04 Ağustos 2020 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Trafik Kazaları 13 Yaralı
Trafik Kazaları 13 Yaralı
Acemi Kasaplar Hastanelik Oldu
Acemi Kasaplar Hastanelik Oldu
Ev Dezenfekte Edildi
Ev Dezenfekte Edildi
Ölüm Genç Yaşta Yakaladı
Ölüm Genç Yaşta Yakaladı
  YAZARLARIMIZ
Bir Başarı Hikâyesi; Çırak Okulu…
05 Haziran 2013 Çarşamba Bu yazı 31633 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yüce Mevlâ’nın biz insanlara bahşettiği en büyük hediyesi, sahip olduğu aklıdır. İnsanoğlunu diğer canlılardan, hatta birbirinden farklı ve güçlü kılan ise, kendisine verilen aklını kullanma becerisidir.

            Kişinin kendisine verilen bu gücü, bir başka ifade ile aklını, iyi ve doğru zamanda kullanması esastır. İyi ve doğru zamanda kullanılan aklın meyvesi, onun zekâsıdır. Zekâ ise, aklın disiplinize edilmiş, terbiye edilmiş hâlidir.

            Her aklı olan insan, zeki sayılmaz.  Her zeki insan da hayatta başarılı olamaz. Başarı; zekânın, “azim” ve “sebat” denen yüce erdemlerle donanmış şeklidir. “Sebat”ta çelikten bir irade gücü ile birlikte hayatın çilesi;  sürekli mücadele ve inatçılık ruhu, sonsuz bir sabır vardır… “Azim”de ise, mutlu bir gelecek, yani “başarı” vardır. Şunu asla unutmayalım ki, “kazanılan her başarı, sabrın ve azmin bir sonucudur...”

            Sevgili okurlar! Böylesi kısa bir girişten sonra müsaadenizle “asıl mevzu”a gelmek istiyorum: Geçen günlerde sevgili dostumuz Şevket Özsoy,  yeni çıkarmış olduğu kitabını imzalayarak, bizlere takdim etme nezaketinde bulundu. Eğitimci, yazar ve siyasetçi kimliği ile Şevket Hoca,  Kırıkkaleli hemşerilerimizin hiç de yabancısı olmadıkları bir insan…

            Kıymetli okurlar! Bilindiği gibi Kırıkkale, sonradan kurulmuş bir cumhuriyet şehri.

1925 yılında Askeri Mühimmat Fabrikasının temelinin atılması ile birlikte Kırıkkale’nin de şehir olarak bir bakıma temeli atılmış oldu. 1925 yılında başlayan fabrikaların kurulması aralıklarla 1939 yılına kadar devam etti. 1950 yılında ise, bu fabrikalar silsilesi, MKEK adı altında toplandı. Ve…MKEK Bölge Müdürlüğü de Kırıkkale’de ihdas edilmiş oldu…

            Anlaşılacağı üzere, “Kırıkkale” yi “Kırıkkale” yapan aslında MKEK’dir. Makine Kimya’nın şehrimize ve ülkemize olan katkısını elbette burada saymakla bitiremeyiz. Kırıkkale’nin temelinde ve ülke sanayinin gelişmesinde hemen hemen yurdumuzun her bir köşesinden kopup gelerek, bu fabrikalarda çalışan, fedakâr, yiğit Anadolu insanının alın teri ve göz nuru vardır…

            Dünden-bu güne Türkiye’mizin göz bebeği konumunda olan ve millî savunmamızın da temelini teşkil eden Makine Kimya; aynı zamanda, şehrimizin de gurur kaynağıdır. Buradan hareketle, “Kırıkkaleli” kimliğini öne çıkaran, hemen her bir hemşerimizin mutlaka Makine Kimya ile bir bağlantısı, bir hikâyesi vardır. Kendisi, amcası, dayısı, komşusu, hısımı, akrabası, evlâdı… Halen çalışanı veya emekli olanları… Sizin anlayacağınız, hemen hemen her evde akşamları; Makine Kimya muhabbeti, eksik olmaz Kırıkkale’de…

            Yıllar yılı, fabrikada çalışan hemen her babanın evlâdına öğüdü olmuştur Makine Kimya… “Bir an evvel iş sahibi olsun, kendini ve bizi kurtarsın” düşüncesi ile çalışkan ve zeki öğrenciler ya Çırak Okulu’na veya İş Okulu’na yönlendirilirken, geleceğin Türkiye’sini oluşturacak, süper beyinlerin büyük bir kısmının da önleri kesilmiş bir bakıma!..

            Neticede, imtihana giren yüzlerce öğrenci arasından sıyrılıp, başarılı olan bu “süper çocuklar” “Çırak Okulu”na girmeye hak kazanırlar sonunda… Ve uzun yıllar sürecek “Fabrika Hayatı” başlar böylece… Henüz çocuk denecek yaşta (15-16 yaşlarında) yağlı tezgâhlarla, gerçek hayatla tanışırlar; sokakta top peşinde koşan, çelik-çomak oynayan akranlarına inat!..

Bir kısmı kaderine boyun eğerek kalır fabrikada; bir kısmı da yılmadan, usanmadan, gündüz çalışıp, gece okur; gece çalışıp, gündüz okur yıllarca!.. Çalışmışlar… Çok çalışmışlar… Sabretmişler… Azmetmişler… Ve… Sonunda başarmışlar… Doktor, profesör, hâkim, savcı, avukat, mühendis, öğretmen olmuşlar; yeni bir hayata atılmışlar. Bürokraside ve siyasette hep önde; en önde yer almışlar… Köyüne, mahallesine, şehrine ve bütün Türkiye’ye “örnek” olmuşlar!..

            Evet, Sevgili Okurlar!  “Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu-Kırıkkale Çırak Okulu” adlı kitabını büyük bir emek sarf ederek, bizlere kazandıran  -kendisi de aynı zamanda “Çırak Okulu” mezunu olan-  Şevket Özsoy hocamızı bu güzel çalışmasından dolayı, yürekten tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum…

            Not: Bu güzel kitap; imkânları son derece yerinde, şehrimizin en güzide okullarında okuyan, seçkin dershanelere giden ve özel hocalardan ders alan, bütün gençlere ithaf olunur!..       

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Erdal Geyikçi
Başar Özdemir
Ahmet Tarlabölen
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  04 Ağustos 2020 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net