefi mahlûkat olarak nasıl davranmamız, nelere dikkat etmemiz, insan psikolojisinin derinlerine ve hayatın hakikatlerine nasıl vakıf olacağımız konularında çok çeşitli dersler, örnekler sunmakta bize ışık olmaktadır.

Demek istediğim her suç bize bir şey söyler. Neler eksikti, neden yapıldı, nasıl bu noktaya varıldı, suçu doğuran sebepler nelerdi, suçlu neden böyle davrandı? İşte tüm bu sorulara cevap olarak İslam suçtan evvel suça giden yolu belirler ve onu engeller. Öncelikle suçu doğuran sebepleri ortadan kaldırır.

Günümüzde cinayetlerin, işkence ve zulümlerin sıradanlaşmasına neden olan toplumu yavaş ve derinden önemli ölçüde olumsuz davranışlara yönlendiren sebep medyadır. Haberlerden, dizilere kadar reyting uğruna ailenin temellerini dinamitleyen, kötülüğü, yalanı, seviyesizliği, ahlaksızlığı, insan öldürmeyi ve zalimliği eleştiriyormuş gibi göstererek aslında normalleştiren belki de teşvik eden bir yapı haline geldi kitle iletişim araçları. Hiçbir müeyyide uygulanmayan dizilerdeki öldürme, dövme, racon kesme, evlilik dışı ilişki, kadına şiddet sahneleri; belki farkında olmadan bunlardan etkilenen, başka örneklerle kıyaslama imkânı bulamayan ve bunları içselleştiren bir toplum meydana getiriyor.

Suçun kriminolojisi hakkında bize yol gösteren İslam’ın emrettiği gibi insanları suça teşvik eden yolları kapayalım. Korumamız gereken en önemli değerimiz, en güçlü yanımız aile mevhumumuzu yok olmaktan kurtaralım.

Okuyalım, önümüzde Kabil örneği var. İbrahim kıssasında, Yusuf Suresi’nde bize öğretilenler gibi daha nice hikmetler var.

Evimizi Kuran ile namaz ile hadis ile siyer-i nebi ile süsleyelim. Bakın sonuç nasıl olacak…

 

Bahattin AKYÖN

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Ahmet Kankal
Pınar Taşçı YIKILMAZ
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  14 Ağustos 2020 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net