06 Aralık 2021 Pazartesi
 
ANA SAYFA   KIRIKKALE WEB TV  
Haber Ara  
 
Motosiklet Sürücüsü Açılan Ateş Sonucu Bacağından Yaralandı
Motosiklet Sürücüsü Açılan Ateş Sonucu Bacağından Yaralandı
Üçüz çocuk sahibi sağlıkçı çift omuz omuza çalışıyor
Üçüz çocuk sahibi sağlıkçı çift omuz omuza çalışıyor
Tartıştığı Amcasının Oğlunu Vuran Şüpheli, Evini de Ateşe Verdi
Tartıştığı Amcasının Oğlunu Vuran Şüpheli, Evini de Ateşe Verdi
Sağlıkçılar İş Bıraktı
Sağlıkçılar İş Bıraktı
  YAZARLARIMIZ
YAHUDİLİK, MASONLUK VE SİYONİZM
19 Temmuz 2010 Pazartesi Bu yazı 20506 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Musa Peygamberin dinine bağlı olan kişiye Yahudi denir. İlk Museviler “İbraniler” adıyla anılırlardı. Peygamber Yakup’tan sonra “Beni İsrail/ İsrailoğulları” Peygamber Musa’dan sonra “Musevi” ve Peygamber Süleyman’dan sonra da “Yahudi” diye adlandırılmışlardır. Yakup Peygamber zamanında Mezopotamya’dan Mısır’a göçen Museviler İ.Ö. 17. yüzyılda zenginleşip güçlendiler. Mısır’da doğan Musa Peygamber ise Musevileri firavunların zulmünden kurtararak Sina ve Faran bölgesine yerleştirdi. Tevrat adlı kitapta dini ve ahlaki görüşlerini topladı. Süleyman Peygamber zamanında en parlak devirlerini yaşayan Museviler, 1948’de ABD ve İngiltere’nin desteğiyle Filistin’de bağımsız bir İsrail devleti kurdular.

Yahudiliğin kaynağını teşkil eden muharref (tahrip edilmiş) Tevrat ifadelerine göre kendi Tanrıları “Yehova” tarafından “Oğullarına” miras olarak verilen yeryüzünü mülk edinmek, devlet kurmak, hürriyet sahibi olmak yalnızca Yahudilerin hakkıdır. Yahudi olmayanlar (Goyimler) için bu haklar söz konusu olamaz.

Bu felsefeye göre, Hz. Âdem’in oğulları Yehova’nın oğulları olan Yahudilerin olması gereken yeryüzünü işgal etmişler ve gayri meşru bir şekilde kullanmaktadırlar. Buna göre, Yahudi olmayanların elinde bulunan mal Yehova’nın mirasından çalınmış maldır. Yani Yahudiler için diğer milletlerin malları mübahtır.

Kısacası “Siyonizm” adı altında özetlenecek bu inanışa göre, doğuştan “günahkâr” olan diğer milletlerin, Yehova’nın oğulları tarafından Kudüs yakınlarında Sion’da kurulacak “Dünya Krallığına” yerlerini terk etmeleri, yeryüzünün Yahudilerin ellerine geçmesi ve Yahudilerin bu gizli savaşın sonunda “Yeryüzü İlahı” ilan edilmeleri “Din” anlayışlarının temelini oluşturur.

Temelde şiddetli bir ırkçılığa ve maddeciliğe dayanan bu inançla yüz yıllardan bu yana Yahudiler, Hz. Âdem’in oğullarının elinden kendilerinin “Tabii hakkı” olan bu malı geri almaları yolunda gerek Sosyalizm, gerek Kapitalizm gibi ekonomik doktrinleri de kullanmaktadırlar.

Kendilerinden sayıca güçlü milletlerin devletlerini ve mülklerini ele geçirmek için kaba gücün ve açıkça onlara karşı gelmenin fayda sağlamayacağını bilen Yahudiler-Masonluk-Felsefe- Siyaset- Basın- Propaganda- Ekonomi- Bankacılık-Anarşiler-Savaşlar ve Ahlaki ifsat gibi stratejik silahlar kullanarak bu görünmez istila hareketini sürdürmektedirler. Büyük ve güçlü devletlerinin yönetimlerini ele geçirip Siyonist amaçlarına hizmet ettirmek Yahudiler için kutsal bir amaca dönüşmüştür.

Öte yandan, Tevrat’ta geçen “Vaadedilmiş Topraklar”’ İsrail başta Filistin olmak üzere, Lübnan’ı, Ürdün’ü, kısmen de Suriye, Mısır ve Anadolu’yu içerdiğini, ayrıca kısa bir süre önce “Türkiye, “yaşam hakkı” sınırlarımız içindedir” diyen İsrail yetkilisinin sözleriyle, Tevrat’ın Tesniye (bab 11-ayet 23-4) ayetine dikkatlerinizi çekmek istiyorum. “O zaman Rab Yehova bütün bu milletleri önünden kovacak ve sizden kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanınızın basacağı her yer sizin olacak.”

İsrail’in Türkiye’de GAP bölgesinde tarım arazisi satın almalarının altında bu gerçek vardır.

İnsanlar arasında “Kardeşlik, özgürlük, eşitlik” ilkelerini savunan, birbirlerini her koşul altında desteklemeyi kabul eden kozmopolit görüşte üyelerden oluşan yarı gizli derneğe kayıtlı kişilere Mason denilir. Üyelerinin birbirlerini gizli ve özel işaretlerle tanıdığı Mason derneklerinin kuruluş ve gelişim tarihi, oldukça karanlıktır. Kudüs’teki Süleyman Tapınağının mimarı Hiran, işçileri arasında kardeşlik ve eşitlik ilkelerine dayanarak bir örgüt kurar. Masonlukta kullanılan “Çırak”, “Üstat”, “Usta” gibi unvanlar vardır.

Diğer bir görüşe göre ise Masonluk, 7.yüzyıldan itibaren Avrupa’da esnaf Loncaları arasındaki birleşmeden doğmuştur. Masonlar bulundukları yerlerde “Localar” şeklinde örgütlenir. Mason örgütüne giren üyelerden kesin bir bağlılık ve gizlilik istenir. İlk girenler bir takım fiziki ve manevi sınavlardan geçirilir. Masonluğa girecek kişilerin dindar, milliyetçi görüşler taşımaması, kozmopolit görüşte olması, varlıklı ve ünlü olması tercih edilir. Ayrıca kadınların Mason derneklerine girmesi yasaktır. En az 7 Masonun oluşturduğu Locaların üye sayısı artınca başka Localara bölünürler; aynı törelere göre çalışan Localar birliğinden “Büyük Loca” ortaya çıkar. Locaların yöneticileri her yıl gizli oyla seçilir. İskoç Masonluk törelerinde “olgunluk” dönemlerini belirten 33 derece vardır. Türkiye’de Masonluk kuruluşu 18.yüzyıla rastlamaktadır. Her devrin tanınmış siyaset, servet ve güç sahibi kimseler arasından Masonluğa girenler olmuştur. Masonluğu ülkemizde maalesef yükselmek için kullanan birçok işadamımız, sanatçımız ve siyasetçilerimiz bulunmaktadır.

Değerli okurlarım, Masonluk Tevrat’ın telkinlerini aynen benimseyen, Yahudilerin dünyayı tekellerine almak amacıyla oluşturduğu gizli kollarından birisidir. Yahudiler, Siyonizm ile aynı amacın güdüldüğünü anlatarak faaliyet göstermek yerine, yardım kuruluşlarını paravan yapıp hayırsever kişiler görünümü altında kirli emellerini gerçekleştirmek amacıyla masonluk teşkilatını kullanmaktadırlar. ABD’yi, Fransa, İngiltere ve diğer Batı ülkelerini yönetenler Yahudilerdir. İsrail-ABD’dir. İsrail-Batı’dır. Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırıdan sonra gerginleşen Türkiye-İsrail ilişkilerinden hemen sonra PKK saldırılarının Türkiye geneline yayılması hiç de tesadüfî değildir. Gelişen, büyüyen Türkiye’nin önünü kesmek için dış güçler başta PKK olmak üzere başımıza bela etmektedirler. Ey Yüce Türk milleti, milli birlik ve beraberliğini koru, düşmanını tanı. Zira Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Nazmiye GÜLBAŞ  -  10-02-2015 - 06:28
ŞEYTANIN KOMUTANLIĞINI YAPTIĞI ORDUSU “İSRAİL”
Mustafa Nevruz Sınacı  -  02-01-2015 - 21:04
TERÖRÜN UNSURU ASLİSİ MASONLUKTUR
Prof.Dr.Nurullah AYDIN  -  05.12.2010 - 7:36
ABD’nin DARBE OKULLARI Türkiye’de darbe tartışmaları yaşanıyor..Kurutuluş savaşı sırasında ülke işgal edilirken, yüzyıllarca Türk Milleti’nin engin hoşgörüsü altinda can ve mal güvenlikleri saglanmiş dilleri ve dinleri korunmuş gayrimüslimler işgal kuvvetleriyle işbirligi yaptilar..
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Yener Kazan
Kamil Öcal
Şevket ÖZSOY
Bahattin Akyön
İsmail Dursun Kuzucu
Nesrin Bulat
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  06 Aralık 2021 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net