Yazar Yorumları
sucufeyyaz - 22-02-2012 - 09:07
aynen katılıyorum yazdığın yazılar çok doğru
Yetmez ama evet! - 22-02-2012 - 09:09
Yetmez ama evet! AK Parti, siyasi iradesine sahip çıkmak üzere, yetkilendirdiği bürokratların verdiği görevler dolayısıyla sorgulanmasını Başbakanın iznine bağlayan bir yasal düzenleme gerçekleştirdi. AK Parti'nin mevcut krizi bu düzenleme ile aşma çabası, iki şekilde eleştiriliyor. İlk olarak, gerçekleştirilen yasal düzenlemenin anti-demokratik unsurlar barındırdığı dile getiriliyor. İkinci eleştiri olarak da, hükümetin, MİT'e yönelik dile getirilen kaygıları kulak ardı ederek MİT'i koruma tutumu içine girdiği ifade ediliyor. Bu iki eleştiriyi, siyasal bir okumayla ele almakta yarar var. Öncelikle, gerçekleştirilen düzenleme, bir kriz dönemi düzenlemesidir ve yegâne hedefi krizi atlatmaktır. Özel yetkili savcının CMK'yı MİT Kanunu'nu iptal edecek şekilde yorumlaması karşısında, yasamanın MİT Kanunu'ndaki 26. maddenin altını çizmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, bugün, bu yasanın doğuracağı demokratik meşruiyet mahzurlarını krizin sürmesi için gerekçe kılarak yapılan düzenlemeye karşı çıkmak, demokratik siyasetin bürokrasi tarafından örselenmesini onaylamak anlamına gelmektedir. AK Parti, gerçekleştirdiği düzenlemeyle mevcut krizi atlattıktan sonra, daha demokratik düzenlemelerle, çıkarılan yasanın mahzurlarını gidermeye zorlanabilir, zorlanmalıdır. Cengiz Çandar'ın doğru analojisiyle, bu 'yetmez ama evet' durumudur. 'Yetmez' kısmı için AK Parti'den beklenen, mevcut krizin ilk aşamasını atlattıktan sonra vakit geçirmeden, gerekli bazı siyaset değişiklikleri ve yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesidir.
normalleşme mi????? - 22-02-2012 - 09:03
Savcının şüphelileri ifadeye çağırma olayını, ilgili-ilgisiz herkes karanlık bir komplo olarak değerlendiriyor. Olanı biteni hemen hiç kimse hukuki ve rutin bir gereklilik olarak görmüyor. Olguya, görünür olan yanından daha çok görünmeyen anlamlar yükleniyor. Yalnız bu algı bile Türkiye’nin geldiği vahim noktayı göstermesi bakımından son derece önemlidir. İnsanlar, Türkiye’de bu tür hiçbir olayın “normal” ve rutin işlemin sonucu olarak meydana gelmediğine inanmaktadırlar! İktidara muhalif ya da muvafık olmaya göre insanların MİT olayına yükledikleri anlamlar da farklı olmaktadır. Bu olgunun kutuplaştırılmış gruplar nezdindeki karşılığı da hazırdır. Eğer mahkeme, Başbakanlığa bağlı bir kurumun başındaki şahıs değil de iktidara muhalif eski bir bakan, genel başkan ya da medya mensubu için böyle bir karar vermiş olsaydı, değerlendirme çok farklı olurdu. Böyle bir durumda gazetelerde “karanlıklar aydınlanıyor”, “hiçbir suç karşılıksız kalmıyor!”, “demokratikleşiyoruz”, “normalleşme işaretleri”, “bir dönemin tasfiyesi”, “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” vb. manşetlerini görecektik.
MERRT DİYORKİ - 22-02-2012 - 08:57
Olayın arkasında İsrail’in (ve hatta başka uluslararası ellerin) Hakan Fidan’ı hedef alması olduğunu söylemek, hepsinden daha sorunlu. Çünkü bu iddia, İsrail’in (veya diğerlerinin) Türkiye’deki elinin çok geniş ve rahat olduğu imasına varır, bu türden bir imayı iddia sahipleri de sahiplenmek istemezler. Bu krizin Suriye’de artan gerilim ve müdahale olasılığı esnasında patlamasını, kuşkusuz, uluslararası siyaset ilişkilerini de dikkate alarak yorumlamak gerekir. Ancak bu da çok bilinmezli bir denklemi çözmeyi gerektiriyor, bunu yapmak mümkün olsa bile, şu anda imkânsız. Dahası, böyle bir değerlendirmenin, İsrail-Hakan Fidan gibi dar bir açının sınırları içinden yapılması fazlasıyla yanıltıcı olur.
MERRT DİYORKİ - 22-02-2012 - 08:52
Birçokları, açıkça ortada olan, MİT-Emniyet çekişmesinin ardında cemaat ile iktidar çekişmesine işaret ediyor. Daha doğrusu birçokları ‘cemaat’i telaffuz edemeyip, ima veya tarif ediyor. Nitekim, uzun süredir böyle bir çekişme olduğu üzerine ‘kulaktan kulağa’ oynanıyordu. Hatta, iktidara muhalefet edenlerin, böyle bir muhtemel çekişmeye ‘umut’ bağladıkları bile gözlenebiliyordu. Samimi olarak söylüyorum, ben bu spekülasyonları anlamlandırmakta öteden beri zorlanıyorum. Güçlü bir iktidar partisi içinde kişiler de, farklı grup ve çevreler de birbiri ile güç mücadelesine girebilir, buraya kadar olanı tamam. Ancak, ben ‘cemaat’ denilen çevre ile iktidar partisi arasında kolay sınırlar çizileceğini hiç düşünmedim. Zira, bu çevrelerin, değer dünyaları da siyaset anlayışları da, büyük ölçüde birbiri ile örtüşüyor. Aynı iktidar çerçevesi içinde yer alan, farklı grup ve çevrelerin aralarındaki ayrışma ancak çok önemli konularda ve çok ciddi ölçüde olmalı ki, bu ölçekte bir çatışma çıksın, ben bu ölçekte bir ayrışma izlenimi edinemiyorum. Diğer taraftan, ‘cemaat’ denilen çevrenin şeffaf bir yapısı olmaması dolayısı ile fazlasıyla gizemli ve spekülasyona açık bir halde olması, kimden bahsettiğimizin tam da belli olmaması, konuyu tartışmamız önünde ciddi bir engel. Doğrudan ‘cemaat’i işaret eden yorumcuların bile, bu tabiri telaffuz edememesi, doğru dürüst bir tartışma yürütmeyi imkânsız kılıyor. Her taşın altında bu çevrenin parmağı olduğuna inananlar dışında kalanlar bir yana, neden herkes ‘cemaat’ denilince bu denli ketum davranır, bunu da anlamak mümkün değil. Bu bir tür korunma tavrı ise, bence tam tersine, bu tür tutumlar, ‘her taşın altında cemaat var’ mitini sadece güçlendirmeye yarıyor.
SEZAİ YEŞİLYURT - 21-02-2012 - 22:01
Üstad teşekkürler tesbitinizin tamamına katılıyorum.Zombi benzetmeside oldukca güzeldi, birtek sanat alanında değil ki Kırırkkale için yapılabilecek her güzel iş için ve bu işi yapacak kişiler için de geçerli bu benzetme. yüreğinize ve kaleminize sağlık.......
Mehmet gençer - 21-02-2012 - 19:05
Sevgili hocam.Yazdıklarınızın hepsine katılıyorum.Aynı konuyu acizane bir kaç örnekle köşemde dile getirmiştim.İnsanların yazdığımız örnekli ve gerçekçi yazılara tek taraflı olarak yorum yapmaları kırıcı yorumları şahsımı çok üzüyor keşke internetin arkasından konuşmadan arasalarda yüz yüze konuşarak bizim ve onların yanlışlıklarını konuşabilsek.Bu güzel ve gerçekçi yazınızda özellikle kızlarımızın giyimi ile verdiğiniz örneği Sn.A.Vuralın okuyarak yorum yapmasını bekliyorum.Sn.Vural benim verdiğim aynı örnekleri bu yazıdada bulacaksınız yorumunuzu bekliyorum.Bu örneklerle sn.yazar AKP yemi saldırmış oluyor gerçeklerimi yazmış oluyor.Benim her yazımı AKP ye bağlıyordunuz bakın bu yazıda özellikle 8. ve 9.prağrafta aynı örnekler var.Sizce Sn.Yazar bu yazı ile AKP yemi saldırıyor.Sn.Başbakanı yalanmı çıkartıyor.Lütfen beni arayın.Sevgilerimle.
Ayfer yılmaz - 21-02-2012 - 19:09
sayın a. vural kırıkkale'de yaşamayan bir kırıkkaleli olarak bu cümlenizi vehametle karşılıyorum. veli bey en başarılı bürokrat mı???? çok şaşkınım doğrusu! başarılı şehirciliğin ilk göstergesi GENEL OLARAK ŞEHİR TEMİZLİĞİDİR. haftasonu eşimle memleketimize ziyarete geldik ve gerçekten çok üzüldük. kaldırımların üstündeki alınmayan çöpler perişan... doğrusu başarılı bir bürokrat arıyorsanız 93bin nüfuslu kastamonu'yu pırıl pırıl yapan belediye başkanının icraatlerini inceleyebilirsiniz.
Erdal Geyikçi-Sanatcı. - 21-02-2012 - 14:57
Merhaba mehmet bey.Köşenizi okudum.Aklıma ilk gelen Atların gözlerine Vurulan GEM oldu.Hani halk arasında At gözlüğü takmışsın derler..Bende araştırdım GEM,i neden Atlara vurulur diye.Atlar sağından,Solundan gelenleri görmemesi ve ürkmemesi için takılırmış.Diyeceksinizki köşe yazısıyla ne alakası var.!Biz millet olarak gözümüze öyle bir gözlük takmışızki mehmet bey.Gerçekleri göremiyoruz.TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURUCUSU M.KEMAL ATATÜRKÜN SÖZLERİNİ HATIRLATIYIM"SANATINA,SANATCISINA VE KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIKMAYAN TOPLUMUN EGİTİMİ OLMAZ.DEMİŞ.Degişmeden Gelişmeye Çalışan Bir millet olsak,bütün degerlerimize sahip çıkarız.Ama ne yazıkki batılaşma Kültürünü sahipleniyoruz ve Degerlerimizide kaybediyoruz...Batının istedigini bizler kendimiz yapıyoruz.Buna Özentilik diye biliriz.Dünyaya kültürü atalarımız yaymadımı mehmet bey.?Demekki Kırıkkalemizde başka birşey var.? Kültürler küçük memleketlerde daha çok yeşerir.Acaba diyorum kırıkkalemizde kültürümüzin suyunumu kestiler mehmet bey.?Gerçi türkiyemizin en büyük akar suyu KIZILIRMAK kırıkkalemizin ortasından geçiyor.Dünyanın en uzun yolu ipek yoluda kırıkkalemizden geçiyor.E atalarımız ne demiş "SU AKARKEN TESTİYİ DOLDURACAKSIN"Elimizi sıcak sudan soguk suya sokmadıgımız sürece ve Suya sabuna dokunmadıkca arınamayız diye düşünüyorum Mehmet ERKOÇ BEY..Saygılarımla.Erdal Geyikçi-Sanatcı..
Erdal Geyikçi-Sanatcı. - 21-02-2012 - 11:37
Merhaba Mehmet ERKOÇ Bey..Köşenizi okuyunca aklıma 2002 geldi.12 yıl Aradan sonra kırıkkale ye gelmiştim.Mahalleme girdigimde duvarlara yazılmış sokak isimleri dikkatimi çekmişti...! Bizim sokağın ismi halen mahallenin girişte ve çıkışta evlerin duvarında yazıyor...Sokak ismi"ŞEHİT ASSUBAY TÜRKER GÜÇLÜ TÜRK SOKAĞI...Gazetelere o dönemlerde haber yepılmıştı.Şehit isimleri levhalara yazılsın diye.Nedense halen kırıkkalemizde sokak isimleri duvarlarda yazıyor;Özellikle şehit isimlerinin verildigi sokak isimleri.! Türkiyemizin nufus ortalamasına göre ençok şehidinin verildigi illerin başında kırıkkalemiz geliyor.Ben işim icabı çok gezen ve gören birisiyim mehmet bey..Türkiyenin çeşitli illerinde şehitlik anıtları var.Kırıkkalemiz cumhuriyet şehri ve Vatanını seven milletiz.Kırıkkalemizde neden bir şehitlik anıtı yok.İsim vermiyecem:Bir kaç tane köşe yazarına ve Birçok yerdede dile getirdim.Ama Herkes göründügü gibi degilmiş.Hiç birisi şehitlik anıtına deginmedi.Sizden bir ricam olacak,Siz köşenizde yer verirmisiniz şehitlik anıtına...ŞEHİTLER ŞEHRİ CENNET KOKAN KIRIKKALEM..ŞEHİTLİK ANITI ve MEYDANIMIZ OLSUN.BÜTÜN SOKAK İSİMLERİ ŞEHİT İSİMLERİYLE DEGİŞSİN.Çocukluk arkadaşlarımızın isimlerinide unutmamış oluruz Mehmet bey..saygılarımla.Erdal Geyikçi-Sanatcı..
şamil ÇEÇEN - 21-02-2012 - 10:32
pkk yı mit kurmadı mı kesire öcalan ile ve olof palme cinayeti arasındaki bağ nedir kozinoğlu deşifre oldu öldürüldü hangi mit? cıa ye çalışan mit mi? mossada çalışan mit mi ? kgb ye çalışan mit mi ? önce bunun bir adını koyalım. mit asli vazifesini gerçekten abdülhamit zamanında yaptı. teşkilat-ı mahsusa istanbulda ne kadar ermeni ne kadar ingiliz ve ne kadar yahudi ajanı varsa hepsini ipe çekti. pazarlık masasına oturmadı.
yalnız kurt - 21-02-2012 - 10:11
tebrik ederim çok güzel bir konuya dokunmuşsunuz
Mehmet Gençer - 20-02-2012 - 14:45
Sayın Vural iyiki varsınız siz olmasanız ben ne yapacağım.İyiki Sizin gibi fanatik, azat kabul etmeyen bir AKP li var.Yazdığım her yazıya her zaman yorum yazdığınızda her konuyu AKP ye getirip bağlıyorsunuz.Mizanı düşünen hangi müslüman yazdıklarınızı yapar demişsiniz. Bir çok sahte müslümanlar Sanki yapmıyorlarmı yazdıklarım gerçekler değilmi.Örnek verdim diyeceksin demişsin.Örnek değilde Ne vermem gerekirdi.Aferin Sn.Başbakana deyip geçiştirsemiydim.Yazımda, sn.Başbakan samimiyse sonuna kadar destekcisiyim dedim ve Kur'andan ve yaşamdan örnekler vererek Sn.Başbakanın samimiyse ALLAH cc. yardımcısı olsun işi çok zor dedim.İşinin zor olduğunu anlatmak içinde bazı örnekler verdim.Benim yazdıklarımın yanlış olduğunu yazmışsın.Bu güne kadarki kendi Yaptığın yorumların doğru olduğunu yazmışsın.Bu güne kadar yazdığın yorumların hepsi AKP yi övücü taraflı yorumlar.Asıl yanlış olan taraflı olmaktır. Yazdıklarımın neresi yanlış.Ben ne yazarsam yazayım Sen yanlış olarak kabul edersin.Her konuyu AKP ye bağlamak mecburiyetindemisiniz.Elbette bu toplumda din denince akan sular duruyor.Ancak bu dinin sahibi ALLAH cc.dir.Benim zoruma giden benim dinimi bana karşı kullanarak kendilerini müslüman gösterip bu dini kendi mefaatlarına kullanmak isteyenlerdir.Sizin gibi dini AKP tekelinde görenlerdir.İnsanların kıyafetine taktığımı söylüyorsun.Neden takayımki benim eşimde inancından dolayı kapalı.Başı türbanlı, altı medeni kızlarımız olduğu türbanı ve dini kullandıkları yalanmı.Bu bir örnektir ve Sn.Başbakanın işinin zor olduğunu anlatmak için verilmiş örneklerdir.O örneklerin hepside doğrudur sen kabul etsende etmesende doğrudur.Sn.Vural Mesneviyi,Yunusu,Hacı bektaşı sadece senmi okuyorsun.O kitaplardan önce Kur'anı, okumuyorlarsa anlamıyorlarsa meallerini okusunlar daha sonra o kitapları okusunlar.Üstelik sadece okumak yetmiyor yaşamak gerekiyor.Yorumunuzun son kısmındaki ifadelerin hepsine katılıyorum.Ancak siz yazılarımı 100 seferde okusanız yine anlamak istemezsiniz ve kabul etmek istemediğiniz küçük realiteler benim değil hayatın realiteleridir.Siz AKP yi övücü olmayan hiç bir realiteyi kabul etmezsiniz..Bu güne kadar yazdıklarımın hepsi belgelidir isteyen araştırabilir hepsi gerçektir.Ben sizin gibi taraflı veya hiç bir partili değilim.4 Ay önce CHP il Bşk. önünde genel merkezlerini yeren basın toplantısını ben yaptım.Kabul edip etmemeniz çok ta önemli değil.Size tavsiyem ara sıra AKP gözlüğünü çıkarın konu din olunca tarafsız olun.Dini getirip AKP ye bağlamayın Sevgilerimle.
Murat - 20-02-2012 - 09:09
Amin Hocam eline sağlık
a.vural - 20-02-2012 - 00:52
sayın yazar çok doğru şeyler yazmışsınız ama maalesef memleketimizin güzide burokratlarının isimleri sokaklara verilmiş verilsin ama bununda bir ölçüsü olması gerekir ,mesala rahmi pehlivanlının ismi verilmeli çok da hoş olur yakışır neden çünkü dünya ressamı işte isimlerde ölçü bu olmalı ulusal ve uluslararsı bir başarının ardından isimler verilmeli, yoksa her burokrata isim verirsek olur ama hoş olmaz sayın yazar benim bir iddiam var seksen yılın en başarılı bürokratı veli beydir gelin bu çalılşmalardan sonra tüm egolarımızdan kendimizi kurtaralım veli beyin hakkını teslim edelim seksen yılın burokratlarının yaptığı işleri bir kefeye koyalım veli beyide bir kefeye koyalım inanın veli beyin hizmetleri ağır basar başarılıyada başarılı diyelim ama veli bey bu kadar başarısına rağmen bir sokağa ismi verilsinmi hayır çünkü sadece başarılı bir belediye başkanı ulusal veya uluslararası bir başarı varmı hayır yok işte ölçü bana göre bu olmalı ama verilmiş onlarda bizim büyüklerimiz ağebeylerimiz isimleri ile yaşasınlar saygılarımla
a.vural - 20-02-2012 - 00:08
ah gencer ah gene olmadı bu yazı hiç olmadı biz doğruları yaza yaza usandık ama siz halen yanlışlara devam ediyorsunuz güzel kardeşim rica ederim yazınızdan aynen alıntı yapıyorum aşağıdaki paragraf mehmet gencer beyin yazısından alınmıştır Bu toplumda DİN DENİLDİĞİ ZAMAN AKAN SULAR DURUR.Ancak gerçek dini yaşayan insanlarımız o kadar az ki.Bakınız müslümanlar namaz kılar dedikodu yapar, yalan söyler, haram yer.Önce ben der, biz demeyi beceremezler.İnsanlarımız Hac’ca gider giderken küçük şeytanı götürürler dönerken büyük şeytanı alıp getirirler.Hacı olduk derler bir adları iki olur hepsi o kadar.Menfaatlarına dokununda bir bakın.Esnafımız mal satar, fahiş karla ve yalanla.Zenginimiz fakir tanımaz bir halde, yardım yapar reklamla ve gösteriş için.Kadınlarımız türban takar altında streç pantolon ve kısa kollu blüz giyerler adları Müslüman olur. söyleyin bakalım sayın gencer oldumu mizanı düşünen hangi musluman yukarıda yazdıklarınızı yapar maşallah müslümanların kıyaftlerinede takmışsın kardeşim bırakın kim ne giyerse giysin bize ne hesabı sen mı vereceksin lütfen bayanlarımızın giysileri üzerinden siyaset yapmayın bakın yapanlar perişan aldıkları oy yüzde 20 işte akp nin sırrı ne diyorlar işte akp nin sıırrı özgurlukcu olması,demokrat olması yeniliğe açık olması ekonomiyi çok iyi bilmesi bayanlarımızın inançlarına karışmaması kim ne giyerse giysin saygı duyması tabi buda yüzde altmış oy demektir nacizane bu garibin tavsiyesi mevlanadan mesnevi okuyalım,yunus okuyalım,hacı bektaşi veli okuyalım,hacı bayram okuyalım,sezai karakoç okuyalım,tabi ustad necip fazıl okuyalım neşet ertaş dinleyelim inanın hepimiz kuş gibi olacağız ve hoşgörü ile birbirimizi daha çok seveceğiz güzel kardeşim mehmet gencer bey yazına katılmıyorum ama seni de seviyoruz saygılarımla sayın gencer yine yorum yazacaksınız ve yazınızda da aynen şu ifadelri kullanacaksınız yazımı okumamışsınız diyecek ve şu ibareleri kullanacaksınız Bu yazdıklarım elbette toplumun tamamı değildir. Bu yazdıklarım birer örnek ve realitedir, örnek olsun diye yazıyorum diyeceksiniz ama ben mizan gününe inanan bir müslüman olarak bu küçük realitelerinizide kabul etmiyorum saygılarımla
mehmet gençer - 18-02-2012 - 10:04
Sevgili şevket kardeşim.Teşhisin çok doğru ve verdiğin örnek çok güzel bundan dah güzel ifade edilemezdi.Yazının sonundaki duana amin diyorum. Sevgilerimle.
Mehmet Gençer - 17-02-2012 - 21:07
Sayın Armağan.Yorumunuzda kara bir tablo çizdiğimi bu tablo karşısında insanın ümidi kesesi geliyor diye yazmışsınız..Devamında, ümidimizi kesmeyelim diyerek karınca örneğini vermişsiniz ve neler yapmamız gerektiğini yazmışsınız..Çok doğru şeyler yazmışsınız..Ancak, yazımın 2.-6.-8. ve 10 cu prağraflarını lütfen tekrar okuyun. 2 ve 6. prağraflarda müslüman olan bir insanın ne yapması gerektiğini gerektiğini kısaca anlatmaya çalıştım.8.Prağrafta bu dinin sahibinin ALLLAH cc.olduğunu ve ümidimizi kesmemiz gerektiğini yazmışım.Hatta isterse inanmayanlarlada bu dini yüceltir demişim.Ümitsizlik yazmadım müslüman ümitsiz olamaz, sadece doğru olan ve insanlarımızın konuşamadığı bazı geçeklerden bir kaç tane örnek verdim. 10.Prağrafta, bu konuda vatandaş olarak karınca misali Sn.Başbakanımızın arkasındayım dedim.Lütfen tekrar okuyarak tekrar değerlendirin.Sevgi ve saygı ile.
zafer - 17-02-2012 - 10:23
her kelimesinin her harfine katıldığım bir yazı. öncelikle milletimizin balık hafızalılığına değinmek çok yerinde olmuş. ilerleyen günlerde yine tüm herşey unutulacak, hiçbirşey olmamış gibi yeni gündemlerin içinde boğunulacaktır. bu böyle gelmiş böyle gider, millet ayık ve uyanık olmadığı sürecede isteyen istediği gibi vatan toprağı üstünde at oynatır.
FATOŞ - 17-02-2012 - 00:11
Semacım öncelikle hayırlı olsun başarılar diiyorum yazını çok beğendim çok sevindim yeniden başladığına özlemişiz sesini valla :) sevgi dolu bir hayat diliyorm canım sana...
didem turkel - 16-02-2012 - 22:12
canım arkadasım benım emegıne ve yuregıne saglık senı yıllar sonrada olsa radyoda ve mutlu gormek çok mutlu etti beni yeni işin sana yenı guzellıkler getırır umarım senı uzun bı sure radyo guneste gormek ıstıyoruz btanem basarılarının devamını dılerım....
ümit yaşar - 16-02-2012 - 22:11
sevgilililer gününün önemini aslında sahici sevgilinin kim olduğu ancak bu kadar güzel anlatılırdı.ağzınıza sağlık genç yazar
SEVGİ CANÖZ - 16-02-2012 - 21:52
Merhaba Melike"duygu seli" hanım.Ben ev hanımıyım.Öncelikle yeni işiniz hayırlı olsun.Tekrar sizin sesinizi duymak çok güzel.Uzun bir aradan sonra o kadife sesinizi dinlemek, sizin sesinizden şiirler dinlemek çok güzel.Başarılarınızın devamını dilerim.Sizin deyiminizle "güneş gibi doğdunuz evimize".İnşallah herzaman duyarız sesinizi.Bu arada yazınız çok duygusal herzaman olduğu gibi.Çok beğendim.Eğer kabul ederseniz birgün sizinle tanışmak için radyonuza geleceğim.
eda başer - 16-02-2012 - 20:25
sayın Ahmet Demir beyefendi 'uslubu bir kenara' bırakıyorum derken neyi kasteddiğinizi anlamadım doğrusu. Tan Doğanın anadolu halkı için ulan öküz Anadolu ... sözünü kastediyorsanız bu cümleler tarihe geçmiş cümlelerdir ve Nevzat Tan Doğan'ın kendi ağzından çıkmıştır. bilmiyorsanız bu sizin dağarcığınızın zayıflığındandır. başka bir hususa da değinmeden edemeyeceğim o da şu ki hiç bir yazar yazısını okumadan yayına göndermez... yani sizin ''yazdığınız yazıyı bir kez daha okuyun'' uyarısı biraz abes kaçmış doğrusu.
Fazlı - 16-02-2012 - 09:36
Radyo gübeş ve Radyo Güneşin güneş yüzlü insanlarına güneş parlaklığında günler diliyoruz. Sağolun. Güneş gibisiniz. Allah razı olsun sizden.
HAKAN UĞURER - 16-02-2012 - 09:32
SEMA ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN SENDE BASIN CAMİASINA KATILMIŞSIN YAZIN ÇOK GÜZEL OLMUŞ SEVGİ SAYĞILAR HAKAN UĞURER ADSM BASIN SORUMLUSU SAĞLIKSEN BASIN SEKRETERİ
Fazlı Güventürk - 16-02-2012 - 09:29
Yalnızlık duygusu istek dışı bir yalnız kalma durumundan dolayı ortaya çıkar. Yalnızlık duyan insan terkedilme, dışlanma, depresyon, güvensizlik, umutsuzluk, anlamsızlık, değersizlik ve kızgınlık duygularıyla doludur. Kendisinin hiç kimsenin sevgisine değer olmadığını düşünür, o yüzden de sosyal yaşamında zorluk çeker. Bu durum yalnızlık duyan insanın diğer insanlarla sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına sekte vurabilir.Yalnızlığın bence en önemli sebeplerinden biri Bilgisayar. Çünkü herşeyi buluyor insan ve gerek duymuyor dost kazanmaya. Ama bilmiyorki namazı kılamaz tabutu taşıyamaz bilgisayar. Ardından dua da edemez. Haklısınız geç kalmadan bakmak lazım o resme.
Fazlı Güventürk - 16-02-2012 - 09:24
Mehmet bey ; Ballı kaymak yemeye hazır olun (gülelim diye hocam) Nur camii bittikten sonra Milli eğitimin olduğu bina dahil valilik dahil yıkılıyor. Meydan gül gibi çıkıyor ortaya inşallah. Atatürk okulu yıkılmıyor şimdilik tarihi değer olduğundan. Ballı kaymak hazır hocam:))
Ahmet Demir - 16-02-2012 - 09:16
Sayın Yazar, uslubunuzu bir kenara bırakıyorum. Kelime yanlışı ve gramer hatalarınızı bari düzeltin. Veya yazdığınız yazıyı bir kez daha okuyun.
mehmet gençer - 15-02-2012 - 19:48
Sayın Armağan.Tavsiyeniz üzerine Yazıyı tekrar okudum.Fatma hanımın yazısını küçümsemedim.Yazıdaki riyakarlığı ve iki yüzlülğü elbette gördüm.Katılıyorumda.Ancak, Fatma hanımın yazdıklarından daha önemli şeyler var diye yaşananlardan art niyetsizce tenkit amaçlı olmadan bazı örnekler verdim.Tabelalardaki islami kelimelerden rahatsız değilim.Yabancı tabelalardan sizin gibi bende rahatsızım.Arabistana gidenler görmüştür.Arabistanda osmanlının ve Türk'lerin izleri silinmiş ve silinmektedir.2001 de Hac'ca gittiğimde Ecyad kalesini gözümüzün önünde yıktılar.Arabistanda sadece Türk lokantaları diye levhalar kaldı.Onlarda Türk hacılardan para kazanmak için Türk kelimesi kullanılmaktadır.Bizdede islami kelimeler ticaret için kullanılmaktadır.Dini kendi menfaatlarına kullananlar beni rahatsız etmektedir.Bu ülkede dindar gözüküp din dışı işler yapanlar var.Zinanın suç olmaktan çıkartılmasını onun için örnek verdim.Müslüman ülkeler, müslüman Türkiyenin hava sahalarından kafirler tarafından bombalanırken müslüman yöneticilerimize dikkat çekmek istedim.Sistemden kaynaklanan vergi olayını anlattım.Bende mecburen aynı şekilde emekli maaşı alıyorum.Bu sistemdeki çarpıklık varken mesajın çokta önemli olmadığını anlatmak istedim.Osmanlıyıda çok iyi biliyorum.Sizin gibi samimi ve duyarlı insanlarımız çok az kaldı sizi tanımaktan memnun olacağım.Lütfen arayın geniş bir şekilde sohbet edelim.Görüşlerinizden faydalanmak isterim.Tel:0.542.2903829.Sevgi ve saygılarımla.